Heykellerinizi dikecekler!

Metin AKOĞLU

“Geliyor, gelmekte olan” ile başlandı.

"Sana söz yine baharlar gelecek. Bay Kemal sözünden dönmeyecek, Ben Kemal sana söz veriyorum " videosu servis edildi ve arkasından;

Sözüm söz, depremzedelerin evini yapıp teslim edeceğim ve kuruş para almayacağım.

Sözüm söz, Kurban Bayramı’nda herkese 15 bin lira ikramiye vereceğim.

Manisa, konum olarak Bergama altın madenlerine yakın olduğu için altın bağışlayanınız da oldu…

Sözüm söz, Suriye’ye Büyükelçi atayıp oradaki inşaatları biz yapacağız.

Sözüm söz, Suriyeli Mültecileri davul zurnayla ülkelerine geri göndereceğim.

Sözüm söz, ‘iktidar olduğumuzda Kandil’i yerle bir edeceğim dediniz ama dağdakiler, onun hikâyeden söylendiğini biliyorlar.

Sözüm söz, Suriye’de Fırat’ın Doğusunda Suriye rejimi ile komşu olma yerine, PKK/YPG/PYD ile komşu olmanın sayısız yararlarından bahisle…

Brüksel toplantılarına resim bile vermişlerdi.

Kandil, Kılıçdaroğlu’nu tek kurtarıcı olarak görüyor.

Elim değmedi diyenler…

Ben duymadım diyenler…

Ben görmedim diyenler…

Sözüm söz, Ukrayna meselesinde NATO ile birlikte hareket edeceğiz dedikten sonra,

Sözüm söz, Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu her fırsatta Rusya’ya hatırlatacağız diyenler.

Hankendi, Laçin ve Zengezur konusu çözülmemişken;

Başdanışmanınızın Ermenistan’ı mağdur, Azerbaycan’ı işgalci görüp Ermenistan yanlısı politikalar geliştirmesine izin verdiğinizi biliyoruz. Sayın Abdullah Gül’ün yarıda bıraktığı Alican karakolundan Ermenistan’a kapı açma girişimlerinizle de Batı’yı mutlu edeceğinize şüphe yoktur.

Azerbaycan, Rusya ve Putin düşmanlığını kör göze parmak sokarcasına yapıyorsunuz.

Hepsi de siyasi sonuçları olacak meseleler…

Ortaklarınızla birlikte halkımıza vadettiklerinizi ayrı, arkanızda duranlara vadedilenleri ayrı değerlendireceğiz.

Unutmadan…

Bir de taş devrinden kalma bir sözünüz vardı!

Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanı iken, onun Dışişleri Bakanlığını yapan Ali Babacan’ın Yüce Divana gönderilmesi sözünüz vardı.

Deva Partisinin Genel Başkanı.

Hatırladınız mı?

Şimdiki iş ortağınız ve gelecekteki yardımcınız.

Ne demiştiniz taş devrinde?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2008 yılında katıldığı bir televizyon programında, CHP'nin iktidara gelmesi durumunda Dubai Anlaşması'na imza atan Ali Babacan’ı Yüce Divan'a göndereceğini ifade etmişti.

Babacan'ın Dubai'ye yaptığı ziyarette Amerikalılara, Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmeyeceği sözünü verip 1 milyar dolar talep ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, programda iddialı bir çıkışta bulunmuş ve "Ali Babacan Dışişleri Bakanı. Gitti Dubai'de 'Biz Irak'a girmeyeceğiz, söz veriyoruz, 1 milyar dolar verin bize' diye imza attı. Bunun Türkiye'deki adı nedir? Vatana ihanettir.

Bunun altına imza koyanlar, Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanet etmiştir. Bunun sonu Yüce Divan'dır. Ve oraya gideceklerdir" demiştiniz.

Yıllar yılları kovaladı.

Köprülerin altından çok sular aktı…

Ve Şubat 2022’den itibaren birbirinizi yeniden keşfettiniz/keşfettirdiler.

Seçimlerde iş birliği yapmak üzere Yedili masa çalışmalarına girdiniz.

İkiniz, HDP’nin de masada olmasını en çok isteyenlerdendiniz.

HDP, aleniyet istiyordu ama Milliyetçiliklerinin sorgulanacağından korkanlar, karanlıkta HDP’ye göz kırpmayı tercih ettiler.

Bir mizansen ile masadan kalkıyor gibi yapıp “tıpış tıpış” masaya döndürülenler…

Tabii ki Türk seçmeni bunları hep not etti.

Alanlarda tezahürünü gördüler ve şimdi krizdeler…

Talepler sınırsız olduğu için seçmene nasıl yedirileceğine dair sıkıntılar vardı.

Öyle ki, Türk-İş’in efsane Genel Başkanı Bayram Meral gibi istiyorlardı.

50 vekil artı Cumhurbaşkanlığı yardımcılıklarıyla işe başladılar.

Atatürk’ün partisinden cılız ve göstermelik itirazlar geldi ama nihai hedefe ulaşma ülküsü ağır basmış olmalı ki iş tatlıya bağlandı.

Ama olmaz denilen şeyler oldurulmuştu.

Ana dilde eğitim, Özerklik başta olmak üzere 11 maddelik Kürt manifestosunun reddedildiğini duymadık.

Siyasal İslam’ın temsilcilerinden bir Başbakan, bir Dışişleri bakanı Atatürk’ün Partisinden milletvekili olabilmek için listeye bile alındılar.

Yüce divan meselesi mi?

Yalandır.

Kumpastır.

Montajdır.

FETÖ işi bunlar denilerek sıyrılmak mümkündür.

Deva Partisi lideri Ali Babacan hakkındaki sözler de unutulur gider…

Sıra geldi tapulu arazilere gecekondular yapmaya/kurmaya…

İş, niyet olmaktan çıkmış ve arazideki bütün mayınlar yerli ve yabancı eksperler tarafından temizlenip amaç birliği sağlanmış görünüyor.

Aleniyet kazanmış ve programlanmış bile…

Demiri ve çimentosu Batı’dan olunca, dolgu malzemesi de Anadolu topraklarında çok var…

Bu yaptığınız ve yapacak olduğunuz hizmetleri Sevr’in mimarı Wilson, asla unutmayacaktır. 105 yıl önceki projesinin gerçekleştiğini görmek onu fazlasıyla mutlu edecektir.

Onun heykelini, Kandil Dağının zirvesindeki bir düzlüğe dikmek en büyük göreviniz olacaktır.

Wilson’un sağına Mam Celal, soluna da Mesud Barzani çok yakışır.

Ortalarında da elinde şef çubuğu ile Öcalan…

Ama…

Yağma yok…

Kararlıyız…

Biz, bölünmüş bir ülkede yaşamaktansa, Batı Roma Kardinallerinin kukuletalarının altında yaşamak yerine, Osmanlıyı tercih ederiz anlayışındaki Bizans Rahiplerinin modundayız. Biz de sizi tercih edeceğimize, ülkenin birliğini savunan Siyasal İslam’ı neden düşünmeyelim.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.