Selam var da Aydın’ın derdi nerede?

MHP Aydın İl Başkanı Osman Gazi Cihangiroğlu’nun Genel Başkan Devlet Bahçeli’yi ziyaret etmesi teşkilat açısından elbette önemlidir. Siyasi partilerde liderle görüşmek, onun takdirini ve desteğini almak doğal bir durumdur. Bahçeli’nin Aydın halkına gönderdiği “kalbi selam ve muhabbet” mesajı da siyasi nezaket çerçevesinde değerlendirilebilir.

Ancak burada sorulması gereken asıl soru şudur:

Bu ziyarette Aydın konuşuldu mu?

Çünkü yapılan açıklamaya baktığımızda, Aydın’ın yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına dair tek bir cümleye rastlayamıyoruz.

Daha da önemlisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in yıllar önce ortaya koyduğu ve toplumun omurgasını oluşturan “altı sosyal dilim” anlayışından bugün hiçbir iz göremiyoruz. Türkeş; köylüyü, işçiyi, esnaf ve sanatkârı, memuru, işvereni ve serbest meslek mensuplarını siyasetin merkezine yerleştirmişti. Çünkü milliyetçiliğin yalnızca hamasi sloganlardan değil, milletin sosyal ve ekonomik meselelerinden beslendiğini çok iyi biliyordu. İşte bu nedenle, dönemin MHP milletvekili ve Ticaret Bakanı Agah Oktay Güner’in kaleme aldığı “Verim Ekonomisi” ve “İsraf Ekonomisi” adlı eserler, ülkücü hareketin el kitabı haline gelmişti.

Bu yaklaşım, milliyetçiliği kuru söylemlerden çıkarıp üretim, emek ve adalet eksenine oturtuyordu.

Peki bugün ne görüyoruz?

Köylü üretim maliyetleri altında eziliyor.

İşçi geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor.

Esnaf borçlarını çevirmekte zorlanıyor.

Memur maaşının daha ay bitmeden eridiğinden yakınıyor.

Gençler iş bulamadıkları için geleceklerini başka şehirlerde arıyor.

Ama bütün bunlar yerine kamuoyuna servis edilen açıklamalarda “sadakat”, “teveccüh”, “bilge lider”, “son nefer”, “son nefes” gibi ifadeler öne çıkıyor.

Cihangiroğlu’nun açıklamalarına bakıyoruz; baştan sona hamasi bir dil...

“Son nefer son nefese kadar...”

“Lekesiz sadakat...”

“Emrindeyiz...”

İyi de vatandaşın derdi bunlar mı?

Aydınlı pazara çıktığında etiketlere bakıyor.

Elektrik faturasını düşünüyor.

Çocuğunun eğitim masrafını hesaplıyor.

Çiftçi tarlasını nasıl ekeceğini kara kara düşünüyor.

Esnaf dükkânını açık tutabilmenin hesabını yapıyor.

Bu insanların hayatında hamasetin karşılığı yok.

Onlar çözüm istiyor.

Mücadele istiyor.

Seslerinin Ankara’ya taşınmasını istiyor.

İl Başkanı Cihangiroğlu göreve geldiğinden bu yana Aydın’ın hangi sorununu gündeme taşıdı?

Hangi konuda merkezi yönetime, yerel yönetimlere çağrıda bulundu?

Hangi yatırımın takipçisi oldu?

Hangi ekonomik soruna ilişkin kamuoyu önünde güçlü bir duruş sergiledi?

Doğrusu hatırlayan varsa beri gelsin.

Çünkü kamuoyunun gördüğü tablo, sürekli lider övgüleriyle süslenen ama şehrin gerçek meselelerine temas etmeyen bir siyaset anlayışıdır.

Oysa siyaset sadece yukarıya sadakat göstermek değildir.

Asıl marifet, aşağıdaki vatandaşın sesini yukarıya duyurabilmektir.

Genel başkana methiyeler dizmek kolaydır.

Zor olan, çiftçinin derdini anlatmaktır.

Esnafın sıkıntısını dile getirmektir.

Emeklinin sesini duyurmaktır.

İşsiz gencin umutsuzluğunu gündeme taşımaktır.

Aydın’ın gerçek sorunlarını konuşmayan bir siyasetin, bir süre sonra sadece kendi söylediklerini dinleyen kapalı bir yapıya dönüşmesi kaçınılmazdır.

Cihangiroğlu “son nefer” diyor.

Ama siyaset yalnızca sadakat söylemleri üzerine kurulursa gerçekten de ortada nefer kalmayabilir.

Çünkü insanlar sloganlara değil, hayatlarına dokunan çözümlere bakar.

Sonuç olarak...

Sayın Bahçeli’nin selamını aldık.

“Aleykümselam” da dedik.

Ancak Aydın’ın beklediği şey yalnızca selam değildir.

Aydın’ın beklediği; çiftçisinin, işçisinin, esnafının, memurunun ve gencinin sorunlarının Ankara’ya taşınmasıdır.

Alparslan Türkeş’in ifade ettiği altı sosyal dilimin sesi olmaktır.

Kuru selam siyasetiyle değil, milletin derdiyle hemhâl olan bir siyaset anlayışıdır.

Çünkü liderlerin gölgesinde hamaset üretmek kolaydır.

Zor olan, halkın gerçek sorunlarına cesaretle eğilmektir.

Aydın’ın ihtiyacı da tam olarak budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.