Cumhuriyet, çoban, başbakan

Köyümüzde rahmetli Ahmet Muharrem Gündüz vardı.

Bir dönem köy muhtarlığımızı da yapmış, çok gazete ve kitap okurdu. Çocuklarının torbalarında mutlaka kitap bulunur, akşamları da ocak başında uzun uzun tarih dersleri verirdi…

Nur içinde yatsın…

Bir gün devlet parasız yatılı okul sınavlarını kazandığımı öğrendiğinde, gözlerinin içinin adeta güldüğünü görür gibi oldum.

CHP milletvekili aday adayı, kurultay delegeliği yapmış, İsmet İnönü ve Eşekli, çarıklı genel sekreter namı ile maruf Kasım Gülek ile sürekli diyalogu olduğu anlatılırdı.

Ankara'da gerçekleştirilen CHP Kurultayı'nda söz alır. Ancak bazı hemşerileri, "Bu Yörükoğlu şimdi bir şey söyler de bizi rezil eder" düşüncesiyle salondan çıkacak kadar büyük bir saygısızlığa ve önyargıya kapılır.

Kürsüye çıkan Yörükoğlu Ahmet Muharrem Gündüz ise konuşmasına şu unutulmaz sözlerle başlar:

"Az önce Genel Başkanım İsmet Paşa ile oturdum, sohbet ettim. Türkiye Cumhuriyeti'nde Garp Cephesi Kumandanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık yapmış bir devlet adamıyla, benim gibi bir keçi çobanını yan yana oturtan rejimin adı Cumhuriyet'tir."

ismet-inonu-ahmet-muharrem-gunduz.jpeg

Bu sözler salonda büyük bir alkış tufanı koparır. Dinleyiciler, konuşmanın devamını pürdikkat takip eder. Kurultayın ardından İsmet İnönü, Yörükoğlu'nun yanına getirilmesini ister ve kendisiyle bir süre sohbet eder.

Daha sonra CHP Genel Başkanı İsmet İnönü kürsüye çıktığında konuşmasına şu dikkat çekici ifadeyle başlar:

"Aydın ili delegemiz Ahmet Muharrem Gündüz, az önce bu kürsüden adeta mücevherler saçtı."

O an, sadece bir konuşmanın değil; Anadolu irfanının, samimiyetin ve Cumhuriyet'in fırsat eşitliği anlayışının da büyük bir takdiri olarak tarihe geçer.

**

Ahmet Muharrem Amcamız, Ankara'nın Rüzgârlı Sokak'ında yürürken İç Anadolu'dan eski bir parti arkadaşıyla karşılaşır.

Arkadaşı, hafif alaycı bir ifadeyle:

“Muharrem, sen hâlâ o partide misin?” diye sorar.

Ahmet Muharrem Gündüz hiç tereddüt etmeden:

“Evet. Benim yerim de, safım da burasıdır.” cevabını verir.

Bunun üzerine arkadaşı:

“Ben Demokrat Parti'ye geçtim. Milletvekili oldum, hatta bakanlığım bile konuşuluyor...” der.

Ahmet Muharrem Amcamız ise makamların ve unvanların cazibesine hiç kapılmadan, kendine has tavrıyla:

“Hadi oradan!” deyip yoluna devam eder.

Bu kısa karşılaşma, onun siyasi anlayışını en yalın hâliyle ortaya koyar. Makamlar gelip geçicidir; esas olan inandığı davaya ve çizgiye sadık kalabilmektir.

**

Cumhuriyet, böyle bir örnekten daha güzel anlatılabilir mi? Cumhuriyetimizin 103. Yıldönümü kutlu olsun.

Yaşasın Cumhuriyet.!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.