Hükümet Bulvarının dünü bugünü-3

1960-70’li yıllarda Hükümet binasının alt katında emniyet müdürlüğü, milli eğitim, sağlık müdürlükleri faaliyet gösterirdi. İl emniyet müdürünün makam odası girişte solda küçük bir odaydı, müdürlüğün personel kadrosu çok sınırlı idi. Araç gereçleri ve imkânları kısıtlıydı. Polislik mesleği o günlerde çok özveri isteyen bir meslekti. O günlerin unutulmaz baş komiser Recep’i çok iyi tanırım, düzgün bir insandı. Sivil giyindiği zaman çarşıda gezerken fark edilirdi. Çok kibar, yufka yürekli, kanarya merakı olan bir kişiydi. 1950’li yıllarda hükümet meydanının batı tarafında doktor Gözaçan’ın konağı vardı. Doktor, sözü geçen, halkın sevip saydığı eşraftan bir kişiydi, bugün konağı korumaya alınmış, gene de bir kuruma hizmet etmekte.

Hükümet Meydanından istasyona inerken o günlerin Emlak Bankası binası, biraz ilerde İş Bankası sade, gösterişsiz, kendine has mimarisi ile dikkat çekerdi. Hükümet Bulvarı’yla Gazi Bulvarı’nın kesiştiği nokta Ramazan Paşa kavşağıdır. Burası kentin en önemli noktasıdır, bütün yön ve mekânlar bu noktaya göre tarif edilir. İstasyon Meydanına doğru yürüyüşümüze devam ettiğimizde bugünkü sarrafların bulunduğu yerde manifatura mağazaları vardı. Biraz ilerde bugünkü katılım bankasının olduğu yerde Söğütlü kahve vardı. Söğütlü kahve, ismini söğüt ağacının dallarının kaldırıma sarkmasından almıştır. Aşağı doğru inerken bugünkü saatçi dükkanının olduğu yerde ‘Kör Tevfik’in’ konfeksiyon dükkanı vardı. Onun altında bugün çiçek pasajı denen yer meyhane sokağıydı. Burada meyhaneci Hulusi’nin meyhanesi vardı. O sokağın başında doyuran lokantası kentin en önemli lokantalarındandı. Ona bitişik, İpekçioğlu’nun berber salonu vardı. O günlerde görkemli, gösterişli bir mekândı. Vali, bürokratlar ve zenginler burada tıraş olurdu. Halk pek oraya girmezdi. İpekçioğlu berber salonunun karşısında, bugünkü Telekom mağazasının olduğu yerde meşhur Sakız Bakkaliyesi vardı. İşletme sahibi Coşkun Timur bir esnaftan ziyade bürokrat havası olan kibar ve düzgün bir insandı. Burası, varlıklı kesimin, memurların gıda ihtiyacını karşılayan seçkin mekânlardan biriydi. Hükümet Bulvarı bugün Garanti Bankası olan İsmail Manavoğlu’nun mağazasıyla sona ererdi. Aydın Eczanesi ve babamın Ege Bakkaliyesi meydana bakan, kentin önemli iş yerleriydi. O zamanlar Aydın Eczanesinde havan ilaçları yapan kalfalar çalışırdı. Eczane sahibi Ziya Evren il genel meclis üyesiydi. Hatırı sayılır, itibarlı bir adamdı. Aydın valisi sık sık Ziya Evren’i ziyaret ederdi. 70’li yıllarda Aydın valisi Turgut Eğilmez’in ziyaretine çok şahit oldum. Valinin Cadillac arabası bizim dükkânın önüne park ederdi, vali şoförü İsmail abi devamlı aracı siler, parlatırdı. O yıllarda bugün olduğu gibi herkesin arabası yoktu. Caddeleri şereflendiren vali arabasının eşi benzeri olamazdı. Halk gıpta ile valiyi izlerdi. Vali demek hükümet, devlet demekti. Bugün artık vatandaşlardan pek çoğunun altında vali arabasından daha konforlu araçlar var. Vatandaşın devletin kulu olduğu günler geride kaldı.

Bugün Hükümet Bulvarı eski kimlikli kent görüntüsünden uzak, yoğun bir araç ve insan yığınının kurbanı oldu. Artık kentin kimlik sorunu, imar hassasiyeti, estetik meselesi, tarihi değerler kimsenin umurunda değil. Bencillik, adamsendecilik, mal hırsı, yaşam mücadelesi her şeyin anlamını değiştirdi. Büyük bir yabancılaşma ve yozlaşma yaşıyoruz. Kentleşmeyi beceremedik vesselam…

Aydın Efeler’de ‘Hükümet Bulvarı’ dünü ve bugünü

Hükümet Bulvarının dünü bugünü -2-

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.