Arap Yarımadasında 622 de Gayrimüslimlere inanç ve fikir özgürlüğü, mal ve can güvenliği sağlayan bir yönetim anlayışı kabul edildi. "Medine Sözleşmesi" ile.
İngiltere'de Magna Carta 1215 de İnsanlara yeni haklar verildi ve kral yasaya tabi kılındı. "Magna Carta" ile.
Amerika'da 1776 da Yaşama, özgürlük ve mutluluğu arama hakkı ilan edildi. "Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Bildirgesi" ile
1789 da Fransa’da tüm vatandaşların yasa önünde eşit olduğu belirtildi. "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi" ile.
"İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi" ile Tüm insanların sahip olması gereken otuz hak, ilk kez listelendi. 1948 de..
Çocuk hakları, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu fiziksel, psikolojik, sosyolojik ve siyasal içerikli hakların tümünü kapsayan evrensel bir kavramdır.
Çocuk olarak tanımlanan bireylerin sahip olduğu yetki ve kazanımları ifade eden bu haklar, çocuğun eşit, özgür bir birey olarak yetişmesinde ve etkin bir vatandaş olarak yaşama katılmasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle çocukların haklarını korumak ve haklarının bilincinde olan çocuklar yetiştirmek, çağın en önemli gerekliliklerinden biri hâline gelmiştir.
Tarih boyunca insan hakları ihlallerinden en çok etkilenen grupların başında çocuklar gelmiştir. Bu ihlalleri önleyebilmek amacıyla gerçekleştirilen ilk önemli çalışma 1924’te kabul edilen Cenevre Çocuk Hakları Sözleşmesi’dir.
Bu sözleşmenin ardından 1946’da BM tarafından UNICEF kurulmuş ve 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde çocuk haklarına da yer verilmiştir.
Bu gelişmeleri takiben BM, 1959’da Çocuk Hakları Bildirisi’ni ve 1989’da Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi kabul etmiştir.
Böylece hem çocuk haklarının kapsamı genişletilmiş hem de bu haklar güvence altına alınmıştır.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocuğa bir birey olarak hakları olduğunu resmî şekilde bildiren en önemli belgedir. Türkiye de dâhil olmak üzere çok sayıda ülke tarafından onaylanan bu belge, üzerindeki her çocuğun yaşam standardını istenen düzeye getirmeyi amaçlayan elli dört maddeden oluşmaktadır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme çocuğu güçlü, yeterli bir birey ve gelişim evresine uygun hak ve sorumlulukları olan bir toplum üyesi olarak görür. Sözleşme; nerede doğduklarına, kim olduklarına, cinsiyetlerine, dinlerine ya da sosyal kökenlerine bakılmaksızın bütün çocukların haklarını tanımlamaktadır. Bu bağlamda “çocuğun öncelikli yararı” ilkesi gereğince hiçbir ayrım yapılmadan tüm çocukların haklarının korunması amaçlanmıştır.
Bu temel bilgilerden sonra yakın tarihte Dünya ve Ülkemizde olup biten gelişmelere şöyle bir göz atacak olursak:
Gün geçmiyor ki televizyon ekranları ve internet sitelerinden aile içinden biri ve özellikle boşanma aşamasındaki kocası tarafından öldürülen kadın haberi duymayalım.
Aynı şekilde okulda olması ve geleceğe yönelik yetiştirilecek sağlık bir birey olacak çocukların yaşından büyük işlerde çalıştırıldıkları. Çalıştırılarak sömürüldükleri yetmezmiş gibi bir de psikolojik ve cinsel taciz gibi istismarlara maruz kalmaları…
Sahi bu insanlık nereden nerelere geldi…
"Medine Sözleşmesi" ile. 622 de Gayrimüslimlere inanç ve fikir özgürlüğü, mal ve can güvenliği sağlayan bir yönetim anlayışı kabul ediliyor iken özellikle İslam ülkelerinde İnanç özgürlüğünden eser yok.
Siyasal İslamcıların kendi inançları dışından başka birine neredeyse tahammülleri yok.
Fikir Özgürlüğü onlara o kadar uzak ki, herkesin kendileri gibi düşünmesi gerektiğine inanıp, baskı ile başkalarının yaşam haklarını kısıtlamakta bile sakınca görmüyorlar.
Mal ve can güvenliği yeterince tesis edilmediği de ortada.
Din soslu vahşi kapitalist sistemde, eğitim, sağlık hatta adalet rant eksenli…
Sosyal Devlet İlkesinin gerekleri istismar edilerek sadakaya muhtaç bir toplum haline getirilmiş haldeyiz. Gıda fiyatları akıl almaz ölçüde fahiş olunca şehirlerde kent lokantaları tercihte öncelikli mekanlar haline getirildi.
Geçenlerde gözümle gördüm belediyenin pazaryerinde insanlara çorba dağıttığını ve insanların oluşturduğu kuyruk içimi sızlattı.
Bir bardak beleş çorbaya muhtaç olan birlerce insan ile toplumsal kültür ve değerler nasıl idame ettirilir.
Elbette ki neticesi toplumsal çürüme, kokuşma, kısacası toplumsal çöküş…