İşe başlamadan önce işe giriş için sağlık raporu sürecinde yapılacak muayene ve gerekli tetkikler, işin niteliği ve işyerindeki riskler dikkate alınarak değerlendirilir. Bu nedenle her çalışan için birbirinden bağımsız, değişmez bir test listesi olduğu düşünülmemelidir. Sağlık gözetiminde gerekli tetkiklere karar verilirken çalışma ortamının özellikleri ve risk değerlendirmesinin sonuçları önem taşır.
Sağlık raporu neden işe başlamadan önce gündeme gelir?
Çalışanın sağlık ve güvenlik açısından yapacağı işe uygunluğunun değerlendirilmesi, işe yerleştirme sürecinin önemli unsurlarından biridir. Çalışma ortamında gürültü, toz veya başka mesleki riskler bulunabilir. Yapılacak işin özellikleri de sağlık gözetiminin kapsamını etkileyebilir. Bu nedenle işe giriş değerlendirmesi, çalışanın yalnızca genel sağlık durumuna ilişkin tek başına bir kontrol olarak görülmemelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sağlık gözetimine ilişkin açıklamalarında da çalışanların işe giriş muayenelerinin yapılması gerektiği, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde ise yapacağı işe uygun olduğunu belirten sağlık raporu bulunmayan kişinin işe başlatılamayacağı belirtilmektedir. Sağlık gözetiminin işin ve çalışma ortamının özellikleriyle birlikte ele alınması, tetkiklerin neden kişiden kişiye veya görevden göreve değişebildiğini de açıklar.
İşe giriş tetkikleri neye göre belirlenir?
İşe giriş tetkikleri, rapor sürecini destekleyen incelemelerdir. Hangi testlerin gerekli olduğuna ilişkin değerlendirme yapılırken çalışanın üstleneceği görev, işyerindeki riskler ve çalışma ortamının özellikleri dikkate alınır. Dolayısıyla belirli bir tetkikin bir hizmet kapsamında bulunması, o tetkikin istisnasız her çalışan için zorunlu olduğu anlamına gelmez.
Orhan OSGB'nin işe giriş sağlık tetkikleri kapsamında sunduğunu belirttiği işlemler arasında PA akciğer grafisi, odyometri yani işitme testi, göz muayenesi, solunum fonksiyon testi, kan tetkikleri ve portör muayenesi bulunur. Kurumun hizmet bilgilerinde bu işlemlerin kendi merkezinde gerçekleştirilebildiği ve tetkik sonuçlarının E-Nabız sistemine işlendiği ifade edilmektedir.
Tetkik başlığı | İncelenen temel alan | Orhan OSGB hizmet kapsamındaki durumu |
PA akciğer grafisi | Akciğer görüntülemesi | Hizmet kapsamında belirtiliyor |
Odyometri | İşitmenin değerlendirilmesi | Hizmet kapsamında belirtiliyor |
Göz muayenesi | Görme durumunun değerlendirilmesi | Hizmet kapsamında belirtiliyor |
Solunum fonksiyon testi | Solunum fonksiyonlarının değerlendirilmesi | Hizmet kapsamında belirtiliyor |
Kan tetkikleri | İstenen laboratuvar incelemeleri | Hizmet kapsamında belirtiliyor |
Portör muayenesi | İlgili numunelerin laboratuvar değerlendirmesi | Hizmet kapsamında belirtiliyor |
Bu tablo hizmet kapsamında yer alan tetkik başlıklarını gösterir. Hangi işlemlerin belirli bir çalışan için gerekli olduğunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu ayrım, sağlık raporu ile tetkik listesinin aynı şey olmadığını anlamak açısından önemlidir.
Sağlık raporu ile tetkik sonucu aynı şey midir?
Hayır. Tetkikler, sağlık değerlendirmesinde kullanılabilecek verileri sağlar. Sağlık raporu ise çalışanın yapacağı işe uygunluğunun yetkili sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesi sonucunda düzenlenen belgedir. Bu nedenle yalnızca laboratuvar sonucu, akciğer grafisi veya işitme testi bulunması tek başına işe uygunluk değerlendirmesi anlamına gelmez.
İşyeri hekiminin değerlendirmesi burada belirleyici bir yere sahiptir. Bakanlığın açıklamasına göre 6331 sayılı Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları esas olarak işyeri hekiminden alınır. Mevzuatta belirli işyerleri için kamu sağlık hizmeti sunucuları, aile hekimleri veya ilgili çalışan sağlığı merkezleri üzerinden rapor alınabilmesine ilişkin düzenlemeler de bulunmaktadır.
Orhan OSGB merkezinde hangi süreç yürütülüyor?
Orhan OSGB'nin yayımladığı hizmet bilgilerinde işe girişte ihtiyaç duyulan tetkiklerin Maltepe'deki merkezinde gerçekleştirilebildiği belirtilmektedir. Kurumun güncel hizmet sayfasında akciğer grafisi, odyometri, solunum fonksiyon testi, göz muayenesi, kan tetkikleri ve portör muayenesi bu kapsamda sıralanmaktadır.
Kurum ayrıca merkezinde yapılan tetkiklerin E-Nabız sistemine işlendiğini bildiriyor. Tetkiklerin aynı gün içinde yapılabildiği bilgisi de hizmet açıklamalarında yer alıyor. Bununla birlikte portör muayenesinde ekimi yapılan numunelerin raporlanması için üç günlük bir süreç belirtiliyor. Dolayısıyla "aynı gün tetkik" ifadesi ile her incelemenin nihai sonucunun aynı gün oluşacağı varsayımı birbirinden ayrılmalıdır.
İşe giriş evrakları içinde sağlık değerlendirmesinin yeri nedir?
İşe giriş evrakları farklı idari belgeleri kapsayabilir. Sağlık raporunun bu belgelerden ayrılan yönü, doğrudan sağlık gözetimi ve yapılacak işe uygunluk değerlendirmesiyle ilişkili olmasıdır. İşveren açısından konu yalnızca personel dosyasındaki bir belgenin tamamlanması olarak ele alınmamalıdır. İşveren, çalışana görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önünde bulundurmakla yükümlüdür.
Bu yaklaşım aynı zamanda sağlık değerlendirmesinin neden yapılacak işle bağlantılı olması gerektiğini açıklar. Örneğin çalışma ortamındaki mesleki maruziyetler veya görevin gerektirdiği fiziksel koşullar farklı olduğunda sağlık gözetiminde ihtiyaç duyulan incelemeler de değişebilir. Standart bir evrak kontrolü ile işe özgü sağlık değerlendirmesi bu nedenle aynı kapsamda değildir.
Her çalışana aynı tetkikler yapılır mı?
Sağlık gözetiminde temel yaklaşım, gerekli tetkiklerin risklerle ilişkilendirilmesidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, hangi testlerin ne sıklıkla yapılacağı konusunda risk değerlendirmesinin sonuçları ile çalışma ortamının özelliklerinin göz önünde bulundurulduğunu ve bu konuda işyeri hekiminin değerlendirmesinin bulunduğunu açıklamaktadır.
Bu nedenle bir OSGB'nin teknik olarak sunduğu bütün tetkikleri her çalışanın yaptırması gerektiği sonucuna varmak doğru değildir. Hizmet kapasitesi, hangi işlemlerin gerçekleştirilebildiğini gösterir. Çalışan özelindeki gereklilik ise işin niteliği, maruziyetler ve sağlık değerlendirmesi çerçevesinde belirlenir.
Rapor alındığında sağlık gözetimi tamamlanmış olur mu?
İşe giriş değerlendirmesi sağlık gözetiminin başlangıç aşamalarından biridir. Çalışma hayatı boyunca sağlık gözetiminin kapsamı işyerinin tehlike sınıfı, çalışanın yaptığı iş ve ilgili risklere göre devam edebilir. Periyodik muayeneler de bu yapının bir parçasıdır. Gerekli görüldüğünde muayene aralıklarının daha kısa tutulabilmesi mümkündür.
Bu ayrım işe giriş raporunun amacını daha açık hale getirir. Belge, yalnızca işe başlama anında tamamlanıp daha sonra sağlık gözetiminden bağımsız kalan bir formalite değildir. İşe girişte oluşturulan değerlendirme, çalışanın yapacağı işle sağlık durumunun birlikte ele alındığı sürecin başlangıç kayıtlarından biri olarak değerlendirilir.
İşe başlamadan önce nelere dikkat edilmeli?
Çalışanın yapacağı işin ve çalışma ortamındaki risklerin doğru tanımlanması, sağlık değerlendirmesinin kapsamının belirlenmesini kolaylaştırır. İşveren tarafında ise yalnızca "sağlık raporu getir" yaklaşımı yerine görevin özelliklerinin ve varsa mesleki maruziyetlerin sağlık gözetimi sürecine doğru aktarılması önem taşır.
Çalışan açısından tetkik yaptırmak ile işe uygunluk raporunun düzenlenmesi arasındaki farkın bilinmesi de sürecin daha doğru anlaşılmasını sağlar. Akciğer grafisi, odyometri veya laboratuvar sonucu tek başına bütün sağlık değerlendirmesinin yerine geçmez. Tetkikler gerekli tıbbi değerlendirmeye veri sağlar, nihai işe uygunluk değerlendirmesi ise yetkili hekim tarafından yapılır.
Sonuç olarak işe girişte sağlık raporunun istenmesinin temel nedeni, çalışanın sağlık durumunu yapacağı işin koşullarıyla birlikte değerlendirmektir. Tetkikler bu değerlendirmenin ihtiyaç duyulan parçalarını oluşturabilir. Hangi incelemelerin gerekli olduğunun ise tek tip bir liste yerine işin niteliği, çalışma ortamındaki riskler ve işyeri hekiminin değerlendirmesi çerçevesinde ele alınması gerekir.