Sanki özellikle 30 Ağustos tarihini seçmişti adına ister kader diyelim, isterse kaza diyelim: Kıbrıs’taki geminin alabora oluş hali…
Türkiye’miz ve KKTC’de 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu diğer yanda da Girne açıklarında yaşanan can pazarı.. KKTC’den Girne’den yola çıkalı daha dakikalar olan bir feribot. Sahilden 4-5 Km açıkta alabora oluyor ve batıyor.
Kazanın hemen ardından Kıbrıs Türk sahil güvenlik botları bölgeye sevk edilirken, yolcuların bir bölümünün alabora olan feribotun üstünde kurtarılmayı beklediğini; daha sonra yolcuların kurtarma sallarıyla denize açıldığını, olay yerine ilk anda kurtarma gemileri ve özel teknelerin ulaştığını, helikopter ve savaş gemilerinin de desteğiyle daha fazla can kaybı yaşanmadan kazanın ucuz atlatıldığını öğreniyorduk…
Biz meselenin ne adli tarafındayız ne de idari tarafındayız. Elbette yetkili makamlar konu üzerinde gerekli inceleme ve soruşturma yapılmaktadır.
Dikkât çekmek istediğimiz konu, doğrudan kazanın kendisi ve bundan sonrası için benzer yolculuklarda araç sorumlularının sorumluluklarını yerine getirmeleri için bir uyarı yapabilmektir toplum ve kamuoyu adına…
Basına yansıyan haber bilgilerinden katamaran tipi yolcu gemisinde mürettebat dahil 267 kişinin bulunduğu ilk belirlemelere göre, 241 yolcunun kurtarılırken, 8 kişinin yaşamını yitirdiği 18 yolcunun da kayıp olduğunu öğreniyorduk.
İşte kazadan sağ kurtulan bazı yolcuların basına yansıyan söylemleri:
Kayıplardan biri 20 yaşındaki Süleyman Erdoğan. Ailesiyle KKTC’de yaşayan Erdoğan’ın 23 yaşındaki ablası Aslı Erdoğan, kardeşinin Mersin’e arkadaşıyla birlikte birkaç günlüğüne tatil yapmak için gittiğini söyledi. 20 yaşındaki Süleyman Erdoğan'ın iki kız çocuğunu kurtardığı ancak kendisinden haber alınamadığı bildirildi.
Kayıplardan biri Hatay Samandağ’da yaşayan ve iş için KKTC’ye gidip gelen Nihat Pancar. 21 yaşında Sanem adında bir kızı olan Pancar’ın eşi Özlem Pancar, “Gemiye bindiğinden haberim yoktu.. Depremden sonra iş bulmak için Kıbrıs’a gitmeye başladı” diye konuştu. Akrabası Güldeniz Pancar ise “Kızına sürpriz yapmak için Hatay’a geliyordu. Sürpriz olduğu için kimseye haber vermemiş” dedi.
Haber alınamayanlardan biri de Lefkoşa’da yaşayan 41 yaşındaki İsmail Kurt. Ablası Sibel Kurt, “Mersin’de abimiz yaşıyor, onun yanına gidecekti” diye konuştu.
Kayıplardan Mersin Tarsus’ta yaşayan 20 yaşındaki Özgür Gönül’ün abisi Gürkan Gönül de şunları söyledi: “Kıbrıs’a hem arkadaşlarını görmeye hem iş bakmaya geçen pazar gitmişti. Haber bekliyoruz, yapacak hiçbir şeyimiz yok.”
Anne Ayten Biçer ve baba Hayri Biçer 12 yaşındaki kızları Saliha Miray ve 6 yaşındaki oğulları Mehmet Asaf’tan haber bekliyor. Acılı anne Ayten Biçer, “Benim kızım elimden kayıp gitti. Elini tutmuştum, üstümüze valiz düştü, eli elimden kaydı. Yağ gibi kaydı, mazot vardı ayaklarımız kayıyordu” diyen Biçer, küçük oğlunun yaşadıklarını da şöyle anlattı: “Mehmet Asaf babasının yakasından tutmuş, çekiyordu. ‘Baba bırakma beni’ diyordu. Kaptan ‘Sakin olun, ayağınız hiç suya değmedi mi sizin’ dedi. Tatile geldik, eve dönüyorduk. Ben 20 kişinin üzerine basarak çıkabildim oradan. Can pazarıydı, kimse kimseyi kurtarma derdinde değildi. Benim çocuklarım can yeleksiz gitti.”
Bir yolcu: Geminin fırtınalı denizde çok hızlı ilerlediğini belirterek, "Suya girmiyordu, uçuyordu. Dalgaların üzerinden zıplaya zıplaya gidiyordu" diyordu.
Yolcuların felaketten dakikalar önce geminin su aldığını fark edip mürettebatı uyardığı, ancak dikkate alınmadıkları iddia ediliyordu.
Kazazedelerin iddialarına göre, ön güverteden su girmeye başladığında durum personele bildirilir fakat mürettebat "Biz alışkınız, bu normaldir, bir şey olmaz" diyerek sefere devam eder.
Kaza kıyıya yaklaşık 2-5 kilometre (yaklaşık 4-5 mil) mesafede, yüksek noktalardan çıplak gözle görülebilecek bir yakınlıkta gerçekleşir. Girne Limanı'ndan hareket eden tekneler ve balıkçılar bölgeye ulaşır.
Görgü tanığı Ali Kara, teknesiyle 50'den fazla kişiyi denizden toplayarak kurtardığını açıklarken, geminin pencerelerini kendi imkanlarıyla kıran yolcuların bu sivil teknelere sığınarak hayatta kaldığı bilgisi paylaşılır.
Katamaranın daha önce iki büyük kaza atlattığı ve gövdesinde yamalar bulunduğu, açık deniz şartlarına uygun olmayan hasarlı fiberglas bir yapıya sahip olduğu iddiaları sosyal medyada yer alır…
İnsanın elinden üzülmekten ve dua etmekten başka bir şey gelmiyor değerli okurlarım…
Kurtulan yolculara sağlıklar dilerken, hayatını kaybedenlere de Allah’tan rahmetler diliyoruz; mekanları cennet olsun…
GÜL/AYDIN…