Nermin Akkan’ın “Kızıl Elma” şiiri Bulgaristan’da edebiyat dergisinde yayımlandı

Nermin Akkan’ın “Kızıl Elma” şiiri Bulgaristan’da edebiyat dergisinde yayımlandı

Aydın 24 yazarı ve şair Nermin Akkan’ın “Kızıl Elma” adlı şiiri, Türkçe ve Bulgarca yayımlanan iki dilli edebiyat ve sanat dergisi “Literary Peker Bouquet”te okurla buluştu. Şiir üzerine edebi incelemeye de yer verilen dergi, farklı ülkelerden şair ve yazarları bir araya getirdi.

TÜRKÇE VE BULGARCA EDEBİYAT BULUŞMASI

Aydın 24 yazarı Nermin Akkan’ın “Kızıl Elma” isimli şiiri, Türkçe ve Bulgarca yayımlanan “Литературен Пекер Букет” (Literary Peker Bouquet) Dergisi’nde yayımlandı.

Farklı şairlerin ve yazarların eserlerine yer veren uluslararası nitelikteki dergide, Akkan’ın şiirinin yanı sıra eser üzerine değerlendirme yazısı da okurların ilgisine sunuldu.

dergi-kapagi.jpeg

“ŞİİRİMİ BULGARCA’YA ÇEVRİLMİŞ HALDE KEYİFLE SUNUYORUM”

Şiirinin Bulgarca yayımlanmasından duyduğu mutluluğu paylaşan Nermin Akkan, emeği geçenlere teşekkür etti.

Akkan açıklamasında, “Bulgarca'ya çevrilen şiirimi keyifle sunarken dostlarıma ve gönül birliği ve emeği için sevgili Suna Yılmaz'a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

EDEBİYAT DÜNYASINDA TÜRKÇE’DEN BULGARCA’YA KÖPRÜ

“Literary Peker Bouquet” Dergisi’nde yayımlanan çalışma, Türk ve Bulgar edebiyat çevreleri arasında kültürel bir bağ oluştururken, Nermin Akkan’ın şiirinin farklı bir dil ve coğrafyada yeni okurlarla buluşmasını sağladı.

Türkçe şiirin uluslararası edebiyat platformlarında görünürlüğünü artıran bu yayın, kültürlerarası edebi paylaşım açısından da önem taşıyor.

İşte şair Nermin Akkan'ın iki dilde yayımlanan o şiri:

KIZIL ELMA

Ay'ı aklar kirpiklerin

Giden günün karasından

Kaç yavru kuş kanat çırpar

Ah yâr bilsen şafakla bir kaşlarının arasından

Âmâ bağban bile ey yâr

Çöl suvarır uykusunda

Gül ağzının ballarından

Kaç bir güvey duvak açar

Davulsuz zurnasız naçar

Yoksul gönlüme diktiğin

Varsıl Tuba dallarından

Gurbet sıla karmalanır sarmalanır hasret vuslat

Fizan'a köprü kurulur

Pulsuz pusatsız gülümyâr

Zülfikâr'i endamının

Kuş kanadı darasından

Kaç bir Ferhat su indirir Harşena'dan Şirin'ine

Kaç bir Mecnun tur bindirir

Leyli'si yitik birine

Ah ömrüne ömür katıp uğruna dehri sattığım

Gök döşünde düşe yatıp bacasız ocak çattığım

Kaç bir kumru çiftin bulur

Kaç kocamış ömür solur ah bir görsen öz gözünün hiperbarik çırasından

Essahının olduğuna

İnansa idim enerim düşe döşediğim senin

Varıp Anzer'i tadına serin gülümcük busenin

Erse idim bir kerecik kerevetsiz muradına

Çekip almaz mıydım ah yâr kapatıldığın kaleden

Dalmaz mıydım seyranıma çıkıp fildişi kuleden

Böylesine ayrıksı bir sevdadır yâr

Nakış nakış ibrişim ipek iplikle içliğime işlediğim

Böylesi bir Kızıl Elma böylesi bir ağlar ayva

Kızılca nar kamaş kamaş avurdumla dişlediğim

Duydum duymadım deme yâr

Dünyasılı olmayanın peşindeki Anka'yım ben

Gıdığında gök taşıyan

Yaz kış bahar solmayanın teşindeki kankayım ben

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.