Halk arasında çoğunlukla yalnızca ciltte döküntüye neden olan bir rahatsızlık olarak bilinen sedef hastalığı (psoriasis), aslında bağışıklık sistemini etkileyen kronik bir enflamasyon süreci olarak değerlendiriliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Neslihan Şendur, sedef hastalığının yalnızca estetik bir sorun olmadığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Deri üzerinde gümüş renkli parlak pullanmalarla ortaya çıkan sedef hastalığının; deri, saçlı deri ve tırnakları etkileyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Şendur, hastalığın doğumdan itibaren her yaşta görülebileceğini ancak çoğunlukla genç erişkinlik döneminde başladığını söyledi.
Hastalığın kesin nedeninin bilinmediğini ancak genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını belirten Şendur, “Fiziksel ve ruhsal travmalar, stres, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar, güneş ışığı ve iklim değişiklikleri hastalığı tetikleyebiliyor. Ayrıca obezite, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları da sürece eşlik eden önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.
“EN ÖNEMLİ TETİKLEYİCİ STRES”
Sedef hastalığının bulaşıcı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Neslihan Şendur, stresin hastalığın başlaması ve şiddetlenmesinde en önemli etkenlerden biri olduğunu belirtti. Şendur, Akdeniz tipi beslenmenin, Omega-3 yağ asitlerinin, taze sebze ve meyve tüketiminin hastalık sürecine olumlu katkı sağladığını ifade etti.
Sigara, alkol, işlenmiş gıdalar ve aşırı karbonhidrat tüketiminden kaçınılması gerektiğini kaydeden Şendur, düzenli egzersiz ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının tedaviyi desteklediğini söyledi.
“TEDAVİ EDİLMEZSE KALICI HASAR BIRAKABİLİR”
Sedef hastalığında standart tek bir tedavi yöntemi bulunmadığını belirten Şendur, uygulanacak tedavinin hastanın yaşına, hastalığın yaygınlığına ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre değiştiğini ifade etti.
Özellikle ileri vakalarda biyolojik tedavilerin önemli rol oynadığını belirten Şendur, fototerapinin de çocuklar başta olmak üzere birçok hastada başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.
Tedavi edilmeyen sedef hastalığının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Şendur, “Sedef sadece bir deri hastalığı değildir. Kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve metabolik sendrom riskini artırabilir. Ayrıca hastaların yüzde 5 ila 30’unda görülebilen psoriatik artrit, eklemlerde kalıcı hasar bırakabilir. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor” diye konuştu.
“DOKTOR ÖNERİSİ DIŞINDA ÜRÜN KULLANILMAMALI”
Bitkisel ve bilinçsiz uygulamaların hastalık sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. Şendur, özellikle deri bütünlüğünü bozacak uygulamalardan kaçınılması gerektiğini söyledi. Hastaların dermatoloji uzmanlarının önerdiği krem ve nemlendirici ürünleri kullanmasının önemine dikkat çeken Şendur, uygun tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini ancak yaşam boyu takip gerektiren kronik bir süreç olduğunu sözlerine ekledi.