İzmir’in 110 lezzet adresi festival rotasında buluştu

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İzmir programında, TGA’nın Lezzet Noktası Projesi kapsamında belirlenen 110 işletme kentin gastronomi mirasını ziyaretçilerle buluşturdu. Boyoz ve gevrekten söğüşe, zeytinyağlı ot yemeklerinden Şambali’ye uzanan İzmir mutfağı, şeflerin ve gastronomi uzmanlarının katıldığı etkinliklerle tanıtıldı.

24 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında düzenlenen İzmir Kültür Yolu Festivali’nde gastronomi etkinlikleri de yer aldı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen Lezzet Noktası Projesi kapsamında belirlenen 110 adres, ziyaretçilere kentin yerel tatlarını keşfetme imkânı sundu.

Festival programında Michelin yıldızlı Şef Osman Sezener, Michelin Rehberi’nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken ve gastronomi yazarı Müge Akgün’ün yanı sıra şefler, yemek kültürü araştırmacıları ve gastronomi yazarları da yer aldı. Konuklar, Lezzet Noktası olarak belirlenen işletmeleri ziyaret ederek İzmir’e özgü yemekleri deneyimledi.

BOYOZ, GEVREK VE SÖĞÜŞ ÖNE ÇIKTI

İzmir mutfağını tanıtan Şef Ahmet Güzelyağdöken, kenti ziyaret edenlerin gastronomi keşfine kahvaltıyla başlayabileceğini belirtti. Zeynel Ergin Fırını’nda kumruyu, Dostlar Boyoz Fırını’nda ise boyozu öneren Güzelyağdöken, boyozun haşlanmış yumurta ve kavun çekirdeğinden hazırlanan hübye içeceğiyle denenebileceğini söyledi. Kahvaltının ardından İzmir söğüşünün tadılabileceğini de ifade etti.

Güzelyağdöken, İzmir’in yemek kültürünün sokak lezzetlerinin yanı sıra zeytinyağlı yemekler ve mevsimlik ürünlerle şekillendiğini vurguladı. Urla enginarı, şevketi bostan ve arapsaçı gibi ürünlerin Ege mutfağındaki yerini anlatan şef, Şambali, kazandibi ve çıtır İzmir lokmasının da kentin tatlı kültüründe öne çıktığını kaydetti. Levanten ve Musevi mutfaklarının da İzmir’in gastronomi birikimine katkı sunduğunu belirtti.

MEVSİMLİK ÜRÜNLER VE ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER

Programın konuklarından Diyetisyen Hatice Nur Ege, İzmir mutfağında zeytinyağlı yemekler, mevsimlik otlar ve doğal ürünlerin öne çıktığını söyledi. Şevketi bostan, cibes otu, turp otu ve enginarı kentin denenmesi gereken lezzetleri arasında sıralayan Ege, yerel ürünlerin mevsiminde tüketilmesinin önemine değindi.

Ege, boyoz, gevrek ve Şambali gibi İzmir lezzetlerinin de dengeli beslenme anlayışı içinde tüketilebileceğini ifade etti.

USTALIK GELENEĞİ LEZZET NOKTALARINDA YAŞIYOR

İzmir’in sokak lezzetlerinden kokoreç, 1982’de seyyar tezgâhla başlayan aile işletmesi Kokoreç Baki Usta’da kuşaklar boyunca sürdürülüyor. İşletmenin ikinci kuşak temsilcisi Volkan Çolak, kokoreçte taze ve günlük ürün kullanmaya önem verdiklerini, süt kuzusunu tercih ettiklerini anlattı. Çolak, Lezzet Noktası Projesi’nin kenti tanımayan ziyaretçilerin yöresel tatları sunan işletmelere ulaşmasını kolaylaştıracağını belirtti.

Süt Çiçeği Süt Tatlıları’nın ikinci kuşak temsilcisi Egemen Altuner de işletmelerinde sade ve bademli kazandibinin öne çıktığını söyledi. Altuner, İzmir mutfağını zeytinyağlı yemekler ve hafif yöresel tariflerin farklı kıldığını ifade ederek projenin işletmelerin tanınırlığına katkı sunacağını kaydetti.

Söğüşçüm işletmecisi Ersin Ersoy İnceoğlu ise İzmir söğüşünün hazırlanmasında kuzu eti ve baharat seçimi dâhil her aşamaya özen gösterdiklerini belirtti. İnceoğlu, kente gelenlere söğüşün yanı sıra boyozu ve Ege’nin zeytinyağlı yemeklerini tatmalarını önerdi.

Lezzet Noktası Projesi, İzmir’in sokak yemeklerinden geleneksel Ege tariflerine uzanan gastronomi kültürünü tanıtırken, yerel işletmelerin daha geniş kitlelerle buluşmasına da imkân sağladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri