Akıl

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dolaşan bir metni okurken dikkatimi çekti. Ülkemizin yetiştirdiği önemli bilim insanlarından biri olan İlber Ortaylı’nın adıyla paylaşılan bu sözler, aslında hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir gerçeğe işaret ediyor.

Bakın, İlber Ortaylı Hoca ne kadar yerinde tespitler yapmış. Gelin, bir kez olsun okuyun.

Mesajın özeti çok net: İnsanlığa verilen en büyük nimet akıldır.

Tanrı’nın insana gönderdiği en kutsal şey kitaplar değil, akıldır.

Bugün uygar dünyayı yöneten pek çok değer kutsal metinlerle değil, insan aklıyla ortaya çıktı. Demokrasi, sınıfların eşitliği, köleliğin kaldırılması, beden dokunulmazlığı, kadın hakları, insan hakları, laiklik ve evrensel hukuk…

Aynı şekilde kullandığımız takvimler, organ nakilleri, radyo dalgaları, antibiyotikler, bilgisayarlar…

Bunların hiçbiri gökten inmedi. Hepsi insan aklının ürünüdür.

Tanrı insana aklı verdi; çünkü onu kullanmasını istedi.

Ama insan bazen bu nimeti kullanmak yerine başkalarının ürettiklerini tüketmekle yetiniyor.

Bugün dünyanın en bereketli topraklarının üzerinde yaşayan birçok toplum hâlâ üretimde, teknolojide, bilimde ve sanatta geride kalmış durumda.

Üzerimizdeki ceketin modelinden ayağımızdaki ayakkabıya, kullandığımız gözlükten bindiğimiz arabaya kadar hayatımızdaki pek çok şey başkalarının icadı.

Aklını kullananların eseri.

Belki sahte bal yapmayı öğrendik, patatesten tereyağı benzeri şeyler üretmeyi öğrendik… Ama bir ağrı kesici ilacı bile kendimiz geliştiremiyoruz.

Canımız sıkıldığında bir Alman ilacı alıyoruz. Isınmak için Rus doğalgazına güveniyoruz.

Öte yandan dünyanın birçok yerinde hâlâ çocuklar yetersiz beslenmeden ölüyor, işçiler çalışırken hayatını kaybediyor, kadınlar şiddete uğruyor, gençler umutsuzluk içinde yaşam mücadelesi veriyor.

Peki neden?

Çünkü çoğu zaman aklımızı kullanmak yerine hurafelere, korkulara ve çıkar hesaplarına teslim oluyoruz.

Oysa gerçek yaratıcı insana aklı vermiştir.

Onu kullanmak için.

Yobazlığın, çıkarcılığın ve cehaletin peşinden gitmek yerine düşünmek, sorgulamak ve üretmek için.

Bugün dünyadaki İslam ülkelerine baktığımızda da aynı soruyla karşılaşıyoruz:
Hangisi bilimde, teknolojide, icatta dünyaya yön veriyor?

Çoğu hâlâ başkalarının icatlarını kullanıyor, başkalarının teknolojisine muhtaç yaşıyor.

Bir zamanlar “gâvur icadı” denilen şeyler bugün hayatımızın vazgeçilmezleri haline gelmiş durumda.

Demek ki asıl mesele şu: İcat etmek mi, tüketmek mi?

Belki de artık hepimizin kendine şu soruyu sorması gerekiyor:

Gerçekten aklımızı kullanıyor muyuz?

Çünkü akıl kullanılmadığında körelir.

Ve belki de en acı gerçek şu:
Bazen insanın kendi aklı bile sahibinden şikâyetçi olur.

...

Ülkemizin yetiştirdiği değerli tarihçilerden, bilgi birikimi ve aydınlatıcı fikirleriyle milyonlara ışık tutan kıymetli bilim insanı Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya Tanrı’dan rahmet diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum