Urla’da sakız enginarının hasat mesaisi sürüyor
Türkiye'nin enginar ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan İzmir'in Urla ilçesinde, karaciğer dostu olarak bilinen sakız enginarında hasat mesaisi devam ediyor.
Türkiye'nin enginar ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan İzmir'in Urla ilçesinde, karaciğer dostu olarak bilinen sakız enginarında hasat mesaisi devam ediyor. Kendine has yumuşak dokusu ve yapraklarının da tüketilebilmesiyle diğer türlerden ayrılan şifa deposu tescilli lezzet, tarlalardaki yoğun el emeğinin ardından sofralardaki yerini almaya başladı.
İl genelinde ağırlıklı olarak Urla, Çeşme, Karaburun, Seferihisar ve Torbalı ilçelerindeki yaklaşık 8 bin dekarlık alanda yetiştirilerek yılda 11 bin ton civarında ürün elde edilirken, üretimin merkez üssü konumundaki Urla'da tek başına yılda yaklaşık 2 bin tonluk üretim gerçekleştiriliyor. Bölgenin ideal ikliminde yetişen ve coğrafi işaret alarak tescillenen sakız enginarı, sadece iri çanağı tüketilen sert ve kalın yapraklı bayrampaşa enginarının aksine, yumuşak dokusu ve yapraklarının da rahatlıkla yenilebilmesiyle öne çıkıyor. Ocak ve şubat aylarındaki verimli yağışların doğal bir gübre etkisi oluşturmasıyla bu yıl rekoltesi yüzde 20 oranında artan tescilli ürün, hasat edilmesinin ardından tarlada 30, pazarlarda ise ortalama 50 liradan satışa sunuluyor. Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan sakız enginarı, karaciğerin temizlenmesinde ve hücrelerin yenilenmesinde önemli bir rol üstleniyor. Sağlığa olan faydalarının yanı sıra benzersiz lezzetiyle de yoğun talep gören bu ürün; zeytinyağlı yemeği, dolması, salatası ve pilavıyla sofraları süslüyor. Tarladan sofraya uzanan zorlu yolculuğuyla Ege mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan coğrafi işaretli bu şifa deposu lezzet, 1-3 Mayıs günleri arasında ilçede düzenlenecek olan Uluslararası Urla Enginar Festivali'nde ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.
Enginarın esas hasat zamanı başladı
Sakız enginarının Urla yarımadasına mahsus bir ürün olduğunu belirten Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, "Çok değerli, kaliteli ve aroması çok güzel olan bu ürün için üreticilerimiz ağustos ayından sonra hazırlıklara başlar. Tarlayı sular, uyandırır ve ardından kökleri seyreltirler. Kışın nasıl geçeceği bilinmediği ve bazı seneler soğuk vurarak ürün ziyan olduğu için risk alıp erken uyandıranlar, kasım ve aralık aylarında tek tük hasada başlar. Son zamanlarda kış mevsimi yumuşak geçtiği için üreticiler erken uyandırarak kazanç sağlıyor. Esas hasat zamanı ise mart, nisan ve mayıs aylarıdır, mayıs ayının sonunda da hasat biter. Biz festivalimizi her yıl nisan ayının son günü veya mayıs ayının ilk haftası yapıyoruz. Bu sene de mayıs ayının ilk haftasına aldık. Tarla olarak 800-900 dönümün üzerinde enginar üretimimiz var ve bunu da 130-140 üreticimiz yapıyor. Pandemiden sonra üreticilerimizin büyük bir kısmı enginarı kendisi soyup işleyerek internet üzerinden vakumlu şekilde satmaya başladı. Bu ürünler Türkiye'nin her tarafına, hatta Avrupa'nın bazı ülkelerine de gidiyor" dedi.
Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor
Enginar tarlasını ağustos ayında hazırlayarak eylül başında dikim yaptıklarını anlatan üretici Hakan Seymen ise, "Dikim sonrası sulama büyük önem taşıyor. Fazla su hastalığa yol açarken, az su bitkinin tutmasını engelliyor. Don veya dolu gibi olumsuz hava şartları yaşanmazsa kasım ve aralık aylarında ilk meyveleri yavaş yavaş kesmeye başlıyoruz. Ancak esas verimli dönemimiz olan mart, nisan ve mayıs aylarında çok yüksek bir rekolte elde ediyoruz. Bölge insanı özellikle sakız türünün dolmasını çok severken, İstanbul pazarı genellikle çanak enginarı tercih ediyor. Enginarın tazeyken 10-15 dakika kaynatılıp üzerine limon, zeytinyağı ve tuz eklenerek tüketilmesi de oldukça yaygın ve bu şekilde vitamin değerini hiç kaybetmiyor" diye konuştu.
Karaciğer hastalarının öncelikli tercihi
Enginarın karaciğer ve kanser hastaları için taşıdığı önemi doktorların da tavsiye ettiğini belirten üretici Serkan Karcı da, "Özellikle karaciğer ve bazı kanser hastalarının öncelikli tercihi olan Urla enginarını, vakumlu ambalajlar ve kavanozlar içerisinde Türkiye'nin her noktasına ulaştırıyoruz. Müşterilerimizin her yıl artan talebi ve ürünlerimize gösterilen yoğun ilgi bizleri üretim konusunda daha da motive ediyor. Sakız enginarı, bayrampaşa türüne nazaran daha küçük bir yapıya sahip olsa da dolma ve çeşitli yemeklerde çok daha verimli bir kullanım sunmaktadır. Sakız enginarının yaprakları yumuşaklığı sayesinde bütünüyle tüketilebilirken, Bayrampaşa enginarının dış yaprakları sert olduğu için tüketiciler genellikle sadece çanak kısmını çeşitli garnitürlerle hazırlayarak tüketmeyi tercih ediyorlar" ifadelerini kullandı.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.