Şerif KUTLUDAĞ

Şerif KUTLUDAĞ

Kurban Bayramı’nda Allah’a daha yakın olmak

Bugün takvimler 27 Mayıs 2026!.. Kurban Bayramının ilk günü!..

Öncelikle değerli okurlarımın Kurban Bayramı’nı kutluyorum… Kurbanını kendileri kesenlere kazasız belâsız, başkalarına kestirenlere özellikle büyük baş hayvanlarının elden kaçırılmadığı, beceriksiz kasaplar tarafında kurbanlıkların eziyet görmeden kurban edildiği bir Kurban Bayramı yaşanması dileğiyle dostlarıma saygı, sevgi ve selamlarımı sunuyorum...

İlk kavimlerden başlayarak, Pagan inançlar dahil, tarım toplumları ile hayvancılıkla geçimini sağlayan toplumlarda tarih boyunca çeşitli gerekçelerle kurban kesilmiş ve kanı çeşitli ritüeller ile toprağa saçılmıştır. Antik dönem kentlerin en önemli yerlerinden birisi de kurbanların inandıkları İlahlarına sunulduğu Sunaklar olmuştur.

Bunları bizim kültürümüzle örneklendirecek olursak:

Ör: Ev yapılırken evin temelinde, evin içinde yaşayacaklara huzur vermesi için kurban kesilir ve kanı temele akıtılırdı… Yeni bir motorlu araç alındığında aracın tekerinin önünde kurban kesilir, “Allah kazalardan belâlardan korusun!” dileğiyle kanı aracın tekerlerine sürülürdü. Hac Yolculuğu tamamlayanlar hacı yemeği öncesinde sağ salim gidip geldiği için Allah’a şükür duygusuyla kurban kestirirlerdi. Askere gidecek gençler için sağ salim eve dönüp gelmesi dileğiyle kurban kestirilirdi. Yeni doğan çocuk için kesilen kurbana da yeni doğan çocuğun başındaki saçın adından hareketle Akîka Kurbanı denilmiştir. Kırk elli yıl öncesine kadar futbol takımları sezona başlarken, başarılı bir sezon geçirmek dileğiyle kurban kesilirdi…

İlâhî dinlerin hepsinde de bir şekilde kurban vardır

Daha pek çok örneğinin yazılabileceği hayatın içerisinde bir şeyleri vesile eyleyerek kurban kesmelerin en genişi, en kapsayıcı olanı ve en çok uyulması istenen kurban ritüelinin yaşandığı ve yaşatıldığı kurban konusunun Kur’an ile Sünnet kaynaklı en üst değeri işte bugün ilk gününü yaşadığımız Kurban Bayramı’dır.

İbadetlerde fert ve toplum yararıyla açıklanabilir unsurlarla Allah’a bağlılığı temsil eden simgesel davranışlar çok defa bir arada bulunur. Ancak malî bir ibadet olan kurbanda fert ve toplum yararı daha ön plandadır.

Kurbanı hayvanın eti veya derisi için kesiminden ayıran temel fark, onun Allah’ın rızâsını kazanma ve isteğine boyun eğme gayesiyle kesilmiş olmasıdır. Kur’an’da kurbanın kan ve etinin değil kesenlerin dinî duyarlılıklarının Allah’a ulaşacağının belirtilmesi buna işaret eder.

"Hz. Peygamber’in, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde yenmesini tavsiyesinin geri planda yatan gerçeklik toplumda sosyal adalet duygusunun tesis edilmesidir.

Günümüzde bu konunun sadece içinde yaşanılan şehirle sınırlandırılamayacağı, hatta komşu ülkeleri de bir yanına koyarsak, Asya, Afrika gibi kıtlar arası bir olgu kazandığını hep birlikte görüyoruz ve yaşıyoruz…

Kurban kelimesine etimolojik olarak baktığımızda kökün “ krb ” olduğunu görürüz. Akraba kelimesinde de keza “ krb “ kökünü görürüz. Dolayısıyla akraba: Birbirine yakın olanlar anlamında kullanılmaktaydı…

İşte neden kurban kesiyoruz? Öncelikle vecd ile Allah’ın emrini yerine getirerek Allah’a yakın olmak için kurban kesiyoruz. İkinci olarak da ihtiyaç sahiplerine verdiğimiz paylarla onların da mutlu olmasını sağlayarak, insanların duası ve tebessümüyle hayatı güzelleştirmek için kurban kesiyoruz…

Kurban Bayramının Türk-İslâm alemiyle birlikte tüm insanlık için hayırlara ve güzelliklere vesile olması dileği ve duasıyla değerli okurlarımızın bir kere daha Kurban Bayramı’nı kutluyoruz…

GÜL/AYDIN… SEVGİLERİMLE…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.