“NEDEN BURADAYIM?”
Mektubunda doğrudan Aydınlılara seslenen Ömer Günel, yaşadığı süreci sorgulayarak sözlerine başladı:
“Kıymetli Kuşadalılar, Aydınlılar, yol arkadaşlarım… Ben bu mesajı neden 4 duvar arasından, neden Silivri’den yazıyorum? Neden kentimden, çocuklarımdan, eşimden koparıldım?”
Gözaltı sürecine de değinen Günel, yaşadıklarının kendisinde derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.
“ADALET, ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK NEREDE?”
Mektubunda hukukun temel ilkelerine vurgu yapan Günel, şu ifadeleri kullandı:
“Adalet, özgürlük ve eşitlik… Hukukun dayandığı bu üç temel ilke değil miydi? Bağımsız ve tarafsız yargı masumun güvencesi değil miydi? Peki şimdi masumu kim koruyacak?”
Günel, mevcut süreçte hukukun zedelendiğini savunarak, yargının işleyişine yönelik eleştirilerde bulundu.
“GÜÇLÜNÜN HUKUKU MU?”
Mektubunun en dikkat çeken bölümlerinden birinde ise sert ifadeler kullanan Günel, şu sözlerle tepki gösterdi:
“Haklının değil de güçlünün hukuku işlemeye başladıysa, himayesine gireceğimiz güçlüler arayan fırıldaklara mı dönüşeceğiz? 6 metrekarede bir saat geçirmeye cesareti olmayan onursuz korkaklar olarak mı yaşayacağız? Bize inanan insanlara ihanet edip iftiralar atan, kumpaslar kuran sefiller mi olacağız? Asla! Asla! Asla!”
“BU BİR HUKUK DEĞİL, VİCDAN MESELESİ”
Hakkındaki iddialara da değinen Günel, sürecin hukuki değil vicdani olduğunu savundu:
“Uydurulmuş bile değil, uydurulmaya çalışılmış delillerle burada tutulmak hukuk meselesi değil, vicdan ve ahlak meselesidir.”
Operasyon ve gözaltı süreçlerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Günel, “Şafak operasyonları ve tutuklamalar, peşin cezalandırmaya ve yeni nesil işkenceye dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİN VİCDANINA GÜVENİYORUM”
Mektubunun sonunda Aydınlılara olan güvenini vurgulayan Günel, şu sözlerle mesajını tamamladı:
“Sokağın sesi gür olmalıdır. Millet iradesine inancım tamdır. Kuşadası ve Aydın’daki tüm hemşehrilerime güveniyorum. Ailem ve yol arkadaşlarım sizlere emanet… Hepimiz Allah’a emanet.”
DUYGU GÜNEL’DEN DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Mektubun okunmasının ardından konuşan Duygu Günel ise her hafta Silivri’ye giderek eşinin mesajlarını ileteceğini belirtti. Günel, “Burada sadece Ömer için değil, hukuk ve adalet için toplanıyoruz” diyerek dayanışma çağrısı yaptı.
Servet TÖZ