Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesi, kanuna uygun biçimde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişiye maddi ve manevi her türlü zararını devletten isteme hakkı tanıyor. Uygulamada haksız tutuklama tazminatı olarak bilinen bu yol yalnız beraatle sınırlı değil. Kanuna aykırı biçimde tutuklanan ya da makul sürede yargılanmayan kişiler de aynı maddeye dayanabiliyor. Beraat kararını veren merci, tazminat hakkını ilgiliye bildirmek ve bunu karara geçirmek zorunda.
Süre kesinleşmeyle başlıyor
İstem, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılmalı. Kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl ise her durumda son sınır. Bu sürelerin kaçırılması, başvurunun reddine yol açabiliyor.
Başvuru yeri Komisyon
2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonra beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına dayanan istemlere 6384 sayılı Kanun uygulanıyor. Komisyona bu kapsamda 1 Haziran 2024'ten sonra müracaat edilebiliyor. Yargıtay da bir kararında, beraat eden sanığa ağır ceza mahkemesine değil, Komisyona müracaat hakkının hatırlatılması gerektiğini belirtti.
Müracaat Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla ya da elektronik ortamda yapılabiliyor, işlemler harçtan muaf. Komisyon kararına tebliğden itibaren 15 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilebiliyor. Bu itiraz üzerine verilen karar kesin. Ödeme, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Adalet Bakanlığı tarafından yapılıyor. Kanuna aykırı tutuklama veya makul sürenin aşılması gibi hâllerde görev, zarara uğrayanın oturduğu yerdeki ağır ceza mahkemesinde kalıyor.
Tutarı belirleyen ölçütler
Yargıtay kararlarına göre manevi tazminatta kişinin sosyal ve ekonomik durumu, suçlamanın niteliği, olayın gelişimi ve tutuklulukta geçen süre gözetiliyor. Maddi tazminatta kazanç kaybı belgelerle ortaya konuluyor. Asgari ücretin üzerinde gelirini belgeleyemeyen kişi için asgari ücret üzerinden hesap yapılan kararlar bulunuyor.
Tazminat isteyemeyecek kişiler
Kanun bazı durumları kapsam dışında tutuyor. Af, şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma gibi nedenlerle dosyası kapanan kişiler ile kusur yeteneği bulunmadığı için ceza verilmeyenler bu yola başvuramıyor. Adli makamlar önünde gerçek dışı beyanla kendi tutuklanmasına neden olanlar için de aynı kural geçerli.