İzmir’de geleneksel dokuma teknikleriyle üretilen asırlık motifli el halıları, hem Türkiye’de hem de dünyada büyük ilgi görüyor. Doğal kök boyalar ve tamamen el işçiliğiyle hazırlanan halılar; Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Çankaya Köşkü ve Avrupa’daki devlet başkanlığı sarayları başta olmak üzere birçok önemli yapıyı süslüyor.
Makineleşmeye rağmen geleneksel üretim anlayışını koruyan tesiste, halıların üretim süreci büyük titizlikle yürütülüyor. Konya Karapınar’dan temin edilen koyun yünleri ile Ankara keçisi yünleri harmanlanarak dayanıklı ve parlak iplikler elde ediliyor. El emeğiyle eğrilen ipler, tamamen doğal bitki ve mineral bazlı boyalarla renklendiriliyor. Ardından aylar süren dokuma süreci başlıyor.
“EN İYİ ARKADAŞIM HALIYDI”
İşletme sahibi Osman Can, çocukluk yıllarından bu yana halılarla iç içe büyüdüğünü belirterek, “7-8 yaşlarımdan itibaren en iyi arkadaşım halılardı. Bugün en büyük amacım, geçmişin sanat eserlerini yeniden üretip gelecek yüzyıllara bırakmak” dedi.
Can, üretimde tamamen doğal yöntemler kullandıklarını ifade ederek, “El eğirmesi ip ve yüzde 100 doğal boya ile çalışıyoruz. Aynı halının birebir aynısını üretmek mümkün değil. Her biri özel ve eşsiz eserlerdir” diye konuştu.
BİR HALI İÇİN AYLARCA EMEK VERİLİYOR
Yaklaşık 3 metrekarelik bir el halısının ortalama 2 ayda tamamlandığını belirten Osman Can, büyük ebatlı halıların ise yıllar süren çalışmalar sonucunda ortaya çıktığını söyledi.
Macaristan eski Başbakanı Viktor Orban’ın konutu için hazırlanan 140 metrekarelik halının 8 dokumacı tarafından 16 ayda tamamlandığını kaydeden Can, “Boyasından ipine kadar düşünüldüğünde yaklaşık 2,5 yıllık bir emek söz konusu. Biz sadece halı değil, geleceğe kalacak sanat eserleri üretiyoruz” ifadelerini kullandı.
CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ VE AVRUPA SARAYLARINDA KULLANILIYOR
Üretilen halıların yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da büyük ilgi gördüğünü belirten Can, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Çankaya Köşkü, Budapeşte Başkanlık Sarayı ve parlamento binaları için özel halılar hazırladıklarını söyledi.
Osman Can, “Eski halıları çok iyi inceleyerek aslına sadık üretimler yapıyoruz. İnsanlar bu farkı hemen görüyor. Bizim hedefimiz, yüzlerce yıl yaşayacak eserler bırakmak” dedi.