“Sanat, toplumun ruh sağlığı için güçlü bir ilaçtır”

Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Müge Yaşar, sanatın birey ve toplum üzerindeki iyileştirici etkilerine dikkat çekerek, özellikle depresyon, kaygı ve stresle mücadelede sanatsal faaliyetlerin önemli rol oynadığını söyledi.

Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Müge Yaşar, sanatın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanatın yalnızca estetik bir uğraş olmadığını belirten Yaşar, bireyin iç dünyasını ifade etmesine yardımcı olan güçlü bir iyileştirme aracı olduğunu ifade etti.

Eğitim sisteminin çoğunlukla analitik düşünmeyi temsil eden sol beyni geliştirmeye odaklandığını belirten Yaşar, sağ beynin ise duygusal zeka ve estetik algıyla ilişkili olduğunu söyledi. Okulların ve ailelerin çocukların yaşamına müze gezileri ve sanatsal etkinlikleri daha fazla dahil etmesi gerektiğini vurgulayan Yaşar, bunun ruh sağlığı açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

Sanatın nörobiyolojik etkilerine değinen Yaşar, sanatla uğraşmanın beyindeki dopamin seviyesini yaklaşık yüzde 15 artırdığını belirterek, bunun kişinin haz ve ödül duygusunu güçlendirdiğini ifade etti. Sanatsal faaliyetlerin aynı zamanda stres hormonu kortizolü düşürdüğünü dile getiren Yaşar, sanatın kaygı ve stresin azaltılmasında önemli bir destek sunduğunu söyledi.

Şehir estetiğinin de ruh sağlığı üzerinde etkili olduğunu ifade eden Yaşar, estetikten uzak, yoğun betonlaşmış şehir yapılarının bireylerde “mikro travmalar” oluşturabildiğini belirtti. Sokak sanatı, estetik yapılar ve doğayla uyumlu şehir mimarisinin toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirdiğini kaydeden Yaşar, sanatın insanları ortak bir paydada buluşturduğunu söyledi.

Sanatın özellikle travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerde önemli bir iyileştirme yöntemi olarak kullanıldığını aktaran Yaşar, sanatın kişilerin kendilerini ifade etmelerine yardımcı olduğunu ve olumsuz düşünce döngüsünden çıkmalarını sağladığını belirtti.

13-14 yaş grubundaki çocuklar için sanatın kritik rol oynadığına dikkat çeken Yaşar, sanatla ilgilenen gençlerde depresyon riskinin ilerleyen yaşlarda önemli ölçüde azaldığını söyledi. Bazı ülkelerde artık “müze reçeteleri” uygulandığını belirten Yaşar, sanatın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin bilimsel araştırmalarla da ortaya konulduğunu ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre şehir yaşamında anksiyete ve duygu durum bozukluklarının daha sık görüldüğünü hatırlatan Yaşar, “Daha çok parka, daha fazla sokak sanatına ve doğayla bütünleşmiş estetik alanlara ihtiyacımız var” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri