Kadın çiftçinin emeği var, karar süreçlerinde söz hakkı sınırlı
15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan Fergo Organomineral Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, kadınların finansmana, teknolojiye ve teknik bilgiye erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Düzgün, “Kadının tecrübesini üretim kararlarının dışında bıraktığınızda, işletmenin önemli bir birikimini de kullanamamış oluyorsunuz” dedi.
Kadın çiftçilerin tarımsal üretimdeki rolü, kaynaklara erişimde yaşadıkları eşitsizlikler ve artan üretim maliyetleri, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde yeniden gündeme geldi.
Fergo Organomineral Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, kadınların ekimden hasada kadar üretimin her aşamasında çalıştığını, ancak finansman, girdi alımı ve ürün satışı gibi kararlarda aynı ölçüde söz sahibi olamadığını ifade etti.
“KADININ EMEĞİ KADAR SÖZ HAKKINI DA KONUŞMALIYIZ”
Kadın üreticilerin yıllara dayanan deneyiminin bilimsel bilgiyle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Düzgün, şunları söyledi:
“Tohumu seçen, fideyi büyüten, mevsimi takip eden, hasadı bekleyen kadınların çok büyük bir birikimi var. Bir üretim sezonu boyunca verilen emeğin içinde tecrübe de var, sabır da. Ancak kadınlar ekimde, bakımda, hasatta çalışırken kredi kullanılacağı, girdi alınacağı veya ürün satılacağı zaman aynı ölçüde söz sahibi olabiliyorlar mı? Üzerinde durmamız gereken soru bu.”
Açıklamada paylaşılan FAO verilerine göre, dünya genelinde tarım ve gıda sistemlerinde çalışanların yüzde 42’sini kadınlar oluşturuyor. Veriye erişilebilen ülkelerin yüzde 85’inde ise kadınların tarım arazileri üzerindeki mülkiyet veya güvenli kullanım hakları erkeklerin gerisinde kalıyor.
FAO’nun 2023 tarihli raporunda, aynı büyüklükteki kadın ve erkek yönetimindeki tarım işletmeleri arasında ortalama yüzde 24’lük verimlilik farkı bulunduğu belirtiliyor. Araziye, krediye, eğitime ve teknolojiye erişimdeki güçlükler bu farkın nedenleri arasında gösteriliyor.
ARTAN MALİYETLER TEKNİK BİLGİNİN ÖNEMİNİ ARTIRIYOR
Açıklamada yer verilen TÜİK verilerine göre, Türkiye’de istihdam edilen kadınların yüzde 17,4’ü tarım, ormancılık ve balıkçılık alanında çalışıyor. Temmuz 2026’da Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yıllık yüzde 27,62 artarken, gübre ve toprak geliştiricilerdeki artış yüzde 33,07’ye ulaştı.
Yükselen maliyetlerin üretim harcamalarının daha dikkatli planlanmasını gerektirdiğini belirten Düzgün, teknik bilginin doğrudan tarlada çalışan kişiye ulaşması gerektiğini söyledi.
Düzgün, “Çiftçinin gübreye ayırdığı bütçe sınırlı. Bu bütçenin karşılığını alabilmesi için önce toprağının neye ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekiyor. Geçen yıl kullanılan gübreyi aynı miktarda uygulamak her koşulda doğru sonuç vermez” dedi.
Kadın çiftçilerin toprak analizi sonuçlarını ve gübreleme programını anlayabilmesinin önemine değinen Düzgün, gereksiz veya eksik uygulamaların üreticinin gelirini olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.
“İYİ GÜBRELEME TOPRAĞI TANIYARAK BAŞLAR”
Toprak verimliliğinin yalnızca kullanılan gübre miktarıyla değerlendirilemeyeceğini ifade eden Düzgün, üreticinin gözlemleriyle analiz sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
“Çiftçimiz tarlasının hangi bölümünün daha çabuk kuruduğunu, hangi yıl daha iyi ürün aldığını bilir. Toprak analizi ise bize besin maddelerini, organik maddeyi, pH ve tuzluluk durumunu gösterir. İkisini bir araya getirdiğimizde o tarlaya uygun bir besleme programı hazırlayabiliriz” diyen Düzgün, komşu tarlada başarılı olan bir uygulamanın her arazide aynı sonucu vermeyebileceğine dikkat çekti.
Organomineral gübrelerin de toprağın ve bitkinin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Düzgün, ürün içeriğiyle üretim koşullarının uyumunun önemini vurguladı.
EŞİTSİZLİKLERİN AZALMASI EKONOMİYE DE KATKI SAĞLAYABİLİR
Açıklamada aktarılan FAO hesaplamalarına göre, tarımsal verimlilikte ve tarımdaki ücretli istihdamda kadınlarla erkekler arasındaki farkların kapatılması, küresel gayrisafi yurt içi hasılayı yaklaşık 1 trilyon dolar artırabilir. Aynı senaryoda gıda güvencesizliği yaşayanların sayısının 45 milyon kişi azalabileceği öngörülüyor.
Kadın üreticilere yönelik desteklerin birbirini tamamlaması gerektiğini belirten Düzgün, finansman, eğitim, teknik danışmanlık ve pazara erişimin birlikte ele alınmasını istedi.
Düzgün, “Finansman imkânlarını teknik danışmanlıkla, eğitimi tarladaki uygulamayla buluşturduğumuzda yapılan yatırımın karşılığını daha iyi alırız. Kadın üreticinin kazancını artırmak, tarım ekonomisinin de güçlenmesi demek” ifadelerini kullandı.
EĞİTİMLER ÜRETİM KOŞULLARINA UYGUN PLANLANMALI
Kadın çiftçilerin araştırma kurumlarıyla buluştuğu uygulamalı eğitimlerin yaygınlaştırılmasını isteyen Düzgün, eğitimlerin saatinin, yerinin ve içeriğinin kadınların iş yükü gözetilerek belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Çorum’un Dodurga ilçesinden 45 kadın çiftçinin Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde yeni çeltik çeşitlerini ve yetiştiricilik yöntemlerini incelemesini örnek gösteren Düzgün, öğrenilen bilgilerin tarlada uygulanabilmesi için de destek sağlanması gerektiğini ifade etti. Kamu kurumları, üniversiteler, kooperatifler ve özel sektöre iş birliği çağrısında bulundu.
“BAŞARIYI ÜRETİCİNİN KAZANCIYLA DA ÖLÇELİM”
Gübre sektörünün sorumluluğunun ürün satışıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Düzgün, eğitim ve danışmanlık çalışmalarının sonuçlarının takip edilmesini istedi.
Düzgün, “O eğitimden sonra kaç üretici toprak analizi yaptırdı, kaç kişi gübreleme programını değiştirdi, kaç kadın maliyetini daha iyi yönetebildi? Bunları da takip etmeliyiz” dedi.
Kadın çiftçilerin emeğinin karşılığını alabileceği koşulların oluşturulması gerektiğini vurgulayan Düzgün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Ben gelecek yıl 15 Ekim’de kaç kadının gününü kutladığımızı değil, kaç kadın üreticinin kazancını artırdığını, işini büyüttüğünü ve üretim kararlarında daha güçlü söz sahibi olduğunu konuşmak istiyorum. Tarımın geleceğini güçlendirecek olan da budur.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.