“Petra Hanım” özelinde türkülerimize bir bakış

Şerif KUTLUDAĞ

30 Ocak 2023… Haftanın ilk günü; yeni bir gün…Yeni umutlar ve yeni heyecanlarla yeni şeyler hayalleyerek selamladığımız yeni bir gün…

Günlük kahvaltımızın ardından TV ekranlarında geziniyorum dişe dokunur bir şeyler görür müyüm diye!.. Saat 11.00 “İstanbul’da Bir Gün” başlıklı bir program dikkatimi çekiyor TRT 2’de… Pırıl pırıl bir İstanbul görüntüsü önünde çok güzel Türkçesi ile bir hanımefendi sunucu ve yine çok saygın, ağırbaşlı kimliği ve gülen yüzüyle hafif de olsa aksanından batılı olduğunu sezdiğim bir hanımefendi konuğu…

Programı dinlemeye başlayınca, hani ‘Bir program insanı ilk otuz saniye içerisinde ya kendisine çeker ya da kanal değiştirilir.’ denir ya!.. İşte tam da öyle oluyor; programa bağlanıp kalıyorum. Petra Hanımefendi konuştukça hem güzel konuştuğu güzel Türkçemize, hem hayat akışı ile hayatı algılayışına hem de türkülerimizden hareketle bize; insanımıza ve kültürümüze bakışına hayran kalıyorum…Hele, program kapanırken kendisinin bestelediği sazıyla ve nefesiyle seslendirdiği Karacaoğlan türküsünü dinleyince yerimden zıplıyorum!..

Aynı günün akşamında You Tube’de Petra Hanımla ilgili araştırma yapıyorum. Meğer hakkında ne çok video yayınlanmış; ne çok belgesel programlar yapılmış da bizim haberimiz yokmuş: Üstelik türkülerimizi çok seven, türkü söyleyen; ucundan kıyısından bağlama çalan bir sözüm ona kültür-sanat insanı bir yazar çizer olarak!..

Ne yalan söyleyeyim biraz da kendimden utanıyorum; bağlamamızdan ve türkü sözlerimizden hareketle; bizi bizden daha iyi tanıyan diyeceğim, Petra Hanımefendi aynasında kendi güzelliğimizi seyredince; kendi insanımıza kendi güzelliğimizi anlatamamış olmanın eksikliğini hissederek ve ezikliğini yaşayarak utanıyorum…

Siz değerli okurlarıma Petra Hanımı tanımanız için ilk olarak You Tube’den “SAZ-Belgesel Full Fil” videosunu dinlemenizi öneriyorum:

Bir insanın hayatındaki çeşitlilik; kendi deyimiyle annesi Polonyalı babası Çek, Almanya’da büyümüş göçmen bir ailenin çocuğu olarak yaşamak. Bir gün Berlin’de hiçbir enstrümana benzetemediği ‘bağlama”yı görmek, merak etmek; çalmayı öğrenmek… Sonrasında Berlin’de tanıştığı bağlamanın Berlin’e geliş yolculuğunu takip ederek Saraybosna, Anadolu, Gürcistan, Azerbaycan derken İran’a, Horasan’a varmak…

Sonra iki binli yıllardan itibaren ülkemizde yaşamaya başlamak; Türkçe’yi güzel öğrenmek için garsonluk yapmak. Hayatın içerisinde türküyü yaşayan, üreten ve taşıyan sade insanların dünyasına ve insanın iç dünyasına yolculuklar yapmak… Kendi ifadesiyle bağlamanın da, çalıp söylemenin de ötesine geçerek türkü sözlerindeki anlam dünyasına girmek ve bizi orada keşfetmek ve o dünyada gönlünce bir ev yapmak ve o duygu dünyasının huzurunun yaşamak… Sonrasında da sazıyla sözüyle hem bize hem de tüm insanlığa orada kavuştuğu huzuru duyurmaya ve anlatmaya çalışmayı hayatına düstur edinmek…

Petra Hanımla ilgili videolarda seslendirdiği türküleri dinledikçe tevazusu, hayatı yorumlayışı, insan ve insanlık anlayışıyla daha da güzelleşen, Anadolu’ya isimlerini veren bir “ana ve anaç kimlik” neslinden bir Umay, bir Kadınana, bir ebe, bir nine kimliği ile buluştuğum duygusunu yaşıyorum…

Tesadüf mü dersiniz, ne dersiniz bilemiyorum; yine geçen hafta TRT 1’de Canlı yayında Japon Asako Harada Çetinkaya’yı sazıyla sesiyle seslendirdiği “Kütahya’nın Pınarları” türküsünü dinlemiş ve çok duygulanmıştım.

Bu konuda dünyanın değişik ülke ve kültürlerinden müzisyenlerin hayatlarının bir yerinde bir türkü ya da bir şarkıyı tesadüfen dinleyerek etkilendikleri devamında da ülkemize gelip gittikleri, bi kaç türkü ya da şarkımıza albümlerinde yer verdikleri bilinen bir gerçektir. Fakat Petra Hanımınkisi onlardan çok farklı ve ortaya koyduğu tavır ve bakış açısıyla tek örnek diyebilirim. Şimdi sizlerin daha iyi tanıyabilmesi ve dinleyebilmesi için Petra Hanımı konu edinen belgesellerin You Tube den arayacağınız video bilgilerini yazmak istiyorum: Dinleyin ve kararınızı kendiniz verin bu güzel gönüllü türkü dostu güzel insanla ilgili olarak değerli okurlarım:

*** Türkü hayranı bir Polonyalı: Petra Nachtmanova - Ömür Dediğin – Hasret Gültekin-

*** SAZ – Belgesel Full Film –Zaman zaman Türkçe alt yazılı-

***Aslı ŞAFAK’la İşin Aslı – Serkan Çağrı & Petra Nachtmanova

***Alman Petra Sivrialan’da (Sivas’ın Şarkışla ilçesindeki, Aşık Veysel Müzesi’ni ziyaret ediyor)

***SAZfilm-Azerbaycan Research Travel

***Emre Dayıoğlu ile Müzikli Sohbetler 43 ve 3 Telli Saz

*** Symposium Teil 5, Musik und Lyrik im Alevitentum PH Weingarten Okt 2021, Alevitisches Bildungswerk

***SAZ Colection –Petra Nachtmanova:

*Yağmur YağarAmanin Aman –Hisarlı Ahmet türküsü- *Bağışla Beni

*Tabancamin Sapuni Gülle Donatacağum

*Bu yıl benim Yeşil Bağım –Mahsuni Şerif

*Hiçbir Türlü Bulamadım Ben Beni * Serçeşme(Yaşanılası Dünya)

*Seher Yeli Nazlı Yâre Bildir Beni *Güzelliğin On Para Etmez –Aşık Veysel-

*Turnam Gitme (Samah) *Drama Köprüsü

*Dünyada Tükenmez Murad Var İmiş *Leylim Leylim -Zülfi Livaneli-

*Bütün Dünya Senin olsun (Bir Dost Bir Post Yeter Bana)

*Hastane Önünde İncir Ağacı *Gesi Bağları

*Çiğdem Derki Ben Elayım –Aşık Veysel

Bu kadar sözden sonra PETRA Hanımefendiye türkülerimiz adına, insanımız adına, kültürümüz ve duygu dünyamız adına biz de bir şiirimizle teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz değerli okurlarım…

GÜL/AYDIN… SEVGİLERİMLE…

SEN TÜRKÜLERİNİ SÖYLE

Sen türkülerini söyle cân!..

Sen türkülerini söyle…

Mızrap değsin, tel uyansın.

Dile gelsin, âşık yansın..

Âşık sesi salınanda,

Duymaz ise yâr utansın…

Yanmaz ise kor utansın,

Donmaz ise kar utansın…

Sen türkülerini söyle cân!..

Sen türkülerini söyle…

İçinde yürek olsun…

Sevda olsun aşk olsun…

Ürpermeyen kalp utansın

Aşk olmayan yer utansın

Ko kenara, mâşuk yansın

O yanmazsa âlem yansın…

Sen türkülerini söyle cân!..

Sen türkülerini söyle…

İster dünden, ister günden

Kâh o yönden, kâh bu yönden

Tarihinden, talihinden

Durma söyle durma söyle

Varsın değsin ötelere arşa varsın…

Sen türkülerini söyle cân!..

Sen türkülerini söyle…

Yarınlara sözün olsun.

İçinde de özün olsun.

Tören ile tözün olsun…

Varıp bulsun belde belde

Gönüllerde kandil olsun…

Sen türkülerini söyle cân!..

Sen türkülerini söyle…

İçinde toy düğün olsun…

Şölenim şenliğim olsun…

Dedem Korkut dua kılsın

Kopuzlarla Türkü yaksın ozanlar

Türkü türkü, türkü doğsun…

Sen türkülerini söyle cân!..

Sen türkülerini söyle…

Varsın türküler ağlasın

Milletimiz ağlamasın

Bâde içsin âşıklar…

Yunusça esrükleşsin.

Hacı Bektaş’ın kavlince;

İncinsen de incinmezsin

Mevlânâ pîr âdâbınca;

Canlar için âşıkânsın…

Sen türküleri söyle cân!..

Sen türküleri söyle…

Kaynak: Şerif KUTLUDAĞ, “GÜNEŞ EKTİM GÖNLÜME”, Sayfa; 194-195 Boy Yayınları, 2017 DENİZLİ

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.