Kuruma bir dilekçe verilmek sureti ile itiraz aşaması geçilmelidir. Buradan olumsuz bir yanıt alınması durumunda ise itirazen şikâyet gerçekleştirilir. Kamu İhale Kurumu’na yapılacak bu itirazen şikâyet aşamasından da istenilen sonuç elde edilememesi durumunda mahkemeye başvuru yolu açılır.
İdare mahkemesine dava açılması sureti ile de hak kaybı yaşadığı düşünülen taraf hakkını arayabilir. Aynı zamanda ihaleye ilişkin bir usulsüzlük olduğu düşünüldüğünde de mahkemeye müracaat edilebilir.
Kamu ihale davaları açılırken ihalenin herhangi bir aşamasında hak kaybı yaşandığının düşünülmesi yeterli bir sebeptir. Kamu ihaleleri açılırken kamunun yararı gözetilir. Kamusal alanda oluşan ihtiyaçlar çeşitli şekillerde ortaya çıkar.
Mal ve hizmet alınacağı zaman ya da yapım işleri gerekli olduğunda kamu ihaleleri açılarak bu çalışmalar yapılabilir. Devlet kamu menfaatini gözeterek piyasa enstrümanlarına iş yaptırmak istediğinde ihale usulünü tercih edebilir. Bu durumda da çeşitli usullere uygun olarak ihale açılır. İhale usulü idare tarafından belirlenir.
Kamu İhale Usulleri Nelerdir?
Kamu ihale davaları ihalelere yönelik olarak bir şüphe oluşması durumunda açılır. Bu davaları ihalenin herhangi bir aşamasında haksızlığa uğradığını düşünen taraflar açabilir. Dava öncesinde ise şikâyet ve itirazen şikâyet aşamalarının geçilmesi zorunludur.
Kamusal alanda mal ve hizmet satın almak isteyen devlet, ihale usulü ile hareket edebilir. Yapım işleri gerekli olduğunda da ihaleye giren şirketler aracılığı ile kamusal alanda çalışmalar yapılır. Bu durumda da idarenin açacağı ihaleye katılım şartı aranır.
Kamu ihaleleri yapılırken bazı usullerden yararlanılmaktadır. Bu tür çalışmalar sırasında faydalanılacak yöntemlerden biri açık ihale usulüdür. Kamuya şeffaf olarak yapılan bu ihalelerin denetlenebilir olduğu görülür.
Bir diğer ihale usulü ise belli istekliler arasında yapılır. İhale usulleri arasında yer alan ve kanunlarla şartları belirlenmiş olan usulün dışında başka bir uygulama bulunmaz. Bu üç ihale yönteminden biri tercih edileceği zaman idarenin inisiyatifine göre hareket edilir.
Kamu ihale davaları yapılan ihalelerin denetlenmesi gerektiğinde devreye girer. Katılan taraflar herhangi bir şekilde haksızlığa uğradığını düşünürse ya da bir usulsüzlükten şüphe ettiğinde bu tür davalar açılır. Dava açılmadan önce ise itiraz süreçlerinin geçilmesi gerekir.
Kamu ihaleleri açılırken idareden beklenenler olur. Burada idareye düşen sorumluluk kamunun menfaatlerini gözetmektir. Mal ve hizmet alımı gerçekleştirilirken bunun en uygun koşullarda yapılması kamu menfaati gereğidir. Kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması zorunlu olurken bununla ilgili bir şüphe oluşması durumunda yargı yolu açıktır.
Kamu ihalelerine yönelik olarak TCK 4734 sayılı kanunla gerekli düzenlemeler yapılır. Bu kanunda ihalelere ilişkin temel ilkelerden söz edilir. İhalelerin kamu denetimine açık ve şeffaf olarak yapılabilmesi gerekir. Ayrıca rekabet koşullarına uygun olması zorunludur. Bu konularla ilgili bir şüphe oluştuğunda ise itiraz hakkı taraflara tanınır.