Ülke yanıyor, jöleli başını tarıyor

Mehmet KIZILASLAN

İsrafın diz boyu değil, gırtlağa kadar olduğu ülkemde, tasarruf sadece alt tabakaya düşüyor.

O da mecburen.

Bir ay öncesinde yüz liralık iş gören paraları, bu gün 60 TL’lik bile iş görmeyen, sabit gelirli ister istemez yüzde 40’lık bir tasarruf yapmış oluyor. Tasarruf yapmak istemese ne olacak? Açılacak ve daha sonraki günlerde hiç harcama yapamaz duruma gelecek.

Peki, o yukarıdakiler ne yapıyorlar?

Bilen varsa bana söylesinler lütfen. Malazgirt Kutlamaların 942. Yıl dönümünde, efendiler Ahlat’a 1071 metre kare oturum alanlı, 10 bin metre kare çevre düzenlemesi olan Cumhurbaşkanlığı köşkü yapacaklarmış. Hayırlı olsun.

Efendiler bizim, dış borcunuz yok mu?

Bu yaşadığımız krizin sebebi nedir?

Amacınız, milletin yastık altındaki, altınlarını ve dövizlerini bozdurmak mıydı?

Madem kriz yok, TL, bir ay içinde yüzde 40 değer kaybetmiş, bunun sebebi ne?

Vatandaşın dövizini altının bozmalarını isterken siz neden hala inşaatlara, köşklere, ölü yatırım yapıyor,  israftan vaz geçmiyorsunuz?

Gelişmiş ülkelerdeki, makam araçlarının, neredeyse tam 10 katı fazla makam araçlarımız var. Neden bunlardan azaltmaya gitmezsiniz?

Kiralık makam araçlarının sayısını kimse bilemiyor, neden bunlardan vaz geçmiyorsunuz?

Vekillerin maaşlarından başka, ödenek denilen, harcırah denilen, milletin kesesinden çıkan giderlerini, neden kısmazsınız?

Efendiler, ya sizin yaşadığınız ve harcadığınız gibi bayram yeri bu ülke, biz bilemiyoruz. Ya da bizim yaşadığımız gibi, bir ay gibi bir süre içinde kazançlarımızın, yüzde 40’ı çalındı cebimizden, biz bilemiyoruz.

Bu anlaşılmaz ortamdan bizleri kurtarınız lütfen. Ya bizler de sizler gibi har vurup harman savuralım bize yöntemini öğretiniz. Ya da sizlerde, bu üretmeden, borçla tüketen mantıktan, vaz geçerek bizlere örnek olunuz.

Şu andaki duruşunuzu ve yaptıklarınızı, örnek alırsak, çok kötü durumlara düşeceğiz. Yakınlarımıza, eşlerimize, çocuklarımıza, içinde bulunduğumuz vahim durumu anlatamıyoruz. Yapmak istediğimiz tasarrufları yaptıramıyoruz. Çünkü onlar sizin yaptıklarınızı ve anlattıklarınızı daha inandırıcı görüyorlar.

Oysaki biz batıyoruz.

Sizin durumunuzu ise, bizi çekemeyen, gelişmişliğimizi kıskanan, Avrupa basını çok iyi anlatıyor. Ama biz onlara inanmıyoruz! Biz ülke ekonomisi kısa vadede bu çıkmazdan kurtulsun diye geçmişte de, şimdilerde de kampanyalar açıp, vatandaşın dövizlerini bozdurmalarına sebep olmuştuk.

Kanına girdik vatandaşımızın. Yazık oldu adamların birikimlerine. Onlar bizlere haklarını helal etmiyorlar. Biliyorum ama ne yapalım, işimiz Allaha kaldı. Biz, sizlerin de israftan vaz geçeceğinize ve üretim ekonomisine döneceğinize inandığımız için aldandık. Bizi okuyan dostlarımızı da aldattık.      

Hala, çözümün Kobi ve Mikro işletmelerin önünün açılmasında olduğunu fark etmediniz ya, hala yatırımlarını bir gecede ülke dışına kaçıracak büyük işletmelere, desteklerinizi yığıyorsunuz ya, sizi anlamakta biz çok zorlanıyoruz.

İnşallah sizin yaptıklarınız israf ekonomisi doğrudur, biz yanılmış oluruz.

Değilse, ülke olarak işimiz vahim. Vatandaş cinnet geçirme sınırını çoktan aştı çünkü.

Bu arada iyi araştırsın bilmeyenleriniz,

Biz Anadolu’ya 1071’de girmedik. O bizim en son gelişimizdi. 5 bin yıldır Anadolu’dayız biz. Bazı bilim adamlarına göre ise, 7 bin yıldan beri Anadolu bizim. Biz işgalci değiliz. Siz bu Malazgirt şenlikleri ile bizi kıskanan Avrupalıların ekmeğine yağ sürmek için mi, 1071 kutlamaları yapıyorsunuz?  

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.