Kahramanmaraş’ta yeniden yükselen şehir, inmeyen bayrak

Servet TÖZ

Ziyaret için bulunduğumuz Kahramanmaraş’ı gezme fırsatı bulduk. 2023’te yaşadığımız ve “asrın felaketi” olarak anılan depremlerin ardından şehir yeniden ayağa kalkıyor. Yükselen konutları, hak sahiplerine teslim edilen evleri ve süren altyapı çalışmalarını görmek insana umut veriyor. Elbette yaralar bütünüyle sarılmış değil. Ancak ortaya konan emek ve imkân, devletin böylesine büyük bir felaket karşısında neler yapabileceğini gösteriyor.

Bunları görünce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman kullandığı “Avrupa bizi kıskanıyor” sözü aklıma geldi. Bu kez içimden “Vallahi doğru” demek geçti. Bir de rüşvetin, yolsuzluğun, israfın ve yoksulluğun önüne tam anlamıyla geçebilsek, başarabileceklerimizi düşünün. Bırakın Avrupa’yı, dünya bizi kıskanır.

Depremden sonra restorasyon için kapatılan ve yeniden ziyarete açılan Kahramanmaraş Kalesi’ni de gezdik. Surların arasında yürürken şehrin yalnızca bugünkü mücadelesini değil, tarih boyunca verdiği mücadeleleri düşündüm.

Bunların en unutulmazlarından biri, 28 Kasım 1919’da yaşanan Bayrak Olayı’dır. Fransız işgali sırasında kalede Türk bayrağının yerinde Fransız bayrağını gören Maraş halkı buna sessiz kalmadı. Cuma namazı için Ulu Cami’de toplanan halka Rıdvan Hoca, hürriyetin olmadığı yerde cuma namazı kılınamayacağını söyledi. Bunun üzerine halk kaleye yürüdü ve Türk bayrağını yeniden göndere çekti.

Maraş halkı, 21 Ocak 1920’de başlayan ve 22 gün süren kurtuluş mücadelesini 11 Şubat’ta zaferle taçlandırdı. Millî Mücadele’nin ardından direnişe katılanların isimleri istendiğinde verilen cevap, şehrin ruhunu anlatmaya yetiyordu: “Maraş’ta Millî Mücadele’ye katılmayan tek bir fert bile yoktur.” TBMM, 5 Nisan 1925’te İstiklal Madalyası’nı kişilere değil, Maraş halkına verdi.

Kalenin surlarında bu hikâyeyi düşünürken aklıma Aydın’ın efeleri de geldi. Aydın, 27 Mayıs 1919’da Yunan kuvvetleri tarafından işgal edilmişti. Yörük Ali Efe ve arkadaşlarının öncülüğündeki Kuvâ-yı Milliye direnişi, işgale karşı halkın umudunu büyüttü. Aydın kısa süreliğine geri alınsa da yeniden işgal edildi; 7 Eylül 1922’de ise kesin olarak özgürlüğüne kavuştu. Maraş’ta halkın kaleye yürüyüşüyle Aydın’da efelerin başlattığı direniş, aynı bağımsızlık iradesinin farklı şehirlerdeki izleriydi.

Kale surlarında dolaşırken insanın içine yerleşen duygu şu: Bu topraklar kolay vatan olmadı. O gün kaleye çekilen bayrak yalnızca bir kumaş parçası değildi. Maraş halkının iradesiydi; bağımsızlığına ve vatanına sahip çıkma kararlılığıydı. Aydın’daki mücadeleyi hatırlayınca bu duygunun yalnızca bir şehre ait olmadığını daha iyi anlıyorum.

Bugün Kahramanmaraş başka bir sınavdan geçiyor. Depremin açtığı yaraları sarmaya, evlerini ve sokaklarını yeniden kurmaya çalışıyor. 1919’un direnişiyle bugünün acısını bir tutamam. Yine de kaleye bakınca aynı şehrin hafızasında hem direnişin hem de yeniden başlama umudunun yaşadığını hissediyorum.

Bu topraklarda dalgalanan bayrak, bir milletin onuru, kimliği ve varoluşudur. Allah bayrağımızı indirtmesin, ezanımızı susturtmasın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.