Dr. Metin AYDIN
Aydın’da jeotermal ve sanayinin toplumsal maliyeti
Aydın ili, Türkiye’de jeotermal elektrik üretiminin ve büyük ölçekli sanayinin (özellikle kâğıt) en yoğun olduğu bölgelerden biridir. Buna karşın il; sağlık göstergelerinde gerileme, tarımsal sürdürülebilirlikte zayıflama, çevresel ve toplumsal memnuniyetsizlik ile karşı karşıyadır. Bu çelişki, üretim değerlerinin toplumsal maliyetleri içermemesi nedeniyle görünmez kalmaktadır. O nedenle Aydın’da jeotermal elektrik santralleri (JES) ve büyük ölçekli sanayi tesislerinin neden olduğu çevresel, sağlık, ekonomik ve sosyal maliyetleri parasal ve parasal olmayan boyutlarıyla hesaplanmaya muhtaçtır.
Toplam Toplumsal Maliyet (TTM) şu şekilde tanımlanır: Çevresel Maliyetler + Sağlık Maliyetleri + Ekonomik Kayıplar + Sosyal/Kültürel Kayıplar.
Daha basit hali ile Toplumsal Maliyet; bir faaliyetin toplumun sağlığından, çevresinden ve geleceğinden aldığı/çaldığı bedelin toplamıdır.
JES ve büyük ölçekli sanayi tesisleri; H₂S-PM2.5–PM10 emisyonları, arsenik-bor-ağır metal yükleri ile toprak ve su kirlilik alanlarına sebep olarak çevresel maliyetlere sebep olurlar.
Bu kirleticiler toplumda; Solunum sistemi hastalıkları, Kardiyovasküler hastalıklar, Kanser, Nörolojik ve endokrin bozukluklara sebep olarak sağlık maliyetlerine sebep olurlar.
Bu kirleticiler; tarımsal verim ve kalite kaybına, ihracat kayıplarına, arazi ve konut değer düşüşüne, işgücü kaybına sebep olarak ekonomik maliyetlere sebep olurlar.
Kirletici unsurların sebep olduğu çevresel-sağlık-ekonomik maliyetler sonuç olarak sosyal ve kültürel maliyetlere sebep olmaktadır. Bunlar; zorunlu göç, kırsal nüfus çözülmesi, psikososyal stres, yaşam kalitesi düşüşü şeklinde görülmektedir.
Aydın’da jeotermal ve sanayinin toplumsal maliyetinin hesaplanması modeli, Aydın ili için jeotermal ve sanayi yatırımlarının gerçek maliyetini ortaya koyarak, üretim büyüklüğünün neden toplumsal refaha dönüşmediğini bilimsel olarak göstermeyi amaçlar.
Model üç temel yaklaşımı birleştirir: Çevresel Dışsallık Analizi; Halk Sağlığı Yükü Yaklaşımı; Sosyo-ekonomik Kayıp ve Refah Azalışı Analizi.
Bir bölgede Gerçek refah=[Üretim değeri – Toplumsal maliyet] sonucuna göre belirlenir. Bu fark negatife düştüğünde, o bölgede kalkınma değil, yapısal zarar söz konusudur.
Bu araştırmada Aydın ili için mevcut literatür, resmi kapasite bildirimleri ve uluslararası emisyon faktörleri esas alınarak oluşturulmuş alt sınır varsayımları ile toplumsal maliyet hesaplaması yapılmıştır.
Aydın’da mevcut durumda: toplam JES sayısı 35 adet; toplam kurulu güç 750 MW; ortalama kapasite faktörü %90; yıllık elektrik üretimi 5.9 TWh.
Bu JES’lerin salınım yaptıkları emisyonlar içindeki ağır metal ve partiküllerin alt–orta sınırlarındaki yıllık miktarları: H₂S = 5,900 ton/yıl ; PM2.5=295 ton/yıl; Arsenik=11.8 ton/yıl; Bor ve diğer ağır metaller=118 ton/yıl.
JES’lerin bu emisyonlarından etkilenen nüfus: 5 km etki zonu içindeki nüfus=250.000 kişi; 10 km etki zonu=500.000 kişi.
Etkilenen nüfusun %60’ı kırsal bölgede yaşayıp, tarımla geçimini sağlamakta.
PM2.5’de ortalama +5 µg/m³ artış Aydın için tahmini ek 150 ölüm/yıl sebep olmaktadır.
Bunun ise parasal olarak maliyeti 180 milyon TL/yıl’dır.
Aydın’da 1 kWh jeotermal elektrik üretimi başına toplumsal maliyet:1,4 – 2,0 TL/kWh. Bazı ilçelerde (özellikle Germencik – İncirliova) 2 TL/kWh eşiği aşılmaktadır.
Bu değerler, jeotermal elektriğin piyasa satış fiyatına çok yakındır.
Başka bir ifadeyle, bazı ilçelerde üretim topluma net fayda değil, net yük oluşturmaktadır.
Aydın’da jeotermallerin Toplumsal Maliyet (TL/kWh) göstergeleri jeotermal yoğunluğu, nüfus maruziyeti ve tarımsal hassasiyet dikkate alınarak ilçe bazlı ayrıştırıldığımızda çıkan maliyet sonuçları şu şekildedir; Germencik 1.9-2.3 TL/kWh; İncirliova 1.7-2.1 TL/kWh; Söke 1.3-1.7 TL/kWh; Buharkent 1.0-1.4 TL/kWh; Nazilli çevresi 0.9-1.2 TL/kWh.
2 TL/kWh üzeri değerler, elektrik üretiminin topluma net zarar ürettiği eşiktir.
Bu sonuçlara göre Aydın’da özellikle Germencik ve İncirliova ilçelerinde bulunan JES’ler topluma çevre, sağlık ve tarım yönünden net bir şekilde zarar vermektedir.
Aydın bağlamında buna basit bir örnek;
Bir jeotermal santral 1 kWh elektriği 2,5 TL’ye satıyor. Ama bu üretim: hastalık, tarım kaybı, çevre kirliliği nedeniyle topluma 1,5–2 TL/kWh ek yük getiriyorsa, Gerçek maliyet = 4–4,5 TL/kWh. Aradaki fark toplumsal maliyettir.
Aydın’da jeotermallerin sadece sağlık kaynaklı asgari maliyeti ≥ 3–5 milyar TL/yıldır.
Bu maliyete “çevre+tarım+sosyal” maliyetler eklendiğinde;
Aydın’da JES’lerin Toplam Toplumsal Maliyeti=8–12 milyar TL/yıl (alt sınır)’dır.
Söke Kağıt Fabrikasının yıllık kâğıt üretim kapasitesi: ≈ 700.000 ton/yıl.
Bu kâğıt üretimi sırasında su kullanımı: 60–80 m³/ton’dur. Fabrika tarafından çevreye bırakılan atık su içinde ağır organik yük, adsorbe edilebilir organik bağlı halojenler, ağır metaller mevcuttur. Havaya bırakılan emisyonlar içinde ise PM, SO₂, NOₓ mevcuttur.
Bu işletme Söke’de sebep olduğu su kirliliği ve tarımsal kayıp, sağlık etkileri, koku-yaşam kalitesi düşüşü ile bir toplumsal maliyet oluşturmaktadır.
Bu Kâğıt Fabrikasında 1 ton kâğıt üretimi başına toplumsal maliyet ≈ 3.500 – 5.700 TL üstünde; yıllık asgari toplumsal maliyeti (alt sınır): 2.5 – 4.0 milyar TL/yıl ise topluma net zarar vermektedir.
Söke Kâğıt Fabrikasında kâğıt üretiminin Söke Havzasında yaşayanlar üzerinde oluşturduğu toplumsal maliyet sonuçları şu şekildedir: Söke merkez 5000-6500 TL/ton; Sarıkemer-Azap gölü TL/ton 4500-6000 ; Didim etkilenim alanı 3000-4000 TL/ton’dur.
Bu sonuçlara göre özellikle Söke merkez ve Sarıkemer-Azap gölü bölgesinde bulunan topluma Kâğıt Fabrikası çevre, sağlık ve tarım yönünden net bir şekilde zarar vermektedir.
Aydın’da her iki sektör de yerel refah üretmeyen, dışsallıkları yüksek faaliyetlerdir.
Jeotermal, “yenilenebilir” etiketine rağmen toplumsal maliyeti içselleştirilmediğinde, maliyeti fosil yakıtlara yaklaşmaktadır.
Kâğıt sanayi ise su–tarım–sağlık üçgeninde kalıcı hasar üretmektedir.
Aydın’da elektrik üretiminde jeotermal, kömür, doğalgaz, rüzgar, güneş enerji türleri kullanılmaktadır. Bu enerji türleri arasında 1 kWh elektrik üretimi başına sebep oldukları Toplumsal Maliyetleri karşılaştırdığımızda ortaya çıkan sonuçlar şu şekildedir:
Kömür 2.5-3.5 TL/kWh; Jeotermal 1.4-2.0 TL/kWh; Doğalgaz 1.0-1.5 TL/kWh; Rüzgar 0.10-0.25 TL/kWh; Güneş 0.05-0.15 TL/kWh.
Bu sonuçlara göre:
1)Aydın’daki sorun üretim miktarı değil, üretimin mekânsal yoğunluğudur.
2)Aydın’daki jeotermal elektrik üretimi, toplumsal maliyet açısından doğalgaz ile aynı bantta, yer yer kömüre yakındır.
3)Rüzgâr ve güneş, jeotermale kıyasla 10–20 kat daha düşük toplumsal maliyet üretmektedir. Aydın’da yeni enerji yatırımları: Öncelikle rüzgâr ve güneş odaklı planlanmalıdır. Jeotermal yatırımlar sınırlı ve denetimli tutulmalıdır.
4) Mevcut ÇED sistemi, kümülatif ve ilçe bazlı sağlık yükünü yakalayamamaktadır.
İlçe bazlı farklar, tekil ÇED’lerin değil kümülatif ve mekânsal planlamanın zorunlu olduğunu göstermektedir.
5)ÇED ve ruhsat süreçlerinde; TL/kWh ve TL/ton toplumsal maliyet göstergeleri zorunlu hale getirilmelidir.
6)Kâğıt sanayi ve jeotermal birlikte değerlendirildiğinde, Söke–Germencik hattı yüksek çevresel adaletsizlik bölgesidir.
7) Toplumsal maliyeti yüksek faaliyetler için: Sağlık ve çevre teminatı, Bölgesel tazmin fonu uygulanmalıdır.
Aydın’da bazı enerji ve sanayi yatırımları, ekonomik üretim yaratırken sağlık, çevre ve tarım üzerinden kamuya eşdeğer bir maliyet yüklemektedir.
Bu nedenle mesele: Yatırımı durdurmak değil, Gerçek maliyeti görünür kılmak ve doğru yere yönlendirmektir.
Bu yazıdaki model, karar vericilere ilk kez “hangi yatırım, hangi ilçede, hangi bedelle” sorusuna sayısal yanıt vermektedir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.