Geçmişi 8 bin yıl öncesine uzanan Kadı Kalesi Höyüğü’nde, 13. yüzyıla tarihlenen Bizans Kalesi’nin güneydoğu giriş kapısından sahile inen noktada bulunan yapı kalıntıları, özellikle lodos fırtınalarının ardından dalgaların kumları çekmesiyle görünür hale geliyor. Son günlerde etkili olan olumsuz hava şartları sonucunda bölgede kilise yapılarının belirgin şekilde ortaya çıktığı, doğu kısmında yer alan mezarlarda ise insan kemikleri ve döneme ait olduğu düşünülen hayvan dişlerinin görüldüğü bildirildi.
Önceki yıllarda aynı alandan seramikler, sikkeler ve mühürlerin çıkarıldığı bilinirken, Kuşadası’nın kuzey kıyılarından Güzelçamlı’ya uzanan sahil şeridi boyunca toplam üç kilise yapısının tespit edildiği belirtildi.
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, bölgenin korunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Bu alan 1. Derece Sit Alanı olmasına rağmen kumların kazılarak başka yerlere taşındığı görülüyor. 2002 yılında Kadı Kalesi kazılarında küçük bir Hitit fırtına tanrısı heykelciği bulunmuştu. Buradaki kumların içinde tarihin akışını değiştirecek kültür varlıkları olabilir. Bu nedenle alan olduğu gibi korunmalı, araç girişlerine izin verilmemelidir. Türkiye’nin en önemli turizm kentlerinden biri olan Kuşadası’nın doğal ve kültürel değerleri bütüncül olarak korunmalı, ilgili kurumlar acilen çalışma başlatmalıdır.”
Kuşadası’nın gizli tarihi mirasının korunması için yapılacak çalışmaların, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sağlaması bekleniyor.