Parti değil İzmir: Dinçer Kosovalı’dan Cemil Tugay tartışmasına dikkat çeken değerlendirme
İzmirli iş insanı Dinçer Kosovalı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi geleceğine ilişkin kamuoyunda yürütülen tartışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Tartışmanın özellikle CHP’ye oy vermiş İzmirli seçmenler açısından hassas bir konu olduğunu belirten Kosovalı, seçmenin sandıkta verdiği oyun ve siyasi tercihinin saygıyla karşılanması gerektiğini ifade etti.
Kosovalı, “ihanet” şeklindeki değerlendirmelerin ise seçmenin yaşadığı siyasi hayal kırıklığını ifade eden bir yaklaşım olarak anlaşılması gerektiğini belirterek, konunun kişiselleştirilmeden ve kutuplaştırılmadan ele alınması çağrısında bulundu.
“İzmirli seçmenin verdiği oy değerlidir ve o oyun arkasındaki iradeye saygı göstermek gerekir. Ancak bir belediye başkanının siyasi geleceğiyle ilgili tercih ile İzmir’in günlük hayatına ilişkin hizmet beklentisini birbirinden ayırmamız gerektiğine inanıyorum.”
“Seçmenin iradesi sandıkta ortaya çıkar”
Kosovalı, İzmir halkının yıllardır kendi siyasi tercihi doğrultusunda belediye başkanlarını seçtiğini hatırlatarak, seçmenin siyasi tercihinin yok sayılmaması gerektiğini vurguladı.
Ancak yerel yönetimlerde asıl değerlendirmenin zaman içerisinde ortaya çıkan hizmetlerle yapılabileceğini belirten Kosovalı şöyle konuştu:
“Bir vatandaşın ‘Ben CHP’ye oy verdim, belediye başkanının başka bir siyasi yapıya geçmesini doğru bulmuyorum’ demesini anlayışla karşılamak gerekir. Bu, seçmenin demokratik ve siyasi bir değerlendirmesidir. Fakat bunun karşısında bizim de şunu söylememiz gerekiyor: Son sözü yine İzmirli söyleyecektir. O söz de sandıkta söylenecektir.”
“Bu, Türkiye’nin iktidarını değiştiren bir durum değildir”
Cemil Tugay’ın olası siyasi değişiminin, Türkiye’nin merkezi hükümetine ilişkin seçmenin genel siyasi tercihinin yerine geçmeyeceğini belirten Kosovalı, yerel ve genel siyasetin birbirine karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.
“Bir büyükşehir belediye başkanının siyasi tercihinde yaşanabilecek değişiklik, Türkiye’nin merkezi iktidarını değiştiren bir seçim sonucu değildir. Dolayısıyla bunu Türkiye’nin genel siyasi iradesinin yerine koymak doğru olmaz. Burada tartışılması gereken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile merkezi hükümet arasındaki ilişkinin İzmir’e nasıl bir hizmet ve yatırım imkânı sağlayabileceğidir.”
“İzmirli vatandaş sonuçlara bakacaktır”
Kosovalı, olası bir siyasi değişikliğin İzmir açısından olumlu veya olumsuz sonuçlarının ancak zaman içerisinde ortaya çıkacak somut hizmetlerle değerlendirilebileceğini söyledi.
“İzmirli vatandaş artık sonuçlara bakacaktır. Ulaşımda bir iyileşme var mı? Altyapı güçleniyor mu? Şehir daha temiz ve düzenli hale geliyor mu? Yeni yatırımlar geliyor mu? İş dünyasının önü açılıyor mu? Gençlerimiz için yeni fırsatlar oluşuyor mu? Bunların cevabı neyse, vatandaşın değerlendirmesi de ona göre olacaktır.”
“Siyasi aidiyetler değişebilir, İzmir bizim ortak paydamızdır”
İzmir’in siyasi kimliğinin uzun yıllar boyunca belirli bir partiyle özdeşleşmiş olmasının, kentte yaşayan insanların ortak geleceğinin önüne geçmemesi gerektiğini ifade eden Kosovalı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Siyasi tercihler değişebilir, siyasi aktörler değişebilir, belediye yönetimleri değişebilir. Ancak İzmir bizim ortak paydamızdır. Ben bir İzmirli iş insanı olarak meseleye parti üzerinden değil, İzmir üzerinden bakıyorum. Seçmenin iradesine de saygım var, İzmir’in geleceğine ilişkin beklentim de çok net: Daha fazla yatırım, daha güçlü altyapı, daha iyi ulaşım, daha temiz ve yaşanabilir bir şehir.”
Kosovalı, Cemil Tugay’ın siyasi geleceğine ilişkin tartışmaların sonucundan bağımsız olarak, İzmir’in çıkarlarının siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini belirterek, “Bizim ortak hedefimiz İzmir’in kazanması olmalı” mesajını verdi.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.