• BIST 118.713
  • Altın 398,507
  • Dolar 6,8560
  • Euro 7,7581
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 18 °C
  • Aydın 25 °C
  • İzmir 25 °C
  • Denizli 20 °C
  • Muğla 22 °C

İşini bilen Çerçioğlu’nun işini bilen memurları

Servet TÖZ

O dönemleri hatırlayan veya okuyanlar bilir; 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Anavatan Partisi Genel Başkanı ve Başbakan iken, “Bu kadar az maaşla memur nasıl geçinecek?” sorusuna “Benim memurum işini bilir” diyerek cevap vermişti.

33 yıl önce Rahmetli Özal’ın “Benim memurum işini bilir” şeklinde kurduğu bu cümle halkımıza dönemin memurlarının alengirli işlere girdiğini, devlet memurunun rüşvet aldığını, hırsızlık yaptığını algılattı.

Ancak…

Olayı şu şekilde yorumlayanlar olmuştu:

“Yıl 1987… Meclis’te gazeteciler Turgut Özal’a soru soruyorlar. Gazetecinin birisi evli, 2 çocuğu olan 10 yıllık bir öğretmenin yaşam şartlarıyla alakalı bir şeyler hazırlamış ve Turgut Özal’a soruyor. Bu yazıda öğretmenin işe taksiyle gidip gelmesi şeklinde bir ifade var. Turgut Özal bu noktada memurların hesabı-kitap bildiğini hesabını yapacağını ve taksi yerine dolmuş, otobüs kullanacağına dair düşünceyle ‘Benim memurum işini bilir’ diyor.”

Geçmişte rüşvet ve yolsuzluk günümüzdeki kadar yaygın değildi. Çoğunlukla gümrüklerdeki rüşvet ve yolsuzluklar gündeme gelirdi. Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı döneminde Gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu idi. Serdaroğlu’nun, “Gümrüklerde çalışan yöneticilerden tek tek mal varlığı dökümü istedim. Bunlardan 139'u mal varlığındaki artışı izah edemeyince savcılığa sevk ettim...” sözleri yukarıdaki yorumu yalanlar nitelikteydi.

Şimdi kararı siz verin!

Turgut Özal bu meşhur sözle; “Benim memurum işini bilir, kısıtlı olan bütçesini har vurup harman savurmaz, hesabını kitabını yapar mı” yoksa “Memurlar maaşı yetmeyince rüşvet alır işini denk getirir mi” demek istedi yorumunu okurlarıma bırakarak, günümüze dönmek istiyorum.

“Benim memurum işini bilir” sözünün dillendirilmesinin üstünden 33 yıl geçti ama söz hala güncelliğini koruyor. Sayısını tam olarak bilmiyorum ancak Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde işini bilen Başkan Özlem Çerçioğlu, işini bilen memurlarla çalışıyor.

“Memurlar” diyerek çoğul eki kullandık ama bir tanesi anlatalım:

Şaşırtan serüven 2014 yılı sonunda başlıyor. Kah orada kah burada geçici işlerde çalışan 30’lu yaşlardaki bir genç; hatırı sayılır birinin ricası, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun inisiyatifiyle açıktan memur olarak atanıyor. Mahareti kısa sürede keşfedilen bu yaman çocuk, paraşütle indiği belediyede bürokrasi merdivenlerini koşar adım tırmanıyor.

Bu hızlı yükseliş bununla sınırlı kalmıyor. Aydın’a elinde bir çanta çamaşırla gelen bu yaman çocuk için, “tek maaşla geçinemez” ve “işe yalnız gelip gitmesin” diye çözüm aranmış… Sonunda, kendisinden sonra eşine de uygun bir iş bulunmuş. Bir elin nesi var iki elin sesi var misali karı-koca çalışınca; Allah “yürü kulum” demiş, “verdikçe vermiş, verdikçe vermiş…”

Aydın’a elinde bir çanta ile gelen bu yaman çocuk 5 yıl içinde; Mercedes marka aracın, Efeler’de lüks konutun (rezidans), Kuşadası’nda denize nazır yazlığın, Yenipazar’da da büyükbaş hayvan çiftliğinin sahibi olmuş. Hadi yeni konut ve yazlığa yakışacak yepyeni eşyaları saymayalım.

Gözümüz yok! Allah helalinden versin!

Bu iş nasıl olur diye sordum, soruşturdum…

“Bir memur, 5 yıl oruç tutsa, hiç yemeden maaşını bir kenara atsa, 5 yılda bu kadar mal varlığını edinemez” dediler.

33 yıl öncesi gibi, “Maaşı yetmeyince rüşvet alır işini denk getirir” demiyorum. “Kısıtlı olan bütçesini har vurup harman savurmamış, hesabını kitabını iyi yapmıştır…” ama kısa sürede bu kadar mal-mülk sahibi edecek bu ince hesap, nasıl bir hesaptır merak ediyorum. Çünkü sağdan topluyorum olmuyor, soldan topluyorum dolmuyor. Belediyede 25 yılını doldurmuş memurlar tanıyorum, hiç biri yaman çocuk gibi değil. Bana bu işte bir sihir var gibi geliyor.

Değerli dostlar!

Böyle işini bilen memurların Aydın’da harcandığını düşünenlerdenim. 5 yılda kendini kurtaran bir adam, milleti kurtarmaz mı?

Bu nedenle:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, işini bilen bu yaman çocuğu Hazine ve Maliye Bakanı yapmalı” düşüncesindeyim.  

Son söz:

Bu yaman arkadaşın ismini “Avrupa kapar” diye vermedim.

Bu şahsı tanısanız bile sakın isim vermeyin!

Aman!

Beyin göçü olmasın…

Bu yazı toplam 3969 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 310 60 08