Zaafların gölgesinde insan ve siyaset

Gandi’nin şu sözü hâlâ kulaklarımızda çınlıyor:

“Kimseye kirli ayaklarıyla beyninizde gezme fırsatı vermeyin.”

Bu sadece bir öğüt değil, bir duruş, bir uyarı.

İlhan İrem ise insan olmanın özlemini dile getirirken şöyle diyor:

“İçinde utanmak kelimesi olmayan bir insan yarattılar. Oysa biz; denizlerin deniz, yağmurların yağmur, aşkların aşk, insanların insan olduğu masumiyet çağından geliyoruz.”

Ne kadar doğru… Ne kadar içten…

Turgut Uyar’ın uyarısı ise daha sert:

“İnsan denilen varlıktan korkarım ben; özellikle kalbi, vicdanı, adaleti olmayan türlerden.”

İmam Şafi’nin sözleri ise insanın karakterini özetliyor:

“Asil insanlar güçlendikçe mütevazı olur. Aşağılık insanlar güçlendikçe kibirli olur.”

İnsan… Yaratılmışların en şereflisi. Ama aynı zamanda en zayıfı.

Dostoyevski’nin dediği gibi:

“Şeytan uyuya kaldı bir gün. Rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan: biri paraya, biri mevkiye, biri ihtirasa yapıştı. O günden sonra şeytan hiçbir şey yapmadı.”

Bugün Aydın’ın ve Türkiye’nin gündemine bakınca bu sözlerin ne kadar gerçek olduğunu görüyoruz. Belediye başkanları, milletvekilleri birer birer parti değiştiriyor. Seçmen, kendi iradesine ihanet edildiğini düşünüyor; öfke ve üzüntü içinde. Öte yandan kazanç sağlayan taraf, bunu bir zafer narasıyla tabanına moral olarak sunuyor.

Ama halk huzursuz. Seçmen huzursuz. Çünkü bu transferler, siyasetin doğasına kanser gibi yayılmış alicengiz oyunlarının bir parçası. Yerel basında da sıkça sorgulanan bu ani yön değişiklikleri, halk vicdanında daha çok tartışılacak. Aydın 24 Haber Genel Yayın Yönetmeni Servet Töz’ün “Dört günde ne değişti?” sorusu da bu gerçeğe dikkat çekiyor.

Yol arkadaşlığıymış, dava adamlığıymış, seçmene vefa imiş… Hepsi hikâye. İlkeler, değerler boş çıkıyor. Necip Fazıl’ın “Sakarya” şiirindeki çağrı ise hâlâ geçerli:

“Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;

Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..”

Ama bir başka Sakarya daha varmış:

Vatan, millet, Sakarya…

Sonuçta Aydın’ın gerçek gündemi olan emeklinin, dar gelirlinin, üreticinin, esnafın ve işsiz gençlerin ekonomik sorunları unutuldu. Siyasetin sıcak gündemi, transfer tartışmalarının gölgesinde kaldı. Halkın bu gelişmeleri nasıl hazmedeceğini ise ancak sandık gösterecek.

Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.