İki üniversiteden dikkat çeken akademik buluşma: “Otoimmünite ve Siyaset” okurla buluşuyor
Biyoloji ile siyaset biliminin sınırlarını aynı düşünsel zeminde buluşturan yeni bir akademik çalışma, devletlerin ve sosyal yapıların kendi savunma mekanizmaları üzerinden nasıl kriz üretebildiğini disiplinler arası bir perspektifle tartışmaya açıyor.
Ege Üniversitesi EBİLTEM’den Dr. Gülçin Itırlı Aslan ile 15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi Siyasal ve Sosyal Bilimler Enstitüsü akademisyenlerinden Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer’in ortak çalışması olan “Otoimmünite ve Siyaset – Devletlerin ve Sosyal Yapılarının Psiko-Sosyal Etkileri”, Historia Yayınları etiketiyle çok yakında okuyucuyla buluşacak.
Online kitap satış platformlarında satışa sunulması planlanan eser; immünoloji, biyoloji, psikoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, kamu yönetimi ve tarihi ortak bir kavramsal çerçeve içinde değerlendirmesiyle dikkat çekiyor.
Bir Sistem Kendisini Korurken Kendi Kendisine Zarar Verebilir mi?
Kitabın merkezinde oldukça dikkat çekici bir soru yer alıyor:
“Bir sistem, kendisini korumak için kurduğu mekanizmalarla kendi kendisini tahrip etmeye başladığında ne olur?”
Tıpta otoimmün hastalıklarda bağışıklık sisteminin, normal şartlarda koruması gereken dokuları yabancı olarak algılayarak bu yapılara saldırması bilinen bir süreç olarak tanımlanıyor.
Aslan ve Yıldırımer ise bu biyolojik mekanizmadan hareket ederek benzer bir kavramsal modeli devletler, toplumlar ve siyasal sistemler üzerinden tartışmaya açıyor.
Kitapta bağışıklık sisteminin tolerans mekanizmalarından apoptozise, immünolojik hafızadan benlik-yabancı ayrımına kadar uzanan biyolojik kavramlar; kurumsal denge, toplumsal kriz, kolektif kimlik, siyasal şiddet ve devletin kendi yapılarına yönelen yıkıcı süreçlerle birlikte değerlendiriliyor.
İki Farklı Akademik Birikim Aynı Eserde Buluştu
Kitabın yazarlarından Dr. Gülçin Itırlı Aslan, Ege Üniversitesi EBİLTEM bünyesindeki çalışmaları ve biyoloji ile biyoteknoloji alanındaki akademik birikimini eserin bilimsel altyapısına taşıyor.
Aslan’ın biyolojik sistemler ve bu sistemlerin işleyişine ilişkin uzmanlığı, kitabın temel kavramı olan “otoimmünite” yaklaşımının sosyal bilimlerle ilişkilendirilmesinde önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor.
Kitabın diğer yazarı Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer ise 15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi Siyasal ve Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde akademisyen olarak görev yapıyor.
Sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji ve aile çalışmaları başta olmak üzere farklı sosyal bilim alanlarındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Yıldırımer, eserde siyasal ve toplumsal yapıların psikososyal dinamiklerini disiplinler arası bir perspektiften inceliyor.
Aslan’ın biyoloji ve biyoteknoloji eksenli bilimsel yaklaşımı ile Yıldırımer’in psikoloji, sosyoloji ve sosyal bilimler perspektifinin aynı kitapta buluşması, “Otoimmünite ve Siyaset” eserini klasik siyaset bilimi çalışmalarından ayıran önemli özelliklerden biri olarak öne çıkıyor.
Weimar Cumhuriyeti’nden Arap Baharı’na Geniş Tarihsel Perspektif
“Otoimmünite ve Siyaset” yalnızca teorik bir model ortaya koymakla sınırlı kalmıyor.
Eserde Weimar Cumhuriyeti’nin çöküşünden Sovyet Büyük Tasfiyesi’ne, Fransız Devrimi’nin Terör Dönemi’nden Arap Baharı’na ve 6–7 Eylül 1955 olaylarına kadar farklı tarihsel ve siyasal süreçler, geliştirilen kavramsal yaklaşım çerçevesinde inceleniyor.
Yazarlar bu analizleri yaparken biyolojik determinizme düşmeden ve toplumu yalnızca biyolojik bir organizmaya indirgemeden hareket ediyor. Biyolojik bilimlerden alınan kavramların, siyasal sistemlerin ve toplumsal yapıların işleyişini anlamada birer düşünsel araç olarak kullanılması amaçlanıyor.
Bu yaklaşım sayesinde biyolojideki “bağışıklık”, “tolerans”, “hafıza”, “yabancı”, “savunma” ve “hücre ölümü” gibi kavramlar; sosyal bilimlerdeki kimlik, otorite, devlet, toplumsal çatışma ve siyasal şiddet tartışmalarıyla yeni bir perspektifte buluşuyor.
Psikososyal Etkiler ve Birey-Toplum İlişkisi de Tartışılıyor
Eserin önemli boyutlarından birini de toplumsal ve siyasal süreçlerin birey üzerindeki psikososyal etkileri oluşturuyor.
Toplumsal krizler, kolektif travmalar, kimlik çatışmaları ve siyasal gerilimler yalnızca kurumları değil, bu yapıların içinde yaşayan bireylerin psikolojik süreçlerini de etkileyebiliyor. Bu nedenle psikososyal dinamiklerin değerlendirilmesi, hem akademik araştırmalarda hem de bireysel ruh sağlığı alanında önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
Psikolojik destek arayışında bulunan kişiler açısından uzmanlık alanı, eğitim, terapi yaklaşımı ve hizmet kapsamı gibi kriterlerin değerlendirilmesi önem taşıyor. İzmir’de profesyonel destek araştıran kişiler, İzmir Psikolog Önerileri içeriklerinden yararlanarak uzmanların çalışma alanları ve terapi yaklaşımları hakkında bilgi edinebilir.
Psikolojik destek hizmetlerinde ücretlendirme; seans süresi, uzmanın deneyimi, terapi yöntemi ve hizmet kapsamı gibi çeşitli faktörlere göre değişiklik gösterebiliyor. Bu nedenle güncel bilgi arayanların İzmir psikolog fiyatları hakkında hazırlanan kaynakları incelemesi, seçenekleri karşılaştırma sürecine katkı sağlayabilir.
Terapi yöntemleri ve profesyonel destek seçenekleri hakkında daha kapsamlı bilgi edinmek isteyen kullanıcılar ise İzmir terapist seçeneklerini inceleyerek ihtiyaçlarına uygun uzmanlık alanlarını araştırabilir.
Devlet Kendi Bağışıklık Sisteminin Hedefi Hâline Gelebilir mi?
“Otoimmünite ve Siyaset”, yalnızca akademisyenlere yönelik bir çalışma olmanın ötesinde; siyaset bilimi, kamu yönetimi, sosyoloji, psikoloji, tarih ve toplumsal çalışmalarla ilgilenen geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor.
Kitabın okurun zihninde bıraktığı temel sorulardan biri ise çalışmanın bütün yaklaşımını özetliyor:
“Devlet, kendi bağışıklık sisteminin hedefi hâline gelebilir mi?”
Ege Üniversitesi EBİLTEM’den Dr. Gülçin Itırlı Aslan ile 15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi Siyasal ve Sosyal Bilimler Enstitüsü akademisyenlerinden Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer’in farklı disiplinlerden gelen akademik birikimlerini aynı çatı altında buluşturan “Otoimmünite ve Siyaset – Devletlerin ve Sosyal Yapılarının Psiko-Sosyal Etkileri”, siyasal ve toplumsal süreçlere farklı bir kavramsal pencere açmayı hedefliyor.
Historia Yayınları etiketiyle yayımlanacak olan eser, çok yakında online kitap satış platformlarında okuyucuyla buluşacak.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.