Gevrekçi Sabri

AYDIN’DA İZ BIRAKANLAR

1950’li yıllarda bugünkü Atatürk Meydanı’nın adı İstasyon Meydanıydı.  Sevgi yolunun başındaki Garanti Bankasının bulunduğu yerde bizim Ege Bakkaliyesi adıyla bilinen bakkal dükkânımız vardı. Sabahın erken saatlerinde gün doğmadan dükkânımız açılır, gece geç vakitlerde kapanırdı. Şehrin gece vakti,  geç saatlerinde açık olan nadir dükkânlarındandı. O zaman otogar tren garının arkasındaki meydandaydı. Günün erken saatlerinde otobüs ve tren yolcuları meydanda büyük hareketlilik sağlardı.

Bizim dükkânın köşesine sabahın erken saatlerinde “gevrekçi Sabri amca” tezgâhını açardı. Camlı, iki ayaklı sehpa üzerine yerleştirdiği tertemiz camekân içinde, Aydın gevreklerini dizmiş; peynir kutusunun üstünde peynir maşası ve gevrekleri sunmak için hazırladığı beyaz ambalaj kâğıtlarıyla müşterisini beklerdi. Kendisi tahta sandalyesine kurularak otururdu. Gevreği siz kendiniz alacaksınız; camekânı kendiniz açacak, en öndeki sıradan, en üstteki gevreği alacaksınız. Sonra camekânı kapayacak, parasını verip, ses etmeden çekip gideceksiniz. Diziyi yıkmak, sırayı bozmak, gevrekleri elden geçirmek yoktur. Size gözlüklerinin üstünden patlak gözlerle bakar, “Bırak! Bırak!” diye azarlardı.

Sabri amca ben bildim bileli hep burada gevrek sattı. Tezgâhı açıp, sandalyesine kuruldu mu, eline gazetelerini alır, ciddi ciddi gazete okumaya başlardı. O zamanlar İzmir’de çıkan Demokrat İzmir gazetesi muhalefetin sesiydi. O gazetesinin her yanını kuşluk vaktine kadar dikkatle okurdu. Nasıl olsa müşterileri gelir, camekânı kendileri açar, gevreği alır, camekânı kapatır, parasını verir giderdi. Sabri amca gururlu mağrur bir adamdı. Öyle ufak tefek şeylere pabuç bırakmaz, sözünü asla esirgemezdi.

O zamanlar Aydın DP’nin (Demokrat Parti) kalesiydi. Sabri amca ise koyu CHP’liydi.  (Cumhuriyet Halk Partisi) İstasyon Meydanı’nda CHP’nin görüşlerini yüksek sesle savunur, oturduğu yerden hükümeti insafsızca eleştirirdi. Ağzı laf yapan biriydi. Onu toplum olduğu gibi kabul eder, yaşına hürmet ederdi. Ama o yaşından ve mesleğinden beklenmeyen eleştirilere hep devam ederdi.

Sabri amca öğleye kalmaz gevreklerini bitirir camekânını, tablasını başının üstüne oturtur, “haydi eyvallah” der, evinin yolunu tutardı. Bir daha ertesi günün ilk ışıklarıyla tekrar buluşuncaya kadar, kendisini bir daha görmezdim.

Sabri amca sadece bir gevrekçiydi. Ama fikir ve inanç simgesiydi. Siyasal görüşleriyle, sosyal eleştirileriyle, yaşamındaki düzgünlükle, meslek haysiyetiyle erdemli bir kimlik abidesiydi. Unutulmamasının, anılardan silinmemesinin temeliydi o’nun bu sağlam kişiliği.

Sabri amcalar yaşamlarındaki bütünlük, sevecenlik ve tutumlarındaki yanılmazlıklarıyla Aydın kimliğinin yapı taşlarını oluşturdular.

Ruhu şad olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum