• BIST 1.417,700
  • Altın 533,12
  • Dolar 9,2950
  • Euro 10,7700
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C
  • Aydın 14 °C
  • İzmir 17 °C
  • Denizli 10 °C
  • Muğla 12 °C

Cuma Mahallesindeki sosyal hayatın dünü ve bugünü

Orhan ERDEM

Tabakhane Deresi şehri ikiye böler. Derenin doğusu Cuma, Orta ve Zafer Mahallesi, batısı Güzelhisar ve Ramazanpaşa Mahallesidir. Bu bölünme şehrin maddi ve sosyal bölünmesi olarak kabul edilebilir. İki tarafı birbirine bağlayan Nazilli köprüsü ve çavuş köprüsüdür. Bu köprüler şehrin iki yakasını birleştirir. Daha doğrusu” şehrin iki yüzü arasındaki bağdır.”

Aydınlılar Nazilli Köprüsünü bir türlü kabullenmezler. Bu köprüyü “Nazilli Köprübaşı” diye tanımlarlar. Eskiden doğu Gazi Bulvarının devamı Nazilli şosesine bağlanırmış. Tabakhane çayı üzerindeki üç köprüden birisi Çavuş Köprüsüdür. Çavuş Köprüsü tarihi kimliği ile dikkati çeker. 1750 yılında yapılmıştır. Cuma mahallesini Ramazan paşa mahallesine bağlayan bu köprü yapı tarzı ile gerçekte insanı derenin karşısına değil, tarihin, mazinin içine çeker.

Bugünkü Büyükşehir Belediyesinin yerinde,  eskiden Eshot binası vardı. Belediyeye ait bu yer yol, elektrik, su, otobüs işletmeleri merkeziydi. Bu binanın tam karşısında bugünkü Migros’un olduğu yerde Kır oba Kıraathanesi vardı. 1950 ve 1960’lı yıllarda bu kıraathane Cuma Mahallesi sakinleri için buluşma ve hoş vakit geçirme yerlerindendi. Kır oba Kahvesinin önünde ulu bir çınar ağacı vardı. Ağacın dalları ve gölgesi Tabakhane Deresi ve kır oba kahvesinin önünü kapatacak şekilde muhteşemdi. Kır oba kıraathanesinin sahibi Çine’nin Kurtderesi köyünden celep Osman’dır. Celep Osman hatırlı ve muteber bir kişiydi.  Celep Osman çok yakın zamanda kaybettiğimiz Aydınımızın değerli mimarlarından Cem Cemil Öztürk’ün  eşinin dedesidir.

Kır oba kıraathanesi, mahallenin dama meraklılarının buluşma yeriydi. Sıcak yaz günlerinde tabakhane deresi kenarında kurulan masalarda insanlar nargile tüttürür, sohbet eder, serinlerlerdi.

Kır oba kıraathanesine bitişik Kır oba matbaası vardı. Kır oba gazetesi buradan basılır ve buradan yönetilirdi. Kır oba matbaası 1954 yılında ilk Çine’de kurulmuş ve Kır oba gazetesi yayın hayatına ilk Çine’de başlamıştır. Sahibi o yıllarda Demokrat Parti Çine ilçe başkanı olan Hüsamettin Coşkun’dur. Hüsamettin Coşkun il başkanı olunca matbaa ve gazete Aydın’a taşınmıştır. 1957 seçimlerinde Hüsamettin Coşkun Aydın’dan milletvekili seçilince matbaa ve gazete kardeşi Celalettin Coşkun tarafından yönetilmiştir. Sahiplerinin ölümü ile el değiştiren Kıroba gazetesi yerel basınımızın en eski ve kaliteli siyasi gazetesi olarak yayın hayatına devam etmektedir.

Kır oba Çine ilçemizin eski ismidir. Kahvehane ve matbaa bu ismi sahibinin Çineli olması hasebiyle Çineliliği çağrıştırsın diye alınmıştır.

Çavuş Köprüsünden Cuma Mahallesi tarafına geçince sol köşede 3 katlı bir bina vardı. O yıllarda üst katlar bekârlar pansiyonu olarak kullanılırdı. Bugünkü esnaf dükkânlarının yerinde, 1950’li yılların sonlarına doğru Kaner pavyonu açıldı. Aydın’da ilk defa bir pavyon açılıyordu. Geceleri geç saate kadar çalışan bu pavyon mahalle sakinleri tarafından yadırganırdı. O yıllarda Aydın’da falanca kişi pavyon kapatmış diye konuşulurdu, çocukluğumda bu pavyon kapatmanın ne anlama geldiğini anlayamazdım. O yıllarda Aydın’da Aydın ekonomisinin en önemli girdisi pamuk parasıydı. Piyasa pamuk parası ile canlanır ve hareketlenirdi. Çiftçiler bugünkü gibi gübre, ilaç ve petrole para yatırmaz doğal tarım yapılırdı. İşsizlik çok olduğundan amele bol, ucuz iş gücü temin etmek kolaydı. Menderes ovasında 100 dönüm tarla sahibi olan hatırı sayılır zenginlerden sayılırdı. İşte bu hatırı sayılı zenginler bol parayı pavyon ve kumarda harcarlardı. Çünkü az emek çok gelir şımarıklığa sebep olur, bu yolla şöhret olmaya çalışırlardı. Bugün artık böyle şeyler olmuyor.

Cuma Mahallesi yerli ve yoksulların yaşadığı bir mahalleydi. Mahallenin zenginleri sayılıydı. Esas halk, esas mahalle sakinleri dışarıdan gelmiş, günübirlik yaşayan ticaretle uğraşan Bezirgan, Tavaslı ve Bireseliler önemli bir gruptu. Bugün Cuma Mahallesinin bu özelliği devam etmektedir. Memurlar bu mahalleye itibar etmez, onlar Meşrutiyet Mahallesinde otururlardı. Bugünkü Aydın, o yıllara göre çok değişmiş ve gelişmiş ancak Cuma Mahallesi ve Orta Mahalle bu gelişimden müspet manada yararlanamamıştır. Bundan önceki Belediye Başkanlığı döneminde uygulanan imar politikası yüzünden, Cuma Mahallesi ve Orta Mahalle yaşanması zor bir semt olmuştur.

Cuma Mahallesi 1950 ve 1960’lı yıllarda sabun imalathanelerinin çok olduğu bir mahalleydi. Bunlardan bazıları, Bosnalılar sabun imalathanesi, Horoz marka “Nabi Sabuncu’nun babasının “sabun imalathanesi, İsmail Manavoğlu’nun sabunhanesi, Ömer Muharrem’in sabun imalathanesi Türkiye çapında satış yapan sabunhanelerdi. Bugün 1 Nolu Sağlık Ocağının olduğu sokak sabunhane sokağıdır. O yıllarda Aydın diğer illere kamyon kamyon sabun satan bir şehirdi. Bugün o sabunhanelerden geleneği devam ettiren sadece Bilal Sabuncu’nun fabrikasıdır.

Cuma Mahallesinin sakinleri işçi, esnaf, sanatkar, günlük yaşayan ekmeğini taştan çıkaran kimselerden oluşurdu. Bu gün bu ekonomik özellik devam etmektedir. Mahallenin iki önemli camii Akmescit Camii ve Dükkanönü Camiidir. Türkler, Bizanslılarla Isparta yakınlarındaki Miryakefelon’da karşılaşmış Selçuklu ordusu Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmış bundan sonra Türklerin batıya yürüyüşü devam etmiş, Türkler Tralles önüne geldiklerinde Orta Mahalleye karargâh kurmuşlardır. Bugünkü Akmescit Camiinin olduğu yer namazgâh olarak kullanılıyordu. Aydın’ın ilk mescidi Akmescit Camiidir. Orta Mahalle’de adını Türklerdeki ordu sözcüğünden alır. Cuma Mahallesi de, Cuma namazgâhı olarak kullanılmasından almıştır. Dükkanönü Camii Aydın’da tek parti döneminde Arapça ezan yasağına rağmen hapisten yeni çıkan bir Müslümanın, oradan geçerken minare kapısının açık olmasından istifade ederek Arapça ezan okuduğu camidir. Ezanı bitirmiş ama tekrar hapsi boylamıştır.

60 yıl önceki Cuma Mahallesi bugün eski kimliğinden çok uzaklaşmış, yeni bir kimlik kazanamamanın sıkıntısını yaşamaktadır. Kaybolan değerler bizim değerlerimiz. Yerine yenisini ikame edemediğimizde kimlik arayışları devam eder. Yaşanan güzellikleri hiçbir şey geri getiremez. Her şeye rağmen hayat üzülmeye değmez.

Bu yazı toplam 823 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08