Dr. Metin AYDIN
Jeotermal projeler ve ASKİ’nin sessiz uyarısı
Aydın’ın bereketli toprakları, zeytin ağaçları ve su kaynaklarıyla bilinir. Ancak son yıllarda bu toprakların üzerinde yükselen tartışma, enerji yatırımları ile suyun korunması arasındaki ince çizgide düğümleniyor. Germencik-Kızılcagedik’te planlanan Emir JES projesi ve Efeler’deki J-700 jeotermal sahası bu tartışmanın merkezinde.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı raporda, Aydın Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri (ASKİ) Genel Müdürlüğü’nün E-56508284-045.01-131440 sayılı yazısı dikkat çekiyor. Bu yazıda, Emir JES projesinin bölgedeki su kaynaklarına olumsuz etki edeceği, ASKİ Su Havzaları Koruma Yönetmeliği uyarınca jeotermal faaliyetlere izin verilmediği ve bu nedenle imar planının uygun görülmediği açıkça belirtiliyor.

Şimdi sorulması gereken sorular şunlar:
ASKİ’nin bu olumsuz görüşüne dayanak olan hidrojeolojik raporlar, su kaynakları değerlendirmeleri, havza koruma haritaları ve teknik incelemeler kamuoyuna açıklanacak mı?
Emir JES için kullanılan “jeotermal faaliyetlere izin verilmediği” ifadesi, Efeler’deki J-700 projesi için de geçerli mi?
Eğer farklı bir değerlendirme yapıldıysa, bu farklılığın dayandığı teknik ve hukuki belgeler nelerdir?
Efeler J-700 sahası için ASKİ’nin herhangi bir kurum görüşü verip vermediği de belirsiz. Eğer görüş verilmişse, tarih, sayı, olumlu/olumsuz/şartlı olup olmadığı ve dayanak raporların açıklanması gerekiyor. Ayrıca, J-700 proje alanının ASKİ’nin işletmekte olduğu veya planladığı içme-kullanma suyu kuyuları ile ilişkisini gösteren haritalar ve hidrojeolojik değerlendirmeler kamuoyuna sunulmalı.
Bu sorular, yalnızca teknik bir tartışmanın değil, aynı zamanda Aydın halkının yaşam hakkının bir parçasıdır. Çünkü su, enerji kadar stratejik bir kaynaktır. Enerjiyi üretebilirsiniz, ama kaybolan suyu geri getiremezsiniz.
ASKİ’nin Emir JES için ortaya koyduğu “izin verilmedi” yaklaşımı, J-700 için de aynı kararlılıkla uygulanmalı mı? Yoksa farklı bir değerlendirme mi söz konusu? İşte kamuoyunun bilmek istediği tam da budur.
Sonuçta mesele yalnızca bir enerji yatırımı değil; Aydın’ın geleceği, suyun güvenliği ve halkın sağlığıdır. Bu nedenle 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep edilen belgelerin ASKİ tarafından açıklanması, şeffaflık ve kamu yararı açısından zorunludur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.