Öğretmenim

Ömer ERU

Sarp dağ yamaçlarının
Kuytu göğsüne sokulmuş
orda, bir köyde hasret bitiren yol gibisin.
Yaylaların tepesinden aşağılara akan
serin ve temiz sular gibisin.
Bir ışıltısın aydınlığa uzanan.
Bir filizsin
taptaze geleceğe ve geleceğe tutkun.
Bazen
sarp bir tepede,
beyaz karlarda donan,
bazen, kahpe kurşunlarla kan uykularında vurulan,
ölüme bile gülebilen
eğitim ordusunun sarsılmaz neferisin.
Milletimin, birliğisin dirliğisin.
Bazen yapayalnızsın.
Ama senin kalbin var ya!
Bayrağı hiç indirmeyen.
Öpülesi ellerin var ya!
İşte, sen Anadolu’sun.
Oradaki fedakarlık, oradaki sönmeyen ışık sensin.
Ne olur of deme, pes etme.
Arkandan sana güvenerek, sana inanarak geliyoruz.
Önümüzde ışık, elimize meşale
beynimizde Atatürk ve senin fedakarlığın.
Hep de geleceğiz.
Sen hep yürü öğretmenim.
Uzat ellerini, İbadet edercesine öpelim.
Kardelen kadar temiz yüreğin,
Uzay boşluğu kadar sevgi dolu, yüreğin hep atsın.
Senin için abide yapmaya da gerek var mı?
Çünkü dünya sensin
Dünya senin yoğurduğun, en güzel abide Öğretmenim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.