Raporda, kesin kabul işlemleri tamamlanmadan aynı alana yönelik ikinci bir ihaleye çıkıldığı, bu süreçte mükerrer işler üzerinden 619 bin 157 TL kamu zararının oluştuğu açıkça tespit edildi. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan rapor, bu zararın basit bir hata değil, mevzuata açıkça aykırı bir uygulamanın sonucu olduğunu ortaya koydu.
Teftiş raporunda, ihale onay belgelerini imzalayan Fen İşleri Dairesi Başkanı Ufuk Serdar Özmen ile Yapım İşleri Şube Müdür Vekili Savaş Koç, oluşan kamu zararından doğrudan sorumlu tutuldu. Bakanlık, kamu kaynağının amacı dışında kullanıldığını vurgulayarak, söz konusu tutarın faiziyle birlikte tahsil edilmesi gerektiği sonucuna vardı.
Ancak raporun içeriği kadar zamanlaması da kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İçişleri Bakanlığı raporunun düzenlenmesinden yalnızca bir gün sonra, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılması, tartışmaların odağını teknik usulsüzlüklerin ötesine taşıdı.
Bu gelişme, kamuoyunda şu sorunun yüksek sesle sorulmasına neden oldu:
“Ortaya çıkan bu kamu zararının siyasi ve idari hesabı gerçekten sorulacak mı, yoksa dosya siyasi bir manevranın gölgesinde mi kalacak?”
Bakanlık raporu, Kuşadası’ndaki ihalelerde açık bir yönetim zaafı ve net bir sorumluluk zinciri bulunduğunu ortaya koyarken, Çerçioğlu’nun parti değişikliğiyle aynı döneme denk gelmesi, sürecin yalnızca idari değil, siyasi bir sınav haline geldiğini gösteriyor. Kamuoyu şimdi, bu dosyanın akıbetini ve sorumlular hakkında nasıl bir yol izleneceğini merakla takip ediyor.
Servet TÖZ