TÜRK savunma sanayii durdurulamıyor! Türkiye üretiyor, dünya takip ediyor

TÜRK savunma sanayii durdurulamıyor! Türkiye üretiyor, dünya takip ediyor

Türk savunma sanayii, tüm baskılara, ambargo tehditlerine ve muhalefetin eleştirilerine rağmen büyümesini kararlılıkla sürdürüyor. Bir önceki yıl 7,1 milyar dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025 itibarıyla yaklaşık 10 milyar dolara ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı.

Bu rakam, Türkiye’nin turizmde milyonlarca ziyaretçiden elde ettiği gelirle yarışacak seviyeye ulaşırken, savunma sanayiinin artık sadece güvenlik değil, aynı zamanda dev bir ekonomik güç olduğunu da ortaya koydu.

Sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin 500 şirket, 120 bin doğrudan çalışan ve yüz binlerce dolaylı istihdam ile savunma sanayii; üreticiden taşımacıya, yan sanayiden hizmet sektörüne kadar milyonları ilgilendiren dev bir ekonomik çark haline geldi.

“ÜRETMEZSEK VATANI NASIL SAVUNACAĞIZ?”

Bölgede kuşatmalar, ambargolar ve siyasi baskılarla karşı karşıya olan Türkiye için yerli ve millî üretimin önemi her geçen gün daha da artıyor. Türkiye üretmeye, geliştirmeye ve dünyaya açılmaya devam ediyor.

Yetkililer, yerli savunma sanayiinin sadece bugünün değil, Türkiye’nin geleceğinin de teminatı olduğunu vurgularken, bu alandaki her yeni adımın milli bağımsızlık açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade ediyor.

2.png

TÜRK İMZALI SİLAH, DÜNYA SAHNESİNDE

Türk savunma sanayiinin genç ve dinamik firmalarından ARCHON DEFENSE tarafından geliştirilen yeni nesil yerli silah sistemi, World Defense Show 2026 fuarında uluslararası vitrine çıktı. Türkiye’de tasarlanan ve üretilen bu sistem, Türk mühendisliğinin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

Fuarda büyük ilgi gören yerli ürün, Türkiye’nin küçük silahlar alanında da küresel pazarda söz sahibi olma hedefinin somut göstergesi olarak değerlendirildi. Uzmanlar, bu tür platformların Türkiye’nin savunma ihracatındaki gücünü daha da artıracağını belirtiyor.

3.png

SAVUNMA SANAYİİ: SADECE SİLAH DEĞİL, BAĞIMSIZLIKTIR

Savunma sanayiindeki bu yükseliş, yalnızca askeri kapasite anlamına gelmiyor. Aynı zamanda teknoloji, istihdam, ihracat ve stratejik bağımsızlık demek. Türkiye, kendi silahını, kendi sistemini üreterek dışa bağımlılığı azaltırken, milli iradeyi de sahada ve masada güçlendiriyor.

Uzmanlara göre Türkiye’nin bu alandaki kararlılığı, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin güvenliğini ve bağımsızlığını da garanti altına alan tarihi bir adım niteliği taşıyor.

HABER: Servet TÖZ

KAYNAK: Metin AKOĞLU

KAYNAK: Tabya Dijital

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.