Cevdet ŞAHİNOĞLU

Cevdet ŞAHİNOĞLU

AK Partili’ye beraat, CHP’liye ceza

Türkiye’de belediye dosyaları artık dizi gibi… Her bölümde yeni bir sürpriz, yeni bir “yok artık” anı. Ama son gelişmeler öyle bir noktaya geldi ki, senaristler bile kıskanır.

İstanbul’daki davada eski Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli 11 yılı aşan hapis cezası aldı. Aynı dosyada, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın danışmanı olarak bilinen Erkan Karaarslan da 18 yılın üzerinde cezaya çarptırıldı.

Buraya kadar mesele net: Suç varsa ceza olur. Hukuk zaten bunun için var.
Ama sonra kamera Aydın’a dönüyor… ve sahne bir anda değişiyor.

İddialar benzer, yöntem benzer. Dosyalarda geçen isimler bile büyük ölçüde aynı.
Aradaki en belirgin fark ise şu: Handan Toprak Benli CHP’li, Özlem Çerçioğlu ise AK Partili bir isim.

Ne hikmetse…
Özlem Çerçioğlu ve belediye yönetimi için beraat talep eden savcılık, danışman konumundaki Erkan Karaarslan hakkında ise ceza istiyor.

İşte kamuoyunun kafasını karıştıran nokta tam da burada başlıyor. Çünkü vatandaş doğal olarak şu soruyu soruyor:

“Danışman suçluysa, başkan nasıl habersiz?”

Bu soru kötü niyetli değil; düpedüz mantık sorusu.

Çünkü belediye dediğiniz yer mahalle kahvesi değil.
Kim giriyor, kim çıkıyor, kim ne iş yapıyor… hepsi kayıt altında.

Yok eğer gerçekten kimse bir şey bilmiyorsa, o zaman durum daha da vahim:
Demek ki belediyeye isteyen girip istediği işlemi yapabiliyor.

İşin siyasi tarafı ise neredeyse mizah konusu.
Benzer dosyada biri ceza alırken diğerinde beraat ihtimali konuşulunca ister istemez şu cümle kuruluyor:

“Hukuk herkese eşit değil mi?”

Tam bu noktada gözler ister istemez Adalet ve Kalkınma Partisi Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem’e dönüyor.
Adında “adalet” olan bir partinin il başkanı olarak bu tabloyu nasıl yorumlayacak?

Sessizlik mi?
Klasik yöntem.

Ama bu dosya artık kulis meselesi değil, kamu vicdanı meselesi.
Vatandaşın kafasında tek bir soru var:
Aynı hikâyede biri suçlu, diğeri suçsuz nasıl oluyor?

Belki de cevap çok basittir…
Biz anlamıyoruzdur (!)

Ama şurası da ayrı bir ironi:

Cenaze namazı konusundaki hassasiyetleriyle bilinenlerin, iş kamu malına geldiğinde aynı hassasiyeti gösterip göstermediği de merak konusu. Çünkü İslam tarihinde, Hz. Peygamber’in kamu malını haksız şekilde zimmetine geçirenlerin cenaze namazını kıldırmaktan kaçındığı bilinir. Hal böyleyken, Aydın Büyükşehir Belediyesi etrafındaki iddialara karşı nasıl bir tavır alınacak?

Okurlarımın “Seninki de soru mu Cevdet Bey?” dediğini duyar gibiyim.
Evet, haklısınız değerli okurlar…
Çünkü siyaset, insana zamanla çok şey kabullendiriyor.

Sayın Erdem bugüne kadar benzer kaç tabloyu kabullenmedi ki?
Asıl soru şu:

Kabullendi ama içine sindi mi?

Bunu en iyi kendisi bilir…
Ama kamuoyu artık yalnızca sessizliği değil, net bir duruşu görmek istiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.