Anamın terbiyesi

Köy kadınları hepten çilelidir.
Dedem, anamı çalışkan, becerikli, hızlı orak biçer, zeytini iyi toplar diye ninemin rızası olmaksızın babama istemiş.

Dedem ilk gelini olan, anam için hanay ev yaptırmış…
O yıllarda hanay ev istermiş gelinler.
Anam, hanay ev de istememiş. Medine kadının evi satın alınmış, çadırdan gelin- damat çıkarak bu köy evine yerleşirler.

Babam ılımlı ve sosyal bir adamdı, karşılıksız bir sevdası varmış, yakın bir arkadaşıyla nişanladıklarında babam ağzını mühürlemiş, sus pus olmuş, boyun eğmiş. 40 yaşında beyin ameliyatı oldu, tutunamadı hayata…

Anam, babamın vefatından sonra başımızda durdu, hem ana hem baba olmaya çalıştı. Arkadaşından vazgeçersin, eşini, işini bırakırsın da bazı şeyler kişinin elinde değil, seçemediklerin de var bu yaşam içerisinde…
Anamın dulluğu ölümüne değin 41 yıl sürdü…

Biz de çocukluğumuzda tüm akranlarımız gibi analarımızın dayaklarıyla büyüdük.

Bebekliğimde anam, belimden kolanla odaya bağlar, önüme bir şeyler yığar, pınara suya gider, çamaşır yıkar, gündelik işleri yapar, ben uyuya kalırmışım.

Küçüğüm, Cevriye kızın buzağısını seveyim dedim. Az ötedeki inek bir celallendi ki babam kurtardı beni.

Halamların saman damından düştüm, V şeklinde kafam yarıldı. Hâlâ izi var, Beyaz gömleğim kızıla boyandı, anamdan önce bir güzel dayak yedim, sonra kafama merhem sürdü.

Köyün pınarına düştüm, anamdan paso dayak. Yaşlı Mukaddes Teyze, anamın elinden çekti, kurtardı beni, hatta çocuk korkmuş diyerek bir şeyler, av saçması bile yutturdu bana…

İncir ağacından düştüm, ayağım kırıldı, anam bir güzel haşladı. Çat pat bir fasıl geçti. Sonra sırtına bindirip hınıscı İbrahim Amcaya gittik.

Altı yaşındayım. Babamın Bafra paketinden sigara arakladım, bacılarım babama ispiyonladı, babam bir daha olmasın dedi. Küçücük Meloş bile "baba abi püf" diyordu, kızların saçından çekip, parmak salladım, avazı kopardılar, kadın dayanışmasını unutmuşum.Anam arkamdan bir çaktı, dut ağacının yanındaki mandaldan aşağı uçtum.

Yoğurdun kaymağını yedim, süpürgenin sapı ile anam dört ayak emekleterek dövdü beni. Bugün bu yaşımda bile, pazarda süpürge görsem anamdan o gün yediğim dayak gelir aklıma…

Duyup da ne acımasız insanlarmış demeyin…
O zamanın şartları içinde bu yaşadıklarımız aslında olağan görülen şeylerdi, o dönem öyleydi.

Bazen düşünmüyor da değilim, şahsına münhasır denen bu kuşağa, ana terbiyesinın ne kadar etkisi var acep?

Terlik, maşa ve süpürge gündelik, basit cezalar...
Oysa yaramaz çocuklar da değildik aslında…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.