Mezuniyet geleceğe tutulan ışık demektir

Şerif KUTLUDAĞ

Gerek MEB bağlı okullarda gerekse YÖK çatısı altındaki Üniversitelerde mezuniyet törenlerinin arka arkaya yapıldığı bir süreci yaşıyoruz.

Hani çiftçi için “Hasat Zamanı!” denir ya, ona misaldir okulların da mezuniyet törenleri…

Çiftçi, nasıl ki bir yıllık emeğinin karşılığını almanın hesabı ve huzuru ve mutluluğu içerisindeyse. Mezun olan öğrenciler için de bu süreci başarıyla tamamlamış olmanın huzuru, sevinci ve geleceğe yönelik umutların tazelendiği bir coşku içerisindedirler.

Bu mânâda da her mezuniyet mezun olan gencin ve ailesinin gelecek planlarını yaptıkları umut demektir… Sevinç demektir ve geleceklerini daha iyi görebilmek için Geleceğe tutulan bir ışık demektir…

Bu girişin ardından sizlere 12 günlük Denizli misafirliğimde Denizli’de yaşadığım iki mezuniyet töreninden söz etmek istiyorum:

Bu iki mezuniyet törenine aslında beni 3 Haziran 2026 Çarşamba günü Karşıyaka Sancar Maruflu Yerleşkesi’nde katıldığım Dostluk Grubu Derneği’nin düzenlediği “Edebiyat, Felsefe ve Müzik Doğrultusunda Sosyal Sorumluluk ve Çevresel Dayanışma Bilinci” başlıklı toplantıyla uğurlamışlardı… Edebiyat ve müzik insanı Derneğin Kurucu Onursal Başkanı Ahmet Eren ÖZEN, Derneğin Başkanı ve felsefe hocası Göksenin ÇAKMAK ile şair Şaban TUNCER’in konuşmacı oldukları toplantıda “Edebiyat, felsefe ve müzik ekseninde sosyal sorumluluk ve çevresel dayanışma konuları farklı yönleriyle değerlendirilmişti.”

Katıldığım her iki mezuniyet de tam da bu konferansın malzemesi gibi olmuştu. Öyle ya, her iki mezuniyet töreninde de müzik vardı, şiir vardı tabii ki konuşmalarda da hayatın akışına dair felsefe vardı…

İlk mezuniyet töreni Denizli Lisesi’ndeydi. 1978-1983arasında 3 yılı Müdür Yardımcılığı olmak üzere 5 yıl Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaptığım Denizli Lisesinin halk arasındaki unvanı ile kurulan “Koca Mektepliler Vakfı” tarafından eski mezunlar için düzenlenmişti. Aynı masayı paylaştığımız 1953 mezunlarından Turan Ülkü ağabey ile Yüksel Kaşıkçı ağabeyleri örnek olarak verirsem bu mezuniyet töreninin anlamını sanırım anlatmış olurum.

Aynı yıllarda birlikte görev yaptığımız, aynı masayı paylaştığımız Şükran Haznedar ve Merih Yavuzyılmaz ile özlemle kucaklaştığımız Mehmet Çorbacıoğlu öğretmenlerimin yanında, 1980 öncesinde derslerine girdiğim Aylin Müftüler ile Mehmet Cillov ve Şadiye Işıklı Cillov ile sohbete doyum olmadı haliyle…

Koca Mektepliler Vakfı Başkanı Bekir Urganlıoğlu yaptığı konuşmada Koca Mektep’in geleceğine dair plan ve projelerinden söz edince Keşkek Günü adıyla düzenlenen benim de Şadiye Işıklı Cillov’un konuğu olarak yer aldığım eski/eskimeyen mezunlar için yapılan tören ikram edilen keşkek ve aşureden de ayrı bir tat ve umut verdi okullarına âdetâ aşk derecesinde bağlı olan eski/meyen mezunların yüreklerine

Katıldığım İkinci mezuniyet töreni ise Millî Eğitim çatısı altında 16 yıl görev yaptıktan sonra 1994’te katıldığım ve 2017 sonuna kadar fiili olarak görev yaptığım ve 2018’den bu yana İzmir’de yaşarken bir vesileyle Denizli’deyken 11 Haziran 2026 Pazartesi günü katıldığım PAÜ-Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin mezuniyet töreni idi…

PAÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut GÜNGÖR ile Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İzzet KARA’nın açış konuşmalarını dinledik öncelikle. Mezuniyet töreni Eğitim Fakültesinin olunca haliyle ülkemizin dört bir yanından çocuklarının bu en mutlu gününde yanlarında olmak için koşup gelen insan manzarasına baktığımızda Anadolu’nun kavruk insanlarının oluşturduğu bir manzara ile karşılaşıyorduk. Çünkü Anadolu insanı için çocuklarının öğretmen olması onların nazarında en büyük gurur olmaktadır. Her iki konuşmacı hocamızın da heyecanları hitabetlerinde ifadesini buluyordu. Her ikisi de samimi ve kucaklayıcı konuşuyorlardı ve ülkemizin kavruk insanlarının hallerinden anladıklarını ifade eden yüreklere seslenen birer konuşma yapmışlardı.

Fakülteyi 1.likle bitiren öğrencinin mezuniyet kütüğüne adını çakışının ardından fakülteyi 1. 2. ve 3. lükle bitiren öğrencilerle bölümlerini be ABD-Ana Bilim Dallarını dereceyle bitiren öğrencilere hediye takdiminin ardından alfabetik sıraya göre bölümlerin ve ABD’nin mezuniyet sevinci yaşanırken, sıra Türkçe Eğitimi ABD gelince sahneye önce akademik kadro davet edildi. Beklemediğim anda sunucunun adımı mikrofondan söylemesi ve davetiyle ben de sahnede yerimi aldım.

Sırasıyla mezunlarımızı tek tek kutladık. Emekli oluşumun ardından sekiz yıl sonra Türkçe Eğitimi ABD’nin mezuniyet töreninde beni onurlandıran bu davranışından dolayı Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İzzet KARA’ya çok teşekkür ediyorum.

Sözün burasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!..” sözünü hatırlatmak istiyorum.

Bilgisiyle, görgüsüyle, ilmiyle, irfanıyla, ecdadının marifet ve güzellikleriyle Türk çocuklarını buluşturacak olan mezun öğrencilerimizi kutluyor, başarı dilekleriyle saygı, sevgi ve selamlarımı sunuyorum….

Yazının başlığındaki gibi “Mezuniyet geleceğe tutulan ışık demektir!..”

GÜL/AYDIN… SEVGİLERİMLE…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.