Ramazan TÜLÜ
Keşkek yatağında dana antrikot
Türk Dil Kurumu' na (TDK) göre doğru yazılış ve kullanım şekli aşçı olan bir sözcüğümüz “Yemek pişiren kişi” anlamına gelmektedir. "Aş" (yemek) kökünden türediği için "ç" harfi ile yazılır. "Ahçı" şeklindeki kullanım ise yaygın bir yazım ve söyleniş yanlışıdır.
Meclisimizden bir hanım mebus çıkmış son günlerde moda olan iftar menüleri ile ilgili konuşmasına “....kendi ahçılarımız pişiriyor...” diye vurgulayarak meramını anlatabilme derdinde. Aş yapana "Aşçı" denirse, Ah çekene de "Ahçı" denir, düz mantık çalıştırırsak. Anlaşılan meclisteki emekçi aşçılar vekillerin kahrını çekerken çok "Ah çekmiş" olmalılar.
Bu hususta eleştirilecek ve kınanacak o kadar çok husus var ki;
İnsan neresinden tutup hangilerine vurgu yapmakta tereddüt yaşıyor.
Konunun ana ekseninde Meclis Başkanının daveti ile yapılan “İftar Yemeği” var.
Ahçı mız pişiriyor diyen vekil hanım ise konuşma yapıyor ve “Milletimiz ne yiyorsa biz de onu yeriz, peynir ekmek de yiyebiliriz” diyor. “Bu tür tartışmalar meclisin, vekillerimizin ve bakanlarımızın değerini aşağı çekiyor” diyerek devam ediyor....
Bu mebus hanımın peynir fiyatlarından haberi yok sanıyorum.
Bayramlarda emekliye verilen sadakaya dönüşmüş bayram ikramiyesine bin liralık zam yapmaktan bile imtina etmişlerken, daha öncede “O garibanlar bizi destekliyor ve bize oy veriyor ve biz bunun için hep iktidardayız” dediği kesim, yani emekliler hadi ekmeği bir şekilde buldu, peynir alabilme imkanı kudreti var mı?
Ne varmış Sayın Meclis Başkanının iftar menüsünde;
Neler mi varmış?
“Lebeniye Çorbası” siz tanışıyor musunuz bu çorba ile, ben hayatımda yemedim ve adını da ilk kez şimdi duydum.
Bal, kaymak, hurma, pastırma, peynir, çiğ köfte, badem ceviz...
Karemize soğanlı avakado, avakadoyu az buçuk biliyorum ama karemize soğanlısı ile hiç tanışmadım ben.
Favalı Enginar, İçli Köfte. Sebzeli Çıtır Börek, Keşkek Yatağında Dana Antrikot, Fındıklı Narlı Güllaç, Zencefilli Sumak Şerbeti. ..
Diye uzayıp gidiyor menü,
Hanım efendi mebusumuz, “akşam iftarda peynir ekmek ve çayla da açarız orucumuzu” diyor ama bu kadar gösteriş düşkünü milletin ödediği vergilerle midelerine doldurdukları çeşitlerden hangilerini biliyor bunun bedelini vergileriyle ödeyen kesim?
Mesela “Keşkek Yatağında Dana Antrikot” nasıl bir şey acaba?
Ben ömr-ü hayatımda hiç yemedim ve adını da duymadım. Okuyanlarımdan bilen var ise bana anlatsın lezzetini de biz de vakıf olalım.
Bunlar biz yoksul kesimlerin aklıyla açıkça alay ediyorlar.
Bu hanım efendi yakınlarını kamu kurumlarına istihdam etmeleri sebebiyle “ Utanmıyor musunuz?” sorusuna, “Niye utanalım, üstelik gurur duyuyoruz” dememiş miydi.
Hakim Savcı atamaları kura çekiminde aday yeğenine “Arif neredesin el salla bakiim” dememiş miydi, hem de canlı yayında tüm milletin gözü önünde....
Her nasıl olduysa son günlerde Selam Çakmak moda oldu.
Mersin Milletvekili ayrı bir vakıa...
ANKA'nın haberine göre Mecliste Üyeler Lokantası, Bahçe Restoran ve kafeteryada fiyatlara yüzde 50 ila yüzde 100 arasında zam yapılmış.
Yeni tarifeye göre zamlı fiyatlar şöylemi;
Üyeler Lokantası
Çorba: 23 lira
Salata ve cacık: 15'er lira
Zeytinyağlı enginar: 82 lira
Etli yemekler: 100 lira
Kafeterya
Karışık pizza: 200 lira
Patates kızartması: 50 lira
Kaşarlı tost: 80 lira
Bahçe Restoran
Döner: 290 lira
Tavuk: 150 lira
Pide: 200-225 lira
Simit alırken zorlanan ve arkadaşına bir küçük bardak çay ısmarlarken düşünen biz "Gariban Emekliler" olarak acıyor ve üzülüyoruz vekillerimiz bu haline!
Bizler, en sıradan ve salaş bir mekanda en basit çorbayı 100 Liraya içemezken vekillerimizin 100 Liraya et yemeği yemeleri, Mebusumuzun tabiri ile vekillerin değerini aşağıya çekme çabasıdır. (!)
Derhal son verilmelidir, hatta mümkünse vekillerimiz bedelsiz (beleş) yiyebilsinler.
Çünkü biz yönetilen ve vergi ödeyenler onlara bakmakla mükellefiz.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.