Raporda, izlem merkezleri ve adli destek mekanizmalarının ülke genelinde yeterince yaygın olmadığı, engelli ve yaşlı bireyler için bağımsız denetim sistemlerinin etkin biçimde işletilmediği vurgulandı. Yargı süreçlerinin uzunluğu ve bazı davalarda oluşan cezasızlık algısının caydırıcılığı zayıflattığına dikkat çekildi.
Derinleşen yoksulluk, sosyal destek mekanizmalarındaki yetersizlik ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin istismarı besleyen risk alanlarını genişlettiği ifade edilen raporda, çocuk yaşta evliliklerle mücadelede net ve tavizsiz bir uygulama ortaya konulamamasının savunmasız bireyleri koruma konusunda ciddi bir zafiyet yarattığı belirtildi.
İYİ Parti, cinsel istismarla mücadelenin yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı olamayacağını vurgulayarak, koruyucu ve önleyici politikaların güçlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Parti, ulusal ölçekte şeffaf ve denetlenebilir bir mücadele stratejisi oluşturulmasını, çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılar için özel koruma programları geliştirilmesini önerdi. Ayrıca okullara ve bakım kurumlarına yeterli sayıda psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı atanması, çocuk izlem merkezlerinin güçlendirilmesi ve bakım kurumlarının bağımsız denetime tabi tutulması gerektiği kaydedildi.
Cinsel suçlarda uzmanlaşmış mahkemelerin yaygınlaştırılması, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve mağdurlara ücretsiz psikolojik ve hukuki destek sağlanması da raporda öne çıkan öneriler arasında yer aldı.
İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, raporu kamuoyuna duyururken şu ifadeleri kullandı:
“Rakamların bu kadar büyüdüğü bir ülkede ‘münferit’ savunması yapılamaz. En savunmasızını koruyamayan bir sistem güçlü değildir.”
Servet TÖZ