Mor Erguvanlar

Nevzat ARSLAN

Efeler Kent Konseyinin davetlisi olarak Aydın’a gelen Psikolog ve Eğitimci Kutay Ürkmen anlatıyor.

“Çin İmparatorunun veliahdı bir prens yoktur,

 Bilgeler Meclisi toplanır.  

Halk Pekin’deki meydana çağırılarak, kenarı altın yaldızlı saksı ile küçük bir bez kesede mor erguvan tohumu verilir. En güzel erguvan çiçeğini yetiştirecek kişi veliaht seçilecektir.                            

Gün gelmiş, büyük saksılar içinde mor erguvanlar ortalığı kaplamıştır.

Bu arada boş saksı ile bekleyen çocuk veliaht ilan edilir.

Bilgeler meclisi kararını açıklar.

‘Sizlere verdiğimiz tohumlar özelliğini yitirmiş, ölü tohumlardı. Sizler başka tohumlar bularak bu erguvanları yetiştirdiniz.

Oysa bu çocuk, tohumların filizlenmediğini görerek dürüstçe gelen ve söyleyen tek kişi oldu…’

Kalabalık uğultulu bir şekilde dağılır.”

**

Meydan bir anda mor erguvanlara bürünse de,

Boş saksı ile gelen çocuk,  yani dürüstlük kazanmıştır.

Ölü erguvan tohumları, ne olur, ne de oldurur…

****

Çin demişken;

Çin’in başkenti Pekin’e konser için gelen harika çocuk olarak anılan dünya çapındaki sanatçımız Fazıl Say’ın üç eserinin Ankara’da CSO (Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası) programından çıkarılması ile ilgili açık mektubu şöyle:

“Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer,

Size bu mektubu Pekin’den yazıyorum, bu akşam Çin’de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya’da turnedeyken, 3 eserim Ankara’da programdan çıkarılmış, hadise Türkiye’de ve dünyada reaksiyon ile karşılanmış. Hoş bir hal değil.

Size ifade etmek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız. Ne süre gerçekten “güçlü” olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini azami biçimde var ettiğinizde.

Ankara’da çalınması yasaklanan “İstanbul Senfonisi” yapıtı işte bu sebepten dolayı dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 benlik garp orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul’u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010’daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50’den çok orkestra bu yapıtı repertuarına almıştır. Hemen derhal bütün Türk orkestraları da çalmıştır.

Bu yapıt ile ben 2013 ECHO Klasik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en ciddi ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak. Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu yapıt sırf bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve hiddet yaratan “yasakçı” tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu yapıtı Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna.

Fazıl Say’ın 56 yapıtı var. 3 tanesi Ankara’da çalınamadı diye hiçbir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu “yasakçı” tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye’de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sırf bu kararı sağlayan oluyor. Korkma el uzatabilmekten.

...

Fazıl Say’ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele. “Kimdir bu?” diye bir defa olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye bulunan bir sanatçı. Her yıl 30’dan çok ülkede 100-130 konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum.

İstediğin bu mu?

… Lütfen bir defa olsun anlamaya çalışın.

Saygılar, Fazıl Say”

**

Atatürk’ün bir sözünü gel de anma!

"Efendiler; hepiniz milletvekili olabilirsiniz; bakan olabilirsiniz; dahası, Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Ama sanatçı olamazsınız…"

**

CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.