• BIST 1.090
  • Altın 442,463
  • Dolar 6,9602
  • Euro 8,1668
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 31 °C
  • Aydın 34 °C
  • İzmir 33 °C
  • Denizli 37 °C
  • Muğla 35 °C

Bu yazıları Fatih Atay yazdırıyormuş!

Servet TÖZ

İmtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmenliğini yaptığım Aydın 24 Haber, 2010 yılında “Doğru Haberin Adresi” sloganı ile tarafımca kuruldu. Aylık 5 milyon oturum açılışı alarak okurlarının güvenini kazanan gazetemiz, “Haber Kutsal Yorum Hürdür” şiarıyla yayın hayatına devam ediyor. Bu vesileyle bizlere destek olan Aydın 24’ün gerçek sahibi, binlerce okurumuza teşekkür ediyorum.

Her gazetenin yazarı bir de imtiyaz sahibi vardır. Yazar, kendisine ayrılan sütununu koruyabilmek için yazılarında, gazetenin yayın politikasına uyum sağlamak zorunda hisseder ve bu zorunluluğu yazılarına yansıtır. Bu durum gazetemiz için geçerli değil. Birbirinden güzel yazılarıyla okurlarıyla buluşan yazarlarımız; düşüncelerini özgürce ifade edebilmekte, gazetenin imtiyaz sahibi olarak kaleme aldığım köşe yazılarımda eleştirdiğim siyasilere bir başka yazarımız övgü ile söz edebilmektedir. Eleştirdiklerimizin haberlerini yorum katmadan okurlarımıza ulaştırdığımızın şahidi ise okurlarımızdır, haber arşivimizdir.

Bilenler bilir, bilmeyenler öğrensin!

Bu satırların yazarı, bu sütunu hiç kirletmedi. Okurlarımı hiç aldatmadı. Yazılarından dolayı organize bir şekilde şikâyet edildi; 100’ün üzerinde soruşturma geçirdi, “sanık” sıfatıyla yargılandı. Düşünsenize… Her bir soruşturma için bin lira ödeme yapsa, toplamda 100 bin lira eder. Bu rakamın aile bütçesinden karşılayamayacağı için bir dava hariç hiç avukatı olmadı. Savunmalarını hep kendi yaptı, hepsinden de beraat etti. Çünkü yalan yazmadı, hakaret etmedi. Doğruları yazdı diye ailecek çok bedel ödedi, hala daha ödemeye devam ediyor ama o hiç “Keşke bunu yazmasaydım” demedi. Doğru bildiklerini yazdı. Yazarken kimseden emir-talimat almadı. Kimsenin baskısına boyun eğmedi. Arşivinde bulunan tüm köşe yazıların, imzası bulunan tüm haberlerin hep arkasında durdu. O hep, bu sütuna leke düşürmemenin huzurunu ve gururunu yaşadı.

Değerli dostlar!

Bilindiği gibi, “Çerçioğlu’na tavsiye: Kadını bul, parayı takip et!” ve “Büyük Menderes’e büyük ihanet!” başlıklı köşe yazılarını kaleme aldım. Her kelimesi doğru olan bu yazılarım birilerini rahatsız etti. Söyleyecek söz, verecek cevap bulamayanlar hemen saldırıya geçti. Suç duyurusunda bulunacaklarmış. Bulunun! Zaten, Cumhuriyet Savcılığının koridorlarını ezberlediniz, bulunmazsanız hatırım kalır!  Peki başka? Neymiş efendim bu yazıları bana, Efeler Belediye Başkanı Fatih Atay yazdırıyormuş… 

“Suskunluğum asaletimdendir, her lafa verilecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de adama bakarım adam mı diye?”

Hazreti Mevlana, bu ünlü sözlerini suskunluğun asalet olduğunu ve her söze yanıt vermediğini ifade etmek için söylemiş. Ben de öyle yapıyor, kadrolu hırlayıcılara cevap vermiyorum. Ama 300 bin nüfuslu bir kentin belediye başkanının ismi karıştırıldığı için, “Fatih Atay yazdırıyor” meselesini bir de benden öğrenin istedim. 

Öncelikle şunu belirtelim… Sayın Atay’ın haberi var ya da yok, bilmiyorum! Kendisinin göreve başlamasının ardından, Efeler Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne Ahmet Varlık’ın atandığı gün; belediye basın listesinden çıkarmak suretiyle, aklınca gazetemiz cezalandırıldı. Bu anlamsız ceza Bilge Ozan’ın müdürlüğü döneminde de devam ettiğinden; Sayın Atay’ın göreve başladığından beri, davet edilmediğimiz için Efeler Belediyesinin hiçbir programını takip etmedik.

Dahası…

Doğup büyüdüğüm Aydın’ın şirin ilçesi Karacasu ile ilgili bir sergi açılışı hariç olmak üzere, Başkan Atay’la hiç karşılaşmadık. Bu etkinlik dışında ne ben onu gördüm, ne de o beni. Yüz yüze görüşmediğimiz gibi, telefon görüşmemiz de olmadı. Bu sure içinde yanyana bile gelmemiş iken; “Yazıları Fatih Atay yazdırıyor” demek cüretini nereden buluyorlar, merak ediyorum.

Hazreti Mevlana doğru söylemiş. “Bir lafa bakarız, bir yazıya bakarız” ne diye? Bir de bunu yapanlara, yaptıranlara bakarız “adam mı” diye?

Aydın Büyükşehir Belediyesine bağlı bir şirketten karı-koca maaş alan, bindiği kayığın sahibinin küreğini çekenlerden biri, beni kendisiyle karıştırmış; sahibi adına emekli maaşıyla sade ve mütevazı hayat süren şahsımın geçimini nasıl sağladığını, yani ne yiyip içtiğimi sormuş.

Sahibine cevap verelim ama hangi birini sayayım bilemedim…

Liste uzun…

İyisi mi ben ne yemediğimi söyleyeyim:

Kamu malı yemiyorum…

Haram yemiyorum.

Okurlarıma sözüm olsun:

Bugüne kadar, belki inandıklarımın hepsini yazamadım ama inanmadıklarımı asla yazmadım, bundan sonra da yazmayacağım. 

Sonuç olarak:

"Doğru Haberin Adresi" olmaya devam edeceğiz.

Çerçioğlu’na tavsiye: Kadını bul, parayı takip et!

Büyük Menderes’e büyük ihanet!

 

Bu yazı toplam 2562 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08