Sülük Tedavisi (Hirudoterapi) Nedir?

Sülük Tedavisi (Hirudoterapi) Nedir?

3500 yıllık köklü bir tarihe sahip olan ve Hirudoterapi adı ile bilinen sülük tedavisinin, günümüzde modern bilimin de desteklemesi ile birlikte kullanım alanı daha da yaygınlaşmıştır.

Doğada otuza yakın çeşidi bulunan sülüğün, baş ve kuyruk bölümünde kan emen vantuzları bulunur. Ağırlığının yaklaşık olarak 8 katı kadar kan emebilen sülüğün salgılarında, çok sayıda şifalı enzim bulunur. Bu enzimler, kanın pıhtılaşmasını önleme, pıhtıyı eritme, tansiyonu dengeleme, bağışıklık sistemini güçlendirme, ağrı kesici ve kas gevşetici gibi çok sayıda özelliğe sahiptir.

Hirudoterapi, doğal ortamlarında yetiştirilen tıbbi sülüklerin hastalığın türüne göre veya şifa amaçlı olarak akupunktur noktalarına tutturulması ile uygulanan tedavi şeklidir. Tıbbi sülükler tutunduğu bölgedeki kanı emerek yeni kan akışını sağlarken, vücuda verdikleri enzimler sayesinde hastalığın tedavisinde etkili olurlar.

Sülük Tedavisi Kaç Seans Uygulanmalıdır?

Hirudoterapi'de seans sayısı hastalığın türü, hastanın ve hastalığın durumu gibi birçok faktöre göre değişiklik gösterir. Hastanın yaşı, kilosu, diğer hastalıkları, alkol ve sigara kullanımı gibi durumlar, seans sayısını belirlemede oldukça etkilidir. Kimi hastalar 3-5 seansta gözle görülür düzelmeler yaşarken, kimi hastalarda 10 seanstan daha fazlası gerekebilir.

Amerika ve İngiltere'deki ileri teknolojileri kullanan Nişantaşı estetik doktoru, sülük tedavisi için seans sıklığı, hastalığın türüne ve hastanın durumuna göre değişiklik gösterebilir. Genel olarak önerilen ise haftada iki seans uygulamadır. Seansların süresi sülüklerin tutunma süresine göre değişiklik göstermekle birlikte, ortalama olarak 30-60 dakika arasındadır.

Sülük Tedavisinin Yan Etkileri Var Mıdır?

Hirudoterapi'de kullanılan sülükler her hasta için bir kez kullanıldığından, enfeksiyon gelişme durumu gibi yan etkiler görülmez. Genel olarak ve en sık görülen yan etkiler, uygulama sonrasında yaşanan hafif kaşıntı ve kızarıklıktır. Dr. Ufuk Alatekin tarafından klinik ortamda yapılan sülük tedavisi, herhangi bir yan etki yaşanmaz.

Nadiren de olsa bazı hastalarda sülüğün yapıştığı bölgede yanma, kabarcık oluşması, irritan ve ülseratif nekroz gibi bazı alerjik reaksiyonlar gözlemlenebilir. Bu durumda endişe edilmemeli, doktorun önermiş olduğu ilaç ve kremler düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Bu sayede alerjik reaksiyonlar ortalama bir hafta sürede geçmektedir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.