Uzun tatilin ardından yeni düzene geçişin doğal olarak zorlayıcı olabileceğini belirten Akbaba, ebeveynlerin özellikle ilk günlerde sakin, tutarlı ve destekleyici bir tutum sergilemesinin önemli olduğunu vurguladı.
UYKU SAATİNİ BUGÜNDEN ÖNE ÇEKİN
Okula başlamadan birkaç gün önce çocuğun uyku ve uyanma saatlerinin okul düzenine göre ayarlanması öneriliyor. Akbaba, çocukların geç saatlere kadar ayakta kalmak yerine daha erken yatmaya başlamasının, sabahları ise okul saatine uygun şekilde kaldırılmasının uyumu kolaylaştıracağını belirtti.
Ailelerin kahvaltı saatini de okul günlerindeki düzene yaklaştırması, sabah hazırlığının son dakikaya bırakılmaması tavsiye ediliyor.
OKULU KORKUTARAK ANLATMAYIN
Çocuğun okul hakkındaki ilk düşüncelerinin ailede şekillendiğini belirten Akbaba, “Yaramazlık yaparsan öğretmenin kızar”, “Artık oyun bitti” gibi ifadelerden kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.
Bunun yerine ailelerin, “Yeni arkadaşların olacak”, “Öğretmenin sana yardımcı olacak”, “Okulda yeni şeyler öğreneceksin” gibi gerçekçi ve olumlu cümleler kullanması öneriliyor.
İLK GÜN VEDALAŞMAYI UZATMAYIN
Çocuğun okul kapısında kaygı yaşaması halinde anne ve babanın paniğe kapılmaması, vedalaşmayı gereğinden fazla uzatmaması önemli. Çocuğa geri dönüleceği net biçimde söylenmeli ve mümkün olduğunca verilen saatte okuldan alınmalı.
Ailenin kendi kaygısını çocuğa yansıtmaması da uyum sürecini kolaylaştıran unsurlar arasında yer alıyor.
BAŞ VE KARIN AĞRISINI HEMEN “NUMARA” OLARAK GÖRMEYİN
Okula ilk kez başlayan bazı çocuklarda baş ağrısı, karın ağrısı, ishal, alt ıslatma veya ciltte döküntü gibi şikâyetler görülebileceğini belirten Akbaba, bunların kaygıyla ilişkili olabileceğini söyledi.
Bu tür yakınmalar ortaya çıktığında çocuğu suçlamak veya “okula gitmemek için bahane üretiyorsun” demek yerine, önce sakin biçimde dinlemek ve belirtilerin devam edip etmediğini gözlemlemek öneriliyor.
Şikâyetlerin sıklaşması, uzun sürmesi veya şiddetlenmesi durumunda ise okul rehberlik servisi ve gerektiğinde sağlık uzmanlarından destek alınması önem taşıyor.
OKULU ÖNCEDEN BİRLİKTE GEZİN
Ailelerin mümkünse okul açılmadan önce çocuklarıyla birlikte okulu ziyaret etmesi, sınıfı, tuvaleti, bahçeyi ve giriş-çıkış noktalarını göstermesi uyumu kolaylaştırabilir.
Çocuğun öğretmeniyle kısa bir tanışma yapması ve okulda günün nasıl geçeceğinin önceden anlatılması da bilinmezlikten kaynaklanan kaygıyı azaltabilir.
ÇANTAYI BİRLİKTE HAZIRLAYIN
Çocuğun okul çantası, kıyafetleri ve gerekli malzemeleri bir gece önceden birlikte hazırlaması öneriliyor. Bu hazırlık hem sabah telaşını azaltıyor hem de çocuğun okula başlama sürecine aktif olarak katılmasını sağlıyor.
Kalem, defter veya suluk gibi birkaç malzemeyi çocuğun seçmesine izin verilmesi de okul konusunda olumlu bir beklenti oluşturabilir.
İLK GÜNLERDE NOT DEĞİL UYUM KONUŞUN
Akbaba, ailelerin çocuklarına yalnızca akademik başarı ve yüksek not hedefi vermesini doğru bulmadığını belirtti.
İlk günlerde “Bugün ne öğrendin?” yerine “Bugün seni en çok ne mutlu etti?”, “Yeni biriyle tanıştın mı?”, “Seni zorlayan bir şey oldu mu?” gibi sorular sorulması çocuğun duygularını paylaşmasını kolaylaştırabilir.
EKRAN SÜRESİNİ BİR ANDA KESMEYİN
Okul dönemine geçerken ekran kullanımının da düzenlenmesi gerektiğini belirten Akbaba, sürelerin bir günde sert biçimde değiştirilmesi yerine daha tutarlı bir düzene geçilmesini önerdi.
Ailelerin özellikle akşam saatlerinde ekran kullanımını azaltması, uyku öncesinde daha sakin etkinliklere yönelmesi çocuğun uykuya geçişini kolaylaştırabilir.
SORUN BÜYÜMEDEN ÖĞRETMENLE İLETİŞİME GEÇİN
Çocukta okula gitmek istememe, yoğun ağlama, içine kapanma, öfke nöbetleri veya fiziksel yakınmaların sıklaşması durumunda önce sınıf öğretmeniyle görüşülmesi öneriliyor.
Sorunun devam etmesi halinde okulun psikolojik danışmanından destek alınması, sürecin erken dönemde çözülmesine yardımcı olabilir.