İş yerlerinde yardımseverlik

Necdet BAYRAKTAROĞLU

İş alanında, iş yerinde yapılan karşılıklı yardımseverlik çok önemlidir. İş: "Herhangi bir şey üretmek, bir verim ve sonuç elde etmek için yapılan çalışma ve emektir" diye tanımlanır. İş yeri ise: "Bir işin, görevin, hizmetin ve üretimin yapıldığı yer" olarak belirtilir.

İş insanların hayatında önemli bir yer tutar. Hayatlarını devam ettirmek, karınlarını doyurmak, ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorundadır. Kuranımız Necm Suresi 39. Ayetinde: "İnsana, ancak dünyada çalışarak yaptığı işler fayda verir" diye buyrulmakta, Casiye Suresi 15. Ayetinde ise: "İyilikle işleyenin faydası kendisinedir..." diye belirtilmektedir. İşin önemini kişi kendi yaratır. Kişi işine ne kadar önem veriyorsa, başkalarına da o kadar önem verir. Kişi işine ne kadar saygı duyuyorsa, başkalarına da o kadar saygı gösterir. İdeal durum kişinin işini sevmesi ve başarılı olması ve kazanmasıdır. Helal kazanç temin etmek için çalışmak bir amaç olmalıdır. Hz. Peygamberimiz: "İnsanın yiyip içtiklerinin en helal ve bereketli olanı çalışıp kazanarak elde ettiğidir" diye söylemiştir.

İşini seven başarılı olur ve kazanır, emeğinin karşılığını yer. Hz. Peygamberimiz: "Hiç kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı gıda yememiştir" diye belirtmiştir. İnsan istekli, gayretli ve akılcı çalışırsa başarıyı yakalar. Hz. Mevlana da: "İnsan, ancak çalıştığını kazanır" diye söylemiştir. Sevilmeyen, istenmeyen, sırf hayatı idame ettirmek için yapılan işte heves, heyecan ve motivasyon olmaz. İşini benimseyen, sevgi katarak, gayretle gerçekleştirilen işlerde kişi kendi huzur duyar, iş yeri sahibinden ve amir, şef tarafından takdir görür ve moral bulur ve mutluluk yaşar. İşyerinde çalışanlar, birbirlerine karşı hoş görüşlü ve anlayışlı olmalı, birbirini selamlamalı ve hatırını sormalı ve bir muhabbet içinde birbirine yardımcı ve iyilik içinde olmalıdır.

Hayatımız çalışma içinde olmalıdır. Güzel bir söz vardır: "Başarılı olmak için kalbiniz işinde olsun, işinizde kalbinizde olsun" diye söylenmektedir. Yaşamamız, geçimimiz ve ailemiz için çalışmak ve yardımcı olmak zorundayız. Hz. Ali Efendimiz: "Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar, çalışmayanlar ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar" diye belirtmiş, Yunanlı yazar Sofokles de bu konuda: " Çalışmayana Allah yardım etmez" demektedir. Fransız yazar Andre Maurois ise: "Çalışma sıkıntıyı, kötülüğü ve yoksulluğu uzaklaştırır" diye söylemiştir.

İş sadece para kazanma yolu değildir. Hem bu dünyada yaşamamız ve hayatımızı sürdürmemiz ve ailemize bakmamız için çalıştığımız gibi hem de öbür dünya için çalışmalıyız. Hz. Peygamberimiz bu hususta: "Dünya işlerinizi ıslah edip yoluna koyunuz. Ahretinizi de ihmal etmeyip onun için çalışınız", "Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahret için çalış" diye söylemektedir.

İşyerinde huzurlu ve mutlu çalışma ortamı önemlidir. İşyerinde geçirilen süre ailemiz, çocuklarımız ve arkadaşlarımızla geçirdiğimiz toplam süreden daha fazla olarak işyerinde geçirmekteyiz. İşyerinde çalışan huzurlu ve moralli çalışmalı ve mutlu olmalıdır. İşte moral ve huzur, iş verimini artırır. Mutlu çalışan, iyi iş yapar ve fedakarca çalışır. Bedenen, ruhen bütün beceri, bilgi ve gücünü ortaya koyar. Daha cömertçe yardımını sergiler ve ilgisini sunar.

Birleşmiş Milletler raporuna göre "İşte huzurlu çalışanlar, mutlu olanlar daha iyi çalışıyor ve üretiyor" diye belirtilmektedir. Çalışana değer verilmelidir. İnsana değer veren, adil yönetim anlayışı olmalıdır. Çalışan emeğinin, çalışmasının karşılığını almalıdır.  Çalışanlar arasında uyumlu çalışma ortamı sağlanmalı, olumlu iletişim kurulmalı ve çalışmalarında çalışanlara moral verilmelidir. İşyerinde yeni şeyler yapabilmek ve öğrenebilmek alanları ve imkanları ortaya konulmalıdır. Bu şartlar karşısında da çalışan da işini iyi bilir ve hakkıyla yapar ve hem daha çok kazanır ve hem de daha çok kazandırır.

İşyerinde çok çalışan, başarılı olan insan takdir edilmeli ve övülmelidir. Yetenek ve tecrübeleri ile kendilerini ispat etmiş olanlar ödüllendirilmelidir. Çalışanın işte verimli ve başarılı olması için öğrenmesine katkı sağlanmalıdır. İşyerinde değerli olduğu hissettirilmelidir. Amerikalı araştırmacı Peter Schutz bu konu ile ilgili olarak: "Karakteri işe alın, beceriyi eğitin" diye çok güzel bir söz söylemiştir.

İşyeri sahipleri, yöneticiler çalışanları destekleyen, koruyan ve haklarını veren anlayışlı, yardımsever duygusu içinde olurlarsa çalışanlarda, daha motive ve yaratıcı olurlar. Bu nedenle çalışanların hakları, ihtiyaçları fark edilmeli, ilgi göstermeli, ilişki kurmalı ve onların söyledikleri dinlenmelidir. Adil ve değer veren bir yönetim anlayışı sergilenmelidir. Güler yüz göstermeli, fikir ve önerileri alınmalı, kayda değer bulunup tartışılmalıdır. Sıkıntılar konuşulmalı, hata ve ihmallerin karşılıklı anlayışla ve yardımlaşma ile giderilmesi sağlanmalıdır. İş çalışana sevdirilmelidir. O zaman çalışanlarda çalışmalarında yardım, ilgi ve gayretlerini esirgemez ve gönülden isteyerek çalışırlar. Mutlu, huzurlu ve verimli işyeri yaratmak işyeri ve yöneticine düşer.

Çalışan işyerinde ezilme ve baskıya maruz bırakılmamalı, hakaret ve ayıplanma yaşamamalıdır. Çalışanlar arasında güven önemlidir. Çalışan işyeri sahibine, yöneticisine ve iş arkadaşlarına karşı güven duymalıdır. İşyerinde güvenin sağlanması, psikolojik rahatlık sağlar, fedakarlığı ve iş verimini, üretimi artırır. Bu güven açıklık, dürüstlük, yeterlilik ve yardımlaşma gibi özelliklerin oluşmasını sağlar. Karşılıklı dayanışmayı ve kaynaşmayı güçlendirir. Ayrıca güven duygusunun var olması, takım çalışmasını oluşturur ve işyerine bağlılığı artırır. Böylece işyeri de daha yüksek başarı, hedef, verim ve iyi sonuç yakalar.

İş kendimiz için olduğu kadar, çevremiz, toplum ve ülke içinde önemlidir. Vatan çalışma bekler. İşlerimizde hep birlikte el ele yardımlaşarak çalışırsak ülke kalkınır. Kuranımız Araf Suresi 170. Ayetinde: "Bir iyiliğe çalışanların ecrini, mükafatını zayi etmeyiz" diye buyrulmaktadır. Hz. Peygamberimiz de: "Sözü, özü doğru, güvenilir olan çalışıp üreten peygamberlerle, sıddıklarla (doğrularla), şehitlerle beraber haşrolacaktır" diye belirtmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ise çalışma hususunda: "Büyük işler, mühim teşebbüsler, ancak müşterek mesai ile mümkündür" diye söylemiştir.

KAYNAKLAR

Necdet Bayraktaroğlu- Türk İslam Kültüründe Yardımseverlik- Panama Yay. Ank.2019

Hadislerle İslam- Diyanet İşleri Başkanlığı Yay. Ank.2014

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.