Rasmus Ankersen: "Adana Demirspor gibi olmak istemiyoruz"
Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen, birkaç sezon boyunca bütçesinin üzerinde harcama yaparak ardından iki kez küme düşen Adana Demirspor'un durumuna düşmek istemediklerini söyledi.
Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen, birkaç sezon boyunca bütçesinin üzerinde harcama yaparak ardından iki kez küme düşen Adana Demirspor'un durumuna düşmek istemediklerini söyledi.
Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen, Süper Lig'deki kötü gidişatın ardından taraftarların yönelttiği soruları yanıtladı. Sarı-kırmızılı kulübün resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda taraftarların merak ettiği konulara açıklık getiren Ankersen; transfer politikası, mali yapı ve kulübün gelecek hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak vizyonları hakkında açıklama yapan Ankersen, "Dört yılı biraz aşkın bir süre önce kulübe yatırım yaptığımızda, farklı bir proje inşa etme hedefiyle yola çıktık. Bu, her şeyden önce Türkiye'de alışılmışın dışında, kendine özgü ve farklı bir oyun anlayışına sahip olmak anlamına geliyordu. Bizim için bu; yüksek tempolu, fiziksel güce dayalı ve doğrudan bir oyun anlayışı demekti. Sadece topa sahip olmak adına pas yapan bir takım değil; çok daha dikine oynayan ve geçiş oyununu merkeze alan bir futbol anlayışı. Bu oyun anlayışının Türkiye'de etkili olacağına inanıyorduk. İkinci olarak, 30'lu yaşlarını geçmiş ve kariyerlerinin son dönemine yaklaşmış oyunculardan oluşan bir kadro yerine; genç, aç ve en iyi günleri henüz önünde olan oyunculardan kurulu bir takım oluşturmak istiyorduk. Son olarak, finansal açıdan sürdürülebilir bir kulüp yapısı kurmayı hedefledik. Sürdürülebilirlikten kastımız şuydu: Kulübü yeniden Süper Lig'e taşımak için önemli miktarda yatırım yaptığımız ilk dönemin ardından, kulübün kendi gelirleriyle giderlerini karşılayabildiği, kendi kendini finanse eden bir yapıya kavuşmasını istiyorduk. Bugün, bu projenin üzerinden dört yıldan fazla bir süre geçmişken, önemli bir mesafe kat ettiğimizi düşünüyorum. Elbette hala geliştirmemiz gereken birçok nokta var. Ancak İzmir'in gerçekten gurur duyabileceği bir kulüp yapısını yeniden oluşturduğumuzu ve Türkiye'de güçlü bir şekilde rekabet edebilecek iddialı bir proje ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Bazen yalnızca içinde bulunduğumuz ana odaklanmak kolay olabiliyor. Elbette sezona aldığımız puanlar açısından yaptığımız başlangıç hepimiz için hayal kırıklığı oluşturdu. Ancak ne kadar yol kat ettiğimizi kendimize hatırlatmamızın önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.
"Göztepe, her yıl operasyonel olarak yaklaşık 5-6 milyon Euro zarar ediyor"
Oyuncu satışı yapmalarının üç temel nedeni olduğunu ifade eden Ankersen, "Bunun üç temel nedeni var. Bunlardan ilki, finansal sürdürülebilirliği sağlayabilmek için zaman zaman oyuncu satışı yapmamızın gerekli olması. Göztepe, her yıl operasyonel olarak yaklaşık 5-6 milyon Euro zarar ediyor. Bu da şu anlama geliyor: Eğer oyuncu satışı yapmazsak, kulübün giderlerini karşılamak ve ödemelerini yapabilmek için birilerinin her yıl 5-6 milyon Euro kaynak sağlaması gerekiyor. İkinci neden ise oyuncularımıza Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden kulüplerden veya Premier Lig takımlarından teklifler geldiğinde, onları kadroda tutmanın neredeyse imkansız hale gelmesi. Oyuncularımızın bu liglerde potansiyellerini gerçekleştirmelerine ve bizim sunabileceğimizden çok daha yüksek sözleşmelere ulaşmalarına engel olursak, sonunda motivasyonu ciddi şekilde düşmüş oyuncularla karşı karşıya kalırız. Üçüncü neden ise açıkçası, oyuncuları Göztepe'ye çekebilmek için anlattığımız hikayenin de tam olarak bu olması. Onlara, Göztepe'ye gelip burada iyi bir gelişim gösterirlerse, daha büyük bir lige gitme fırsatı doğduğunda önlerinde engel olmayacağımızı söylememiz. Gerçek şu ki; taraftarlarımızın gözünde Göztepe dünyanın en büyük kulübü olsa da oyuncuların gözünde kariyerlerinin son durağı değil. Hepsi yeteneklerini en üst seviyede test etmek ve kendilerini orada kanıtlamak istiyor. Bu nedenle zaman zaman oyuncu satışı yapmamız, anlattığımız bu hikayeyi daha da güçlendiriyor. Aynı zamanda yeni oyuncuları Göztepe'ye çekmemize de yardımcı oluyor. Çünkü burada gelişmek için çok iyi bir ortam olduğunu ve kendilerini kanıtladıktan sonra kariyerlerinde bir sonraki adımı atma fırsatı bulabileceklerini görüyorlar" diye konuştu.
"En büyük hayalim Avrupa'da mücadele etmek"
En büyük hayallerinin Avrupa kupalarında mücadele etmek olduğunu vurgulayan Ankersen, "Bunun için her gün çalışıyor, mücadele ediyoruz. Geçtiğimiz sezon Avrupa'ya çok yaklaştık. Son maçta verilen bazı oldukça tartışmalı kararlar ve sezonun ikinci yarısında iç sahada oynadığımız bazı karşılaşmalarda yaşadığımız performans düşüşü olmasaydı, bugün Avrupa'da mücadele ediyor olabilirdik. Yani aslında hedefimizden çok da uzak değiliz. Ancak şunu da belirtmek istiyorum: Avrupa'ya gitmek kendiliğinden gerçekleşecek bir şey değil ve bunun garantisini vermem mümkün değil. Gerçek şu ki; Avrupa'ya gitme hedefi için, tek bir oyuncuya bizim tüm kadromuza harcadığımızdan daha fazla para harcayan takımlarla rekabet ediyoruz. Dolayısıyla bu bizim için büyük bir meydan okuma. Ancak biz bu mücadeleyi vermeye hazırız. Bazı sezonlarda oyuncu satışları nedeniyle bir geçiş süreci yaşayabilir ve takımı yeniden inşa etmek zorunda kalabiliriz. Ancak her zaman takımı adım adım geliştirmeye çalışıyoruz. Böylece iyi geçirdiğimiz bir sezonda Avrupa kupalarına katılma hedefi için güçlü bir şekilde mücadele edebiliriz. Şunu anlamak önemli: Bizim için rekabetçi bir takım kurmak adına finansal sürdürülebilirlikten vazgeçmek doğru değil; aynı şekilde finansal başarı uğruna rekabetçi bir takım kurmaktan vazgeçmek de doğru değil. Bizim için mesele birini seçmek değil, her ikisini de aynı anda başarabilmek. Şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Birkaç sezon boyunca bütçesinin üzerinde harcama yapıp ardından iki kez küme düşen Adana Demirspor gibi olmak kesinlikle istemiyoruz. Biz; birkaç yıl sonra ilgisini kaybedebilecek tek bir kişinin maddi desteğine bağlı olmayan, güçlü, sağlam ve sürdürülebilir bir kulüp yapısı oluşturmak istiyoruz. Aksi halde o kişi çekildiğinde, kulübün de bir anda ortadan kaybolduğu bir yapı ortaya çıkabilir. Biz, yalnızca bir ya da iki sezon başarılı olan değil; önümüzdeki 5 ila 10 yıl boyunca istikrarlı şekilde büyümeye devam eden bir Göztepe inşa etmek istiyoruz. Biz bunun, finansal açıdan sürdürülebilir bir model oluşturulduğunda mümkün olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Alternatifli bir kadro kurduk"
Sakatlıkların takımı olumsuz etkilediğini belirten Ankersen, "Şu anda yaşadığımız bazı sakatlıklar, kadrodaki bu eksiklerin gerçekte olduğundan daha büyük görünmesine neden oluyor. Kadromuzun derinliğinin güçlü olduğunu ve birçok pozisyonda geçen sezona kıyasla daha fazla alternatife sahip olduğumuzu düşünüyorum. Ne yazık ki kalecimizi, stoperimizi ve son birkaç yıldır takımımızın belki de en güvenilir orta saha oyuncusunu kaybettik. Bu nedenle takımın omurgasını yeniden oluşturmaya çalışıyoruz ve tüm parçaların bir araya gelip uyum sağlaması biraz zaman alacak. Transferlerin zamanlamasına gelince; ne yazık ki bu süreç Football Manager oynamak gibi değil. Bir tuşa basıp her şeyi anında çözüme kavuşturamıyorsunuz. Bazen yeni bir oyuncu transfer edebilmek için önce mevcut oyuncularınızdan birini satmanız gerekir. Sonunda bir oyuncuyu sattığınızda, ilk tercih ettiğiniz transfer seçeneği artık mevcut olmayabiliyor. Bu durumda ikinci ya da üçüncü alternatifinize yönelmek zorunda kalıyorsunuz. Bu oldukça karmaşık bir süreç. Ancak teknik direktörümüze takımla çalışabilmesi için en iyi şartları sunmak adına, mümkün olduğunca fazla transferi sezon öncesi kamp başlamadan önce tamamlamaya çalışıyoruz. Bu yıl da sezon öncesi hazırlıklar başlamadan önce dört ya da beş oyuncuyla sözleşme imzaladık. Bunun iyi bir sonuç olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
"Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden bir takımdan gelen teklifi reddettik"
Her teklif geldiğinde elindeki oyuncuyu satmaya çalışan bir kulüp olmadıklarını dile getiren Ankersen, "Bu yıl ocak ayında, Avrupa hedefimiz doğrultusunda takım içindeki istikrarı korumak istediğimiz için Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden bir kulüpten önemli oyuncularımızdan biri için gelen yüksek teklifi reddettik. Bu yaz da önemli oyuncularımızdan bazıları için gelen yüksek teklifleri geri çevirdik. Geçmişte Göztepe'nin reddetmesinin neredeyse düşünülemeyeceği büyüklükte tekliflerdi bunlar. Dolayısıyla rekabetçi bir takım oluşturma ve kadro istikrarını koruma konusunda son derece kararlıyız. Ancak aynı zamanda, zaman zaman oyuncu geliştirip onları kariyerlerinde bir üst seviyeye taşıyan bir kulüp olmak da istiyoruz. Bu iki hedef arasındaki doğru dengeyi bulmak her zaman kolay değil ancak bunu en iyi şekilde gerçekleştirmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.
"Türkiye'nin büyük kulüplerinden birinden gelen teklifi reddetti"
Teknik Direktör Stanimir Stoilov'a büyük bir saygı duyduklarını belirten Ankersen, sözlerini şöyle tamamladı:
"Son iki sezonda elde ettiğimiz başarılarda en önemli itici güçlerden biri kendisi oldu. Transfer ettiğimiz oyuncuların gelişiminde çok önemli bir rol oynadı ve onları son derece yüksek bir seviyeye taşıdı. Bu yaz, Göztepe projesine olan bağlılığı nedeniyle Türkiye'nin büyük kulüplerinden birinden gelen önemli bir teklifi reddetti. Kendisine büyük bir saygı borçluyuz. Benim tam desteğime sahip ve bundan sonra da bu desteğe sahip olmaya devam edecek. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Şu anda zor bir dönemden geçiyoruz ve eleştiri her zaman kabulümüzdür."

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.