“Mayıs Sevinçleri” şiirimdeki gibiyim bugünlerde!..
Mayısla birlikte mısır patlaması misali ardı ardına güzellikler yaşadık da onun için.
1 Mayıs emekçinin bayramıydı.
2 ve 3 Mayıs günlerinde doğduğum büyüdüğüm, orta okuldan mezun olduktan sonra Aydın ve Nazilli liselerinde okuduğum: Sonrasında DTCF yılları ve öğretmenlik yılları derken fizik olarak hep dışarıda olduğum fakat sevgisini ruhen hep içimde taşıdığım güzel memleketim Denizli’nin Güney ilçesinde Yör-Türk Vakfı Şubesinin kuruluşu dolayısıyla düzenlenen Güney Yörük Toyu dolayısıyla Güney’deydik.
Güney Yörük Toyu davetiyesinin kapağında Atatürk’ün efe başlığı ve sırtındaki yörük şalının yer aldığı fotoğrafın altındaki yazı da çok önemliydi. Şöyle diyordu M. Kemal ATATÜRK Yörüklerle ilgili sözünde:
“Arkadaşlar!.. Gidip, Toros Dağları’na bakınız… Eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez!..”
2 Mayıs 2026 cumartesi günü yapılan Kuzu Güzellik Yarışması’nda yarışmaya katılan her birisi sahiplerince özenle süslenen kuzuların güzelliğini görmek gerekirdi. Ayrıca süslü iki devenin sürekli olarak toy alanında gezdirilmesi de bir başka ilginçlikti
Gündüz saatlerinde Keşkek ve Aşure İkramı’nda insanların hiç bir hizmet beklemeden keşkek ve aşure için tek sıraya geçişleri ve buldukları her konumda karnını doyurma telaşındaki sadeliği de görülmeye değerdi.
Akşam programında Batı Anadolu’nun tek ozanı olan Ozan Nihat(Sönmez) ile Erzurumlu halk âşığı Selahattin Kazanoğlu ile aşıklık geleneğinin çeşitli yönleriyle canlı olarak sergilenişi Güney halkı tarafından alkışlarla karşılığını buluyordu.
Elindeki üç saplı tek gövdeli sazıyla Özay Gönlüm geleneğini sürdüren İzmir Radyosunun Denizlili sanatçısı Tuğba Ger’in konseri ile ısınıyordu dışarının insanı üşüten soğuk ve yağışlı havasına inat insanların içi…
Güney Yörük Toyu’nun en dikkat çeken yanı ise: Yör-Türk Vakfı Güney Şube Başkanı Serdar Tapalı’nı ilçe yöneticileriyle kurduğu sıcak ilişkilerdi. Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın ile Güney Kaymakamı Adem Can Okur’un birlikteliği takdire şayandı…
3 Mayıs akşamı Güney Sinema Salonunda Prof. Dr. Velittin Kalınkara’nın derlediği ve sunduğu Cumhuriyet Dönemi Güney fotoğrafları, salonu dolduran Güneylilerce dikkatle izlendi…
Kalınkara hocanın arkasından biz de Güney’e yerleşen atalarımızın boyları, lakapları ve yerleşim yerlerinin isimleri ve ilgili kaynaklardan hareketle “Güney İlçesinin Sosyolojik kısa tarihçesi” başlığıyla bir sunum yaptık.
Benim ardımdan THM sanatçısı Özgür Doğan saz ve sözüyle sahne alınca öncelikle Güney’den M. Halil Arık’ın kaynak kişilik yaptığı “Evlerinin önü zerdeli” ile “Çamrak Deresi” adlı iki eseri seslendirerek başladığı konseri alkışlarla noktalandı…
PAÜ ‘de katıldığım iki şiir dinletisini köşe yazıma taşıdığım için burada tekrar söz etmeyeceğim.
10 Mayıs 2026 Pazar günü bilindiği üzere “Anneler Günü”ydü… Önden giden ve Hak’ka kavuşan annelere dualar gönderilirken. Yaşayan annelere ve anne adaylarına da saygılar ve sevgiler sunuluyordu çiçekler eşliğinde…
8-9-10 Mayıs 2026 günleri Gümüldür - Özdere, 1970 ile 1980 arasında AÜ. DTCF-Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde okumuş ve kader birliği yapmış olan mezunlarının yarım asırlık buluşmalarına tanıklık ediyordu.
Benim de 1973-1977 arasında öğrencisi olmaktan her dâim gurur duyduğum DTCFliler buluşmasında Manisa’dan, Denizli’den, Ankara’dan ve Elazığ’dan koşup gelen can dostların 1980 öncesinin kardeşlik hukukuyla yaşanan sevgilerin ve kardeşliğin cömertçe sergilendiği günler yaşanıverdi bu buluşma sırasında…
İsviçreli psikiyatr ve analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung'a (C.G. Jung) atfedilen “Her yetişkinin içinde oynamayı bekleyen bir çocuk saklıdır!..” sözünün vücut bulduğu günlere tanıklık ettik DTCFliler buluşmasında…
Nevzat Kavun ile eşi Medine Kavun Hanımefendinin rehberliğinde gerçekleşen bu güzel buluşma, katılan dostların çok güzel anılar biriktirerek memleketlerine vardıkları haberleriyle noktalanıyordu bu yıl da!..
10 Mayıs 2026 Pazar günü Denizli’de yaşayan çok değerli şâir dostumuz Bilâl Tekin’in biricik evlâdı Ahmet Tekin ile Ayşe’nin düğün törenlerindeki sevinci paylaştık Denizli’de…
12 Mayıs 2026 Salı günü de Zerrin Keskin’in hazırlayıp sunduğu internet üzerinden yayınlanan bir TV programında konuğu Sanat Değirmeni Başkanı Aygün Eroğlu dostumuzla yaptıkları söyleşiyi dinledik bir saat boyunca…
Aygün Eroğlu, aslen Iğdırlı olmanın getirdiği avantajla Türkiye ile İran Türkleri arasında kültür-sanat ve gönül köprüsü kurmayı ilke edinmiş bir şair ve yazar dostumuzdur. Türkiye’den pek çok şairin şiirlerinin İran’da, İranlı şairlerin şiirlerinin de ülkemizde yayınlanmasına vesile olarak yürüttüğü bu özel çalışmaların öncesi ve sonrası bu program vasıtasıyla kamuoyuyla buluşmuş oluyordu böylece…
Bu yazımı okuyan dostlarımız sanırım yazı başlığında kullandığım “Mayıs Sevinçleri Sardı İçimi” sözüme hak vereceklerdir sanıyorum.
GÜL/AYDIN… SEVGİLERİMLE…
Mademki “Mayıs sevinçleri sardı içimi” dedik o halde bu şiirimizle noktalayalım yazımızı:
MAYIS SEVİNÇLERİ
Mayıs sevinçleri sardı içimi
Kuşların günü selamlayan ötüşü gibi
Güneşin uykuyu dirilten ışığı gibi
Mayıs sevinçleri sardı içimi
Kuzuların analarını buluşu gibi
Bademlerin çiçeğe duruşu gibi.
Mayıs sevinçleri sardı içimi
Nisan yağmurlarının toprağı öpüşü gibi
Olmaz arzuların düşlere düşüşü gibi
Mayıs sevinçleri sardı içimi
Baküyle Ceyhan’nın nişanı gibi
Petrolün Ceyhan’a akışı gibi
Kutludağ Şerif, “Kanadı Kırık Güvercindir Sevdam” –Şiirler- DTO Kültür Yayınları No:2 Matsa Basımevi Ankara 2007 Sahife 42