Milli Egemenlik ve Atatürk

23 Nisan tarihi, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlık ilkesinin benimsendiği, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 94. yıldönümüdür. Biz 23 Nisan çocuk bayramı olarak kutlasak ta özü Ulusal egemenlik ve Çocuk bayramıdır.  Mustafa Kemal Atatürk bugünü, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak ilan etmiş ve dünyada bir ilki yaparak çocuklara verdiği değeri bir kez daha göstermiştir. Bu günü onlara armağan etmiştir. Bu günün anlam ve önemini anlamak için Milli Egemenliği iyi bilmek gereklidir.

Milli egemenlik kavramını öğrenmenden önce Egemenlik nedir onu öğrenelim. Egemenlik; Egemen olma, hakimlik, üstünlük, amirlik manalarına gelmekte ve hükmeden, buyuran, buyruğunu yürütebilen üstün gücü ifade etmek için kullanılmaktadır. Milli egemenlikse; Bir milletin kendi kaderine hakim olarak, kendi geleceğini tayin etme gücünü elinde bulundurması demektir. Yani bir milletin kendi kendini idare etmesi, kendine hükümet edecek heyeti seçmesi anlamına gelmektedir Milli Egemenlik...

Milli Egemenlik, millet iradesini hakim kılması münasebetiyle demokrasinin temel şartıdır. Bu sebeple, bütün demokratik rejimlerde en üstün kuvvet ve devlet yönetimi konusunda belirleyici unsur olarak, devlete yön verirken, aynı zamanda devlet fonksiyonlarının oluşmasını da sağlar.

Atatürk önderliğinde başlatılan Milli Mücadele döneminde bazı kesimler, ülkenin kurtulması için büyük devletlerin mandası altına girmekten başka çare olmadığını savunurlarken; Atatürk, buna şiddetle karşı çıkmış ve milli iradeyi oluşturma ve bağımsızlığa kavuşma konusunda, inancını kaybetmemiştir.

Millî Mücadele ye millî hakimiyet düşüncesi ile başlayan Atatürk, diğer devletlerin manda yönetimi altına girmek yönündeki düşüncesini, Nutuk ta şöyle açıklamıştır: Efendiler, ben bu kararların hiçbirinde isabet göremedim. Çünkü bu kararların dayandığı deliller ve mantıklar çürük ve esassızdı.

Millî Egemenlik, bir kişi veya sınıfın egemenliğine dayanmadan, milletin kendi yönetiminde söz sahibi olması demektir. Bunun, adaletin, eşitliğin ve hürriyetin dayanağı olduğunu düşünen Atatürk; Hürriyetin de, müsavatın da, adaletin de dayanağı milli hâkimiyettir diyerek bu düşüncesini dile getirmiş; Hakimiyet kayıtsız ve şartsız Milletindir diyerek de egemenlik anlayışını açık bir dille ifade etmiştir.

Atatürk ün Türkiye de milli egemenlik ilkesini tam anlamıyla gerçekleştirmesi ise TBMM’nin açılması ile olmuştur. Kurtuluş Savaşını zor şartlarında bile meclisi açık tutarak Milli Egemenliğin önemini ortaya koymuştur.Hakimiyet kayıtsız şartsız Milletindir ifadesiyle, iradeyi TBMM ye veren Atatürk, milli hakimiyetin korunması konusunda Türk Milletine düşen görevi, şu sözleriyle ifade etmiştir: 

Hiç şüphe yok, Devletimizin ebedi müddet yaşaması için, memleketimizin kuvvetlenmesi için, milletimizin refah ve mutluluğu için hayatımız, namusumuz, şerefimiz, geleceğimiz için ve bütün kutsal kavramlarımız ve nihayet herşeyimiz için, bütün uyanıklığımızla ve bütün kuvvetimizle millî egemenliğimizi muhafaza ve müdafaa edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum