Kan değil, can bağı

Kan bağıyla değil ama yürekten bağlı olduğumuz insanlar vardır.

Güven verirler bize. Tıpkı bir boşlukta yürürken, arkandan geleceğini bilerek korkusuzca yürümek gibidir onlarla dost olmak.

Huzur verirler; sımsıcak gülümsemeleriyle içinizi ısıtırlar.

Ne zaman yanlarında olsanız, en güzel sözcüklerle karşılarlar.

Çeşmeden dökülen su gibidir onların konuşmaları.

Adeta kılı kırk yararlar; sizi incitmemek, kırmamak için.

Cesaret ve moral verirler. Herkes arkasını dönse, onlar arkasını dönmez.

Söylediğiniz her şey sırdır… “Sakın söyleme” diye tembih etmeye gerek yoktur hiçbir şeyi…

Çünkü onlar emin ve güvenilir dostlardır.

Umutsuzluk yoktur onların yüreğinde.

Her olayı hayırla karşılarlar. Olayların olumlu olması için ellerinden geleni yaparlar.

Onlar her zaman çok yakınınızda olamasa da bize uzakta değillerdir.

Varlıkları bile huzur vermeye yeter insana.

Kısacası, bizde dostluk nedir bilir misin?

Birbirinin sıkıntılarına yol göstermek,

Onun için dua etmek…

Yokluğuna üşümek demektir.

Tıpkı mart ayının soğuğunu, mayıs ayının yeni açmış badem çiçeklerine döndürmek gibidir.

Onlar, ailemizin içine kattıklarımız; sabırla, emekle büyüttüğümüz can bağlarımızdır…

Gerisini siz düşünün…

Nice sözler vardır; gün geçer, zaman geçer, yürekte yer eder. Nice sözler vardır; acıtır, kanatır, uykular böler. Nice sözler vardır; latiftir, tabiptir, yüreği imar eder. Nice sözler vardır; acıtır, yaralar, yüreği işgal eder. Nice sözler vardır; hançer gibidir, hardır, nardır, yüreği kül eder.

Mevlana der ki:

“Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin, düşersin; şaşmam dersin, şaşarsın; öldüm der durur, yine de yaşarsın.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.