Alçaklığın dayanılmaz hafifliğiyle alçaklık…

Üslup değil, zihniyet sorunu.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve kurucu kadroya “alçak” diyen, aslında kendi zihniyetini ifşa etmektedir. Çünkü alçaklık bir kelime değil, bir duruştur.

Alçak kimdir? Milli mücadeleye engel olmak isteyenlerdir.

İngilizlerle iş birliği yapanlardır.

Emperyalizmin uşağı olup devleti ve milleti bölmek isteyenlerdir.

Atatürk’e ve Cumhuriyet kadrolarına hakaret edenlerdir.

Bu toprakları vatan yapan Türk milletine nankörlük edenlerdir.

Cumhuriyeti yıkmak isteyenlerdir.

Kürtleri Türk milletinin birliğinden koparmaya çalışanlardır.

Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kastedenlerdir.

Bebek katillerini, terör örgütlerini aklamaya çalışanlardır.

Meclis kürsüsünden Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına “alçak” diyen bir vekil, aslında kendi namus ve şeref anlayışının seviyesini ortaya koymuştur. Çünkü TBMM kürsüsünde edilen yemin bellidir: “Büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine…” O yemini çiğneyen, kendi diliyle kendini ele vermiştir.

TBMM İçtüzüğü açıktır: Türk milletinin tarihine, ortak geçmişine ve Anayasa’nın ilk dört maddesinde çizilen düzene hakaret eden vekile Meclis’ten çıkarma cezası verilir. Hukukun çizgisini aşanlara gösterilen müsamaha, milletin hukukunu aşındırır.

Unutulmasın: TBMM, Türk milletinin hukukunu da kendi hukukunu da korumak zorundadır. Çünkü mesele üslup değil, zihniyettir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.