• BIST 1.538
  • Altın 409,735
  • Dolar 7,4125
  • Euro 8,9286
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 2 °C
  • Aydın 6 °C
  • İzmir 7 °C
  • Denizli 7 °C
  • Muğla 8 °C

Salgın hastalıklar

Ömer ERU

Şehirlerde aşırı kalabalıklaşma ve ulaşım salgın hastalıkların hızlı şekilde yayılmasında en büyük etkendir. Dünyada insanlar ne kadar uygar ve medeni olurlarsa olsunlar son algı gösterdi ki salgının önüne geçilememektedir. Önlenen bir salgın sonrası Dünyamızda başka tür ve isimde salgınlar aniden ortaya çıkabilmektedir.

Antik dönemde örneğin Atina’da insanlar yarın veya bir hafta sonra aniden ortaya çıkacak bir salgın nedeniyle ailelerinin yok olacağı korkusuyla yaşıyorlardı.1330’larda kara Avrupa’sında kara veba denen salgın ortaya çıktı. Bu hastalık pireler yoluyla bulaşıyordu. İnsanlara pirelerin ısırması yoluyla geçiyordu. Doğu Asya’dan sonra Avrupa ve Afrika’da yayılmaya başladı. Avrupa’da nüfusun dörtte biri yok oldu.75 ile 100 milyon insan öldü. İngiltere’de on kişiden dördü bu salgından öldü. Salgın karşısında yöneticiler bir şey yapamadılar. O zaman kimsenin aklına hastalığın bir virüsten ortaya çıktığı gelmedi. Yöneticiler rahiplere sorunca onlar da hastalığa beyaz adamların neden olduğunu söylüyorlardı.

1510’larda İspanya’dan Çiçek hastalığı yayıldı. İspanyollar gezilerle Afrika’ya gidince hastalık Afrika’ya da yayıldı.1520’ de Meksika’da görüldü. Nüfusun 20 milyon insandan 6 milyonu öldü. Asteklerin başkentinde nüfusun üçte biri yok oldu. 1778 de Kaptan Kook İngiliz kaşif Havai adalarına grip verem ve frengi hastalığını yaydı. Yine Avrupalılar Havai adalarına tifo ve çiçek hastalıklarını yaydılar.

1918 yılında Fransız askerleri İspanyol gribinden öldüler. Bu hastalık da İngiltere’ye, ABD ne Hindistan ve Avustralya’ya da yayıldı. Hastalık ticaret yoluyla yayılmaya başlamıştı. Bu hastalıktan 15 milyon kişi öldü. Dünya nüfusunun üçte biri bu hastalığa yakalandı.
Bu salgın hastalıktan sonra yetersiz beslenme ve diğer hastalıklardan Dünyada çocukların üçte biri ölmektedir. Dünya her an yeni bir salgın hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Çocukların ölümü ülkelerde sağlık olanaklarının artması ve yeni buluşlarla çok azaldı. Yeni keşfedilen ilaçlar ve teknolojik olanaklarla ölümler azaldı. Örneğin çiçek hastalığı Dünyada yok edildi.
Yine de zaman zaman salgınlar Dünyamızda kendini gösterebilmektedir.  2002-2003’de SARS, 2005 yılında kuş gribi, 2014 yılında EBOLA salgınları görüldü. Alınan önlemlerle bu salgınlarda fazla insan ölümleri olmadı. AİDS hastalığı bile kontrol edilebilir hastalık olmaya başladı.

2020 yılında aniden Korona virüs denen bir hastalık ortaya çıktı. Acımasız bir şekilde tüm Dünyada insanlar ölmeye başladı. Hastalık çok hızlı ve etkin şekilde yayılmaktadır. Ne zaman nereden geldiği ve bulaştığı belli olmayan bir virüs tüm Dünya insanlığını esir almıştır. Hastalığa karşı en önde çalışan sağlıkçılar çok zayiat verdiler. 400 e yakın doktor profesör ve bilim insanı bu hastalıktan kurtulamadı. Virüs bazı insanlarda hafif hastalık yapmakta bazı insanlarda ölümcül olmaktadır. Hastalık Dünyada zengin fakir ayırımı yapmamaktadır. Bütün Dünyada devletler ve sağlıkla ilgili teşkilatlar virüsün yayılmasını önlemek için gece gündüz çalışmaktadırlar. Almanya’da, Çin’de, ABD’de, İngiltere’de salgına karşı önlem yapacak aşı yapılmaya başlandı ama hala ortalıktaki bilgiler bulanık. Aşı ülkemize de geldi. Aşılama çalışmaları için programlar yapılmaktadır. Bu aşıların altı ay kadar önlem yapacağı bildirilmektedir. Toplu bağışıklık sağlanmaya çalışılmaktadır. Ancak konuyu kesin şekilde tedavi henüz bulunamamıştır. Aslında aşı ile birlikte kolay kullanılabilecek ilaç geliştirilmesi aciliyet göstermektedir. Çiçek hastalığı nasıl Dünyadan silindi ise bu hastalıkta bir gün Dünyadan yok edilecektir. Zaman her şeyi özümleyecektir. Önemli olan bu dönemde bilgi kirliliğinin önüne geçmektir. Bu devrede belli geliri olmayanların ekonomik olarak desteklenmesidir. Sağlık Bilim adamlarına inanmaktır. Belli mesafe, temizlik ve maske takmaktan kaçınmamak lazımdır. Konu bu kadar ciddiyken bazı insanlarımız hala kabalıklara girmekte, hala maskelerini yüzlerine takacaklarına ellerine veya kollarına takmaktadırlar. Devlet her insanı başına bir zabıta koyamaz Tedbiri önce kendimiz yakınlarımız için biz almalıyız. Bu dönemde bilinçsizce bazı bitkisel ürünlerde kullanılabilmektedir. Kesinlikle bilimsel deneyi ve testi bitmeden bu tür ürünler kullanılmamalıdır. İnşallah virüsü yok eden aşı ve ilaçlar bulunur ve bu beladan kurtuluruz.

Bu salgın çıktıktan sonra insan davranımları da değişmiştir. Artık sarılmak öpüşmek yok olmuştur. Bazı insanlar yumruklarını bir birerine dokunarak selamlaşmaktadırlar. Yumruktan da bulaşma olmaktadır. Uzaktan uzağa hafif eğilerek veya elleri göğsümüze getirerek selamlaşma en iyisidir.

Büyük alışveriş merkezleri ürünleri internetten alarak eve kadar getirmektedirler. Getirilen ürün ve eşyalarında kullanılmadan önce steril yapılması önemlidir. Virüse karşı en ufak bir istisna tanımamak lazımdır.

Bu yazı toplam 1134 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Aydın 24 Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 310 60 08